Aslı hastane odasında günlerini geçirmeye, Kerem'e olan hem öfkesini hem de bitmek bilmeyen sevgisini kafasında ölçmeye devam ediyordu.
Kerem ise Aslı'nın kendisini afedeceği günü sabırsızlıkla bekliyordu. Aslı'nın günler önceki "beni bırakma" yakarışı sadece ilacın etkisi ile değildi. Kerem bunun çok farkındaydı.
Aslı'nın ailesinin orda olmadığı her anı fırsat bilip, gizlice Aslı'nın odasının kapısından onu izliyordu. Hemşire de Aslı ve Kerem' in birbirine olan sevgisinden emin olmuşçasına her odadan çıkışında Aslı'nın odasının kapısını aralık bırakıyordu. Sırf Kerem Aslı' yı biraz daha görebilsen diye.
Bu yüzyılda hala böylesine tutkulu sevgililerin olmasına hastanedeki kat görevlileri bile şaşıyordu.
Kerem, her sabah Aslı'nın odasına bir buket beyaz gül göndermeye devam ediyordu. Aslı, çiçeği alıp kokluyor ardından hemşireye verip "sizin olsun" diyordu.
Hemşire ise çiçekleri alıp Aslı'nın oda kapısının önüne bırakıyordu. Sayısı belirsiz şekilde vazolar sıralanmıştı oda kapısında. Aslı'nın odasının bulunduğu hastanenin 3.katı adeta beyaz gül bahçesine dönmüştü...
***
Günler geçip giderken, bir gün Kerem yine kapı aralığında Aslı' yı gözetlerken Aslı hemşire çağrı ziline basıp hemşireyi odasına çağırdı. Hemşire hızlı adımlarla odaya doğru ilerlerken Kerem hemşireye "bir şey mi oldu yoksa" dedi. "Hemşire hemen bilgilendireceğim sizi" diyerek odaya girdi.
Biraz sonra odadan çıkan hemşire Kerem'in yanına gelerek "hastamız sizi odasında bekliyor. Ailesi geldiğinde ben onları bir şekilde oyalarım. Sanırım Aslı hanım sizinle mühim şeyler konuşacak" diyerek oradan ayrıldı.
Kerem biraz hüzünlü, biraz mutlu bir ruh haline bürünerek Aslı'nın odasına doğru yöneldi. Aralık olan kapıyı tıklatıp usulca içeriye süzüldü.
Aslı pencerenin hemen önünde arkası dönük şekilde duruyordu. Aslı Kerem'in geldiğini bildiği için "gel Kerem konuşacak çok şey var" diyerek Kerem'i yanına çağırdı.
Kerem ise Aslı'nın kendisinin olduğunu nerden anladığına anlam vermeye şaşkın yüz ifadesiyle, elinde bir buket beyaz gül ile usulca Aslı' ya doğru ilerledi. Aslı hemen pencere önünde olan iki berjerden birine oturdu. Kerem'in karşısında olduğunu görünce "otur lütfen." diyerek hemen yanında duran diğer berjeri gösterdi.
Aslı'nın bu çağırışından daha çok memnun Kerem hafif gülümser yüz ifadesi ile Aslı'nın yanına oturdu.
Aslı ağlamaklı gözler ile Kerem'e baktı uzun uzun. Sonra kalbinin atışını adeta avucunda hissettiğini farketti. Ve sözlerine başladı...
"Lütfen sözümü kesmeden beni dinle. Çünkü içimde yıllardır saklı tuttuğum duygularımı sana ifade etmek kolay olmayacak. Bunun için günlerdir uğraşıyorum... Hatta yıllardır desem hiç de yalan olmaz.
Çünkü bir gün bu anın yaşanması hayattaki tek duamdı. Az önce arkam dönük olmasına rağmen senin geldiğini nasıl anladığıma şaşırmış olmasın. "
Kerem onaylar şekilde başını salladı.
" Çünkü ben senin kokunu ilk duyduğumdan beri unutmadım Kerem. Seninle ilgili hiç bir şeyi unutmadım. En çokta yüzündeki o güzel gülümsemeyi ve yeşil gözlerini... İtiraf etmeliyim ki onları bu kadar yakından görmeyi öyle özlemişim ki..."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
YARE-İ DİL (KİTAP OLDU! ) Sipariş Adresi Www.pembevagonlar.com
عاطفيةEn büyük örtü sevdan bedenime... Seni seviyorum adamım!Seni sevmek mi? Sevilmeden delice sevmenin özeti.Kendini girdapta kaybetmek gibi birşey. Yaşamakla ölmek arasında, tam da uçurumun kenarında yürümek gibi... Aşkından lâl olan dilimin, bir...