Günler geçmişti. Tarih 25 Mart 2009 Cumartesi.
Kerem ve Aslı'nın düğünü demelerini ne çok isterdi Aslı. Ama olmadı. Susup kadere razı gelmekten başka bir şey gelmiyordu Aslı'nın elinden.
Aslı'nın babası tamda tahmin ettiği gibi "haydi düğüne gidiyoruz" diyiverdi.
İşte ölmek istemenin en doruk noktası buydu Aslı için.Aslı'nın babası salonda
Safiye Hanımı ve Aslı'yı bekliyordu. Aslı dolabındaki beyaz elbisesini giymeye karar vermişti.
Siyah ve uzun saçlarını bırakıp omuzlarına, dudağına bordaya yakın renkte bir ruj sürüp merdivenlerden indi.Aslı'nın babası kızının bu güzelliği karşısında hayrete düştü ve ekledi. "Kızım harika olmuşsun. Tıpkı melekler gibi."
Bu sırada Safiye Hanım da merdivenlerde görülmüştü. Ailece arabaya binip salona doğru ilerlediler.Aslı'nın yol boyunca kalbi sanki taş ile ezilmişti. Yaşadığı, yaşayacağı o kötü anları aklına getirmemek için çabalasa da mümkün değildi bu.
***
Aslı ve ailesi salona geldiklerinde düğün çoktan başlamıştı. Aslı etraftakileri hüznünü belli etmemek için yalandan gülücükler saçtı. Biraz ileride boş buldukları bir yere geçip otururdular.Aslı'nın gözü Kerem'i aramaktaydı. Tam o esnada halay çeken kalabalığın içinde gördü Kerem'i. Yanında beyaz gelinlikler içinde eşi...
Aslı'nın yüreğindeki yangın harlı harlı yanıyordu. Dolan gözlerine ağlamaması için yalvardı Aslı içten içe.
"Senin yanında ben olmalıydım Kerem beeen!" diye haykırır içten içe...
Biraz sonra Aslı'nın annesi kızını kolunda dürtüp gidip halayda oynaması için zorladı. "İnsanlar laf etmesin sonra yas tutuyor derler" diye dedi.
Aslı annesinin zoru ile halaya gidip bir tur atıp tekrar yerine oturdu. Aslı içinden dualar ediyordu.
" Bitsin artık bu işkence" diye dualar ediyordu.Bir kaç saat sonra Aslı'nın babası "haydi kalkalım"diyerek salondan hızlıca çıktı. Anlamıştı kızının üzüntüsünü.
Arabayı hızla eve doğru sürdü. Aslı yol boyunca sessizce ağlamıştı. Kalbinin yangını sanki tüm bedenini sarmıştı.
Sevdiği adamı başka bir kızın kollarına öylece teslim etmişti. Bu yüzdendi kalbinin sancısı, bu yüzdendir gözlerindeki yaş....***
Aslı, eve yetişmek üzere olduklarını anlayınca çantasındaki anahtarı eline alıp yola doğru bakmaya başladı.Arabadan iner inmez gözlerindeki yaşı kimseciklere göstermeden eve girmeliydi.
Biraz sonra babası arabayı durdurdu. Aslı koşar adımlarla kapıyı açtı ve odasına girip kapıyı kilitledi.
Telefonundan son ses "Fatih yeşilgül'ün şarkısını (bilesin) açtı. Kimse hıçkıra hıçkıra ağladığını duymamalıydı.
Kimse ilk aşkını, ilk sevdasını, ilk yangınını görmesin, duymasın istedi Aslı.
Romanlarda okuduğu, ama aşk acısının ne kadar saçma olduğunu düşünen Aslı şimdi o saçmalığın kör kuyusuna sıkışıp kalmıştı.
O gece sabaha kadar ağlamıştı Aslı. Gökyüzü de adete eşlik etmişti Aslı'ya. Düğün başlangıcında başlayan yağmur hala şiddetini arttırarak devam ediyordu.Sanki Aslı' ya yalnız değilsin dermişcesine.
Sanki, "yaşarken ölüyorsun ya Aslı, işte buna en büyük şahit benim". Dermişcesine...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
YARE-İ DİL (KİTAP OLDU! ) Sipariş Adresi Www.pembevagonlar.com
RomanceEn büyük örtü sevdan bedenime... Seni seviyorum adamım!Seni sevmek mi? Sevilmeden delice sevmenin özeti.Kendini girdapta kaybetmek gibi birşey. Yaşamakla ölmek arasında, tam da uçurumun kenarında yürümek gibi... Aşkından lâl olan dilimin, bir...