8

899 67 17
                                        

"Bahaar." (E)

"Bahaaar." (Es)

"Baahaaar." (E)

"Bahaaar." (Es)

"AY!"

Patladım ve arkama döndüm.

"Ne?! Ne istiyorsunuz ya?!"

"Ama çok ayıp yani. Biz hiç bir şey saklıyor muyuz? Saklıyor muyuz Esma?"

"Sen saklıyorsun."

"Kızım bozmasana!"

"Doğrular..."

"Sevgililer öpüşmez mi?!"

"Gerçek sevgili mi?!!"

"Laf şeyi olarak dedim. Gerçek sevgili değiliz. O bir anlık şeydi."

"Hee bak. Bende Öykü Karayel'im zaten. Dimi?"

"Bende Burcu Türünz!!"

"Aman be."

***

İzmir sevdası böylece geçti. Döneli 3 gün oluyordu. Evde kimsenin olmamasından yararlanıp Bluetooth kulaklığımı takıp bir şarkı açtım. Paspas falan alıp temizlik yapmaya başladım. Bir yandan da dans ederek şarkıya eşlik ediyordum.

"İster güneş ol yak beni yağmurum ol ağlat beni zincirleri yüreğimin artık sendeee!"

Bayağı bayağı bir yandan pas pas yapıp bir yandan çılgınca dans ediyordum. Telefonumu çıkarıp Eylül ve Esma'yı da çağırdım. Yaklaşık 15 dakika sonra geldiler. Müziği dışarı verip beraber çılgınca dans ederek temizlik yapmaya başladık. 

Aynı anda arkamızı döndüğümüzde bize hayretle bakan annem ve babamı gördük. Annem kıkırdayarak konuştu.

"Noldu kızlar? Aşık mı oldunuz?"

Aynı anda bağırır bir tonda cevapladık.

" HAYIR "

Birbirimize baktık. Bunu nasıl başardık acaba?

Annemler gülmeye başladı. Babam sırıtarak yukarı çıktı. Annemd e peşinden giderken bize göz kırptı ve parmağıyla yeri işaret ederek "iyi temizleyin bari" diyerek güldü ve gitti.

Al işte.

***

"Oğuz?"

"He."

"Abicim."

"He."

"Kardeşim."

"He."

"Kankim."

"He."

"LA Bİ DOĞRU DÜZGÜN CEVAP VER!"

Başımı kaldırıp baktım.

"Ne var Ali?"

"Eylül?"

"Af buyur?"

"Eylül diyorum. O gün. Ne konuşuyordunuz öyle?"

"Hiiç. Sana aşıkmış! Herkesten çok seviyormuş. Kendinden bile."

Birden heyecanlanıp terlemeye başladı

"Ne?! Valla mı?!"

"Yok be oğlum. Erken kalkmış, beni görünce geldi işte."

"Bana bak oğuz. Takımı toplar kafa göz dalarım!"

Küçük bir kahkaha atıp kalkıyorum.

"Elinden geleni ardına koyma."

Deyip sırıttım ve kaçtım.

***

"Biraz daha kalsaydınız."

"Babannem bekler."

"Beni de annem."

"Peki. Hoşçakalın."

"Hoşçakaaal."

El sallayıp gittiklerinde eve girdim. Bahçesindeyken. Köpeğimiz max'in yerinde olmadığını gördüm. Neredeydi?

***

Oğuzun peşinden koşarken telefonu çıkardım ve alpi aradım.

"Alo alp hemen gel olum hemen!"

"Bi dur ya. Ne oldu?"

" Hemen ****'a gel! Hadiiii!!!"

"Tam oradayım zaten.... gördüm seni!"

Telefonu kapattım. O da benle beraber koşmaya başladığında soru yağmuruna tutuldum.

"Ne oldu ya?!"

"Oğuz!"

"Ayy! Yine mi!"

"Aynen!"

***
Yoruldugumda kendimi bir villanın bahçesine attım.

***

Max'i ararken arkamdan koşu sesi geliyordu. Arkama dönemem ile kendimi yerde bulmam bir oldu.

Oğuz?!

****

"Yalnız nasıl çılgındık?"

Esmanın dediğine gülmeye çalıştım. Ama benlik değil.

Köşeyi dönmemize az kaldığında iki öküz biza çarptı. 1. Sırık bana, 2. Sırık esmaya.

"YAVAAŞŞ!!"

Çekildiklerinde 'yok artık!' dedim!

Cidden yok artık!

"Ya artık emin oldum ya. Sen beni takip ediyorsun."

"Yok öyle bir şey. Oğuzu gördün mü?"

"Hıı gördüm. Şöyle uçuyordu havadan havadan. Nereden göreyim?!!"

"Bilmem. Belki görmüşsündür diye."

"Gör-me-dim! Hadi esma gidelim. Esma?"

Esma ve Alp tuhaf tuhaf bakışıyordu.

Hı allah sizi napmasın! Aptal aşıklar!

***

"O- oğuz?"

"Bahar?"

"Sen ne arıyorsun burada?"

"Kaçtım."

"Yine bir 9-B meselesi mi?"

Gülüştük. Duruma baktım. Vahim!

"Oğuz artık kalksan mı hı?"

"Ne? Haa! Tamam."

Kalktı. Ben de kalkıp üzerimi sildim.

"Ben gideyim artık."

"Peki😊"

Gülümseyerek geri geri gidiyordu ki saksıya takılıp popo üstü düştü. Gülmeden edemedim.

Gidip kalkmasına yardım ettim.

"Sen kolunu bacağını falan kırmadan git en iyisi."

"Bence de. Vvay be! Ne badireler atlattım bir günde ya!"

"Ya ya. Ne badireler (!)"

Merhaba.

Bölüm gecikti mi?

Düzenlemeye çalışıyorum süreyi. Başarabiliyorumdur inşallah. Seviyorum sizleri çok.

(dizideki devrik konuşan adama döndüm iyice😂)

9-B | 1. KitapHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin