17

280 21 1
                                        

Jackson
"Noldu Mark yüzünde güller açıyor biz yokken naptın?"

"Ne yapabilirim yine alalavat konuşmaya başladın gelirken bizim evin ışıkları yanıyodu sizin ne halde olduğunuzu düşündüm ondan güldüm."

Bambam
"Yani hiç bir şey olmadı diyorsun pek inanasım gelmedi ama neyse..."

Göz devirerek Jacksona baktı.Ben de tam dikkati dağılmışken yandan yastığı attım kafasına attım.Bu sırada cebimden anahtar düştü.

Jb
"Mark bu anahtar kimin?"

"Sonahari'nin çıkarken kapısını kilitledim bende kaldı."

Youngjae
"Ee geri nasıl alıcak?"

"İşte tam burada iş Junior'la sana düşüyor?"

Junior
"Ben ne yaptım yine bana patladı kabak!#"

"Kızma hemen sadece yarına Son'ı kahvaltıya çağırdım..."

Yugyeom
"Ne yaptın ne yaptın hyung...Evi görmüyor musun?Ev ev değil çöp arabası mübarek.Süpürgenin yerini bile bilmiyoruz."

Jackson odasından gelerek
"Hangisini giymeliyim?Siyah beyaz çizgili mi?Yoksa dikey siyah beyaz çizgili mi?"

Bambam
"Dik çizgiliyi giy zayıf gösterir.Ben de diğerini alırım senden."

Jackson
"Sağol be Bam sen olmasan bana moda tavisiyesi veren olmaz."

Bambam
"Ne demek hyung görevimiz."

Hepimiz aramızda gülüştük.Saatin geç olmasına rağmen kahve uykumuzu kaçırmıştı.Bizde evi temizlemeye koyulduk.

3 SAAT SONRA

Jackson
"O..oo! Tam orası işte Yugyeom! Beni deli etme yukarısını ov biraz her yerim ağrıyor..."

Yugyeom
"Ben niye yapıyorum oda arkadaşın Mark hyung yapmıyorum al işte!!"

Jackson'ın ağrısının nedeni perdeleri astıktan sonra ben asarım diye alabalık gibi atıldı.Merdivende yanlış basamağa bastı ve düştü.Neyse ki en son işimize kadar Jackson'dan başka kimse yaralanmadı.Ev ne kadar da kirliymiş yap yap bitmedi ama Jackson iyi düştü.

Jackson aegyo yaparak
"Mark-sshi benim sırtımı ovar mısın?Niye aegyo yapıyorum ki bunların hepsi senin başının altından çıktı gelde şu sırtıma masaj yap hadi acelee!"

Parmak şıklatmaya başladı bende mecburen ona masaj yapmaya başladım.Haklıydı her şey benim başımın altında çıktı.

SABAHIN ERKEN SAATLERİ SONAHARİDEN

Ayyy!her yerim tutulmuş keniklerim ağrıyor.Yataktan zorla zırlaya zırlaya kalktım banyoya gittim.Aaaaaa!Bu ne...

Gözlerimin altı yeşil yeşil burnum kıpkırmızı olmuş şarapçılar gibi saçım desen ayrı bir dünyada bari duşa girim sonra giderim.Ama halim yok kii...

Saçımada fönü çektikten sonra geceliklerimi tekrar giydim.Aşağıya indim su içtim oturma odasına geçtim..Bu ne?

Bir kağıt bulmuştum.Kağıtta yazanları aynen olduğu gibi iletiyorum size.

"Son biz seni dün çok yorduk.Dün için kusura bakma yarın saat 11 e prova arkadaşından çok komşuların olarak seni kahvaltıya bekliyorum.Bunu okuyunca saat sabah olacağı için günaydın.
Mark Yi-En Tuan."

Ben bu çocuğu anlamıyordum.Ama neyse saat kaçtı acaba.Aboo saat zaten 11'i geçmiş hemen gidim.

Evden olduğum gibi çıktım.Elimde tokluk ilaçlarımla peçete vardı.Kapıyı tıklattım.Kapıyı Mark açtı.

"Günaydın.Müsait misiniz?"

"E...evet sanada günaydın hiç gelmiceksin sandım..."

"Artık içeri girsem ben üşüyorum da."

"Ahh pardon geç içeri çocuklar içerde."

İçeriye girince suratıma temizlik kokusu çarptı.

"Herkese günaydın"diye sebepsizce bağırdım.Ben bunlara baya alışmıştım.Onlarla aramda bir bağ vardı ama ne...

Jackson
"Oo Son gelmiş...Kız pardon teyze ilaç kutunda ağrı kesici varmı kremde olur.."

Hepsi hatta bende dahil gülüştük.

"Var var bekle bi dk ...Al işte burda ama bunu ağrıyan eklemin üstüne sürücen neren ağrıyor ona göre."

Junior
"Merdivendin düştün altı üstü ölmedin keşke öleydin.."

"O nasıl şey be siz hiç..."

Daha cümlemi bitirmeden midem guruldadı ve birlikte kahvaltı masasına gittik.

Bu ne be öküz mü doyuracaksınız.Doğru o günden sonra ne kadar yediklerini gördük ve bende çok açtım.Ama bi kuş sütü eksikti.

Ama ben bir şey farkettim Mark bana bişey söylemeye çalışıyordu neydi acaba sadece Mark değil aslında bütün grup...Bi kahvaltıyı edelim de görürüz...

GOT7 İLE HAYAL ETBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin