Keyifli okumalar.
***
Araba sokak lambalarının altında ağır bir şekilde ilerlerken kimseden çıt çıkmıyordu. Melek arada arabayı süren Vedat’a baksa da gözleri hemen yan tarafında oturan kocasına kayıyordu. Genç adamın yolu dikkatli izlemesi içini kemirmeye başladı.
“Ömer Asaf?” Melek seslense de sesini Asaf’a duyuramamıştı. Onun dalgınlığı genç kızın daha da endişelenmesine neden olmuştu.
“Ne düşünüyorsun bu kadar derin?” Melek elini uzatarak genç adamın omzunu kavradığında Asaf başını ağır bir şekilde geriye çevirerek Melek’e baktı.
“Yaptığımızın doğruluğunu…”
“Yaptığının?” Melek kaşlarını çatarak ona bakıyordu. Asaf derin bir iç çekerek yan taraftaki Vedat’a baktı. Melek onun ne demek istediğini anladığında Vedat’a dönerek “Arabayı sağa çek Vedat,” dedi. Genç adam ablasının söylediğini duyduğunda sinyal vererek otoyolun kenarına arabayı çekmişti. Arkasına dönerek genç kıza bakan Vedat sorar bir şekilde baktı.
“Vedat, bana dürüst olmanı istiyorum. Sen bu işe razı mısın?” Vedat şaşkınlıkla Melek’e bakarken şüphesiz Asaf ondan daha şaşırmış durumdaydı.
“Anlamadım?”
“Bunda anlamayacak bir şey yok Vedat, sen babamın kararına sıcak bakıyor musun?” Vedat önce ablasına sonra da kendisine merakla bakan Asaf’a baktı. Derin bir iç çekerek başını iki yana sallamıştı.
“Benim ne istediğim değil, önemli olan Gökçe’nin kararı olacak. Onun ne düşündüğü daha önemli.”
“Benim içinde senin ne düşündüğün önemli. Kararlı bir adam istediğini açıkça söylemeli. Sen kararlı davranırsan benimde içim rahat eder. Sen ve Gökçe, ikiniz de benim için aynı değerdesiniz. Belki Gökçe biraz daha kıymetli olabilir, ne de olsa kadın dayanışması…”
“Abla, bunu konuşmak için erken değil mi?”
“Ablan haklı Vedat, bende duymak istiyorum. Diyelim Gökçe kabul etti o zaman sen ne yapacaksın? Kardeşime bakabilecek misin?”
“Enişte Bey, sana yalan söyleyecek değilim. Ne kadar diğerleri farklı düşünse de ben onlar gibi düşünmüyorum. Gökçe evlilik için küçüktür bana göre. Ama olurda kabul ederse başımın üzerinde yeri olur. Tek düşündüğüm olurda bu iş olursa polis karısı olacak, buna dayanabilecek mi?” Asaf gözlerini kısarak genç adama bakıyordu.
“Ne demek şimdi bu?”
“Şuana kadar evliliği düşünmüyordum ama kabul ederse ondan daha iyi bir eş bulabileceğimi sanmıyorum.”
“Ben izin vermeden kardeşimle evlenemeyeceğinin farkındasın değil mi?” Asaf karşısında çekinmeden konuşan adama dikkatle bakıyordu. Onun cesur olduğu sözlerinden belli olsa da son karar kardeşinindi. Düşündükçe Gökçe’nin iyiliği için bu evliliğe izin vermek istiyordu. Melek’in ailesi ona göre sıra dışı bir aileydi ve kardeşini ezmeyecekleri de aşikardı.
“Ben senden değil enişte Bey, kardeşinden izin alırım. O kabul ettikten sonra sen istediğin kadar karşı çıkabilirsin. Nasıl olsa ben istediğimi bir şekilde alırım!” Asaf öfkeyle Vedat’a bakarken Melek araya girme gereği duyarak konuşmayı kesmişti.
“Hadi gidelim artık, çok geciktik zaten. Bu gece konuşmayı unutun siz.”
“Kimin suçu acaba, sen uyuya kalmasaydın bu kadar geç yola çıkmayacaktık.” Melek kaşlarını çatarak Asaf’a bakmıştı. “Madem bu kadar aceleniz vardı uyandırsaydınız, size kimse demedi beni uyandırmayın diye…” Melek kollarını bağlayarak geriye yaslanmıştı. Asaf dikiz aynasından ona baksa da genç kız ona bakmamaya direniyordu. Vedat ikilinin atışmasına hafif gülümseyerek arabayı çalıştırıp yola koyundu. Yirmi dakikalık bir yolları kalmıştı ama araba o kadar yavaş ilerliyordu ki bu yol Melek’e daha uzun gelmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARA DUVAK (Yeniden)
General FictionHikaye Hep Seni Bekledim hikayesi bitince başlayacaktır. Benim Küçük Gelinim ve Göremediğim Sen kitabından tanıdığınız Asude ve Sedat'ın kızı Melek'in hikayesidir. Umarım hikayemi seversiniz. Ben heyecanla yazmaya başladım. Umarım sizde severek okur...
