Hikaye Hep Seni Bekledim hikayesi bitince başlayacaktır. Benim Küçük Gelinim ve Göremediğim Sen kitabından tanıdığınız Asude ve Sedat'ın kızı Melek'in hikayesidir. Umarım hikayemi seversiniz. Ben heyecanla yazmaya başladım. Umarım sizde severek okur...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Tek söyleyebileceğim, oldukça uzun bölüm oldu ve emeğe saygı olarak yorum ve beğeni (vote) istiyorum! Keyifli okumalar!!
****
Sedat arabasına binip işine doğru ilerlerken aklı evde kalmıştı. Asude'nin üzülmesini istemiyordu. Birkaç hafta önce kendisine gelen mektubu hatırladı. Seher'in öldüğünü biliyordu ama oyun olabileceği düşüncesi ile buna ihtimal vermemişti. Tekrar hayatlarına o kadını sokmaya niyeti yoktu. Ama bu gün Vedat'ın gelmesi ile yeniden geçmişe dönmüş ve yaptığı büyük hatayı hatırlamıştı. Asude'nin o çocuğa nasıl sarıldığını görünce içi biraz olsun rahatlayan adam, cebindeki telefonunu çıkararak kardeşini aramıştı. Kısa bir konuşmanın ardından akşama konağa gelmelerini söylemiş ve telefonunu kapatmıştı. Ofisteki işlerini erkenden bitirip konağa dönmek için acele etmesi gerekiyordu.
***
"Anne ben çok yorgunum. Odama çıksam sorun olur mu?" Melek annesi ile Vedat'ı yalnız bırakarak kendi odasına geçerken Asude kızının kapıdan çıkışını üzgün gözlerle izlemişti.
"Nasıl oldu bu iş?" Vedat Asude'nin bakışlarını fark edince sormadan edememişti. Asude gülümseyerek yanında oturan genç adama baktı.
"Burada olmana çok sevindim canım, nerede kalıyorsun?" Vedat konunun değişmesinden hoşlanmasa da sonra öğrenirim diyerek Asude'ye cevap vermişti.
"İlçedeki lojmanda kalacağım, daha dün geldim."
"Melek'in evlendiğini nereden öğrendin peki?" Asude şüphe ile genç adama bakarken Vedat sıkıntı ile bakışlarını kaçırmıştı. "Çekinmede söyle hadi, onun Arıkan konağında olduğunu kim söyledi sana?"
"Ben karakola giderken bindiğim minibüsteki yolcular konuşuyordu. Arıkanların beyinin Solaklı beyinin kızını kuma aldığından bahsediyorlardı. Başta inanmak istemedim ama kadına kızın adını sorunca Melek ablamın adını verdi. Emin olmak için konağa gittim. Sana o kadar benziyor ki, o olduğunu anlamamak için aptal olmak gerekirdi."
"Bana benziyor değil mi? Kaderi de bana benzedi baksana. Çirkin bir iftira tüm hayatını mahvetti."
"İftira mı?" Vedat merakla Asude'ye bakarken onun bakışlarına dayanamayan Asude başını çevirmişti. "Nasılsa öğreneceksin," diyerek Asude olanları Vedat'a anlatmış sonra da derin bir nefes almıştı. Vedat ablasının başına gelenlere inanamıyordu. Ama dün ve bu sabah eniştesi olacak adamın davranışlarını gördükten sonra az da olsa ablası için endişesi azalmıştı. Kendi nasıl davranıyordu bilmiyordu ama evdekilere ablasını ezdirmediği belli olmuştu. Ya da kendisi orada olduğu için böyle davrandıysa? Genç adamın içine düşen kurt canını sıksa da nasılsa sık sık ablasını ziyarete gidecekti.
"İlçe buradan bir saat, burada kalamaz mısın?" Asude'nin sorusu Vedat'ın gerilmesine neden olurken cevap vermekte gecikmemişti. "Bunun doğru olacağını sanmıyorum, izin günümde seni ziyarete gelirim nasılsa. Hem Sedat..." Vedat ona nasıl hitap edeceğine karar veremiyordu. Kendisine bir şey dememiş olması demeyeceği anlamına gelmezdi. Düşündükçe içinden çıkılmaz bir durumda olduğunu hisseden genç adam "Sedat Bey varlığımdan rahatsız olabilir," dedi. Asude onun çekincesini anlayabiliyordu ama kocasını da tanıyordu.