EMRE'NİN AĞZINDAN

524 29 7
                                        

Evet,yeni bir kız gelmişti sınıfa.kızkar onu çok eziyordu.Ama bu onun onurunu , ümidini kırmamıştı.Görünüşe bakılırsa güçlü bir kızdı.Evet güçlü kızları çok severim.Üstelik karşı dairede oturuyordu.Bu tanışıp anlaşmamız için büyük bir fırsat.Ne diyorum ben ya.O kadar kız peşimde koşuyor onamı bakıcaktım.Şuan kendime inanamıyordum.Ama kesinlikle önyargılı davranmamam gerekiyordu.Tanışmam lazım.

Ertesi gün Emre Deniz'in yanına gitti.

"Merhaba Deniz" dedi.Deniz böyle birşeyi beklemiyordu ve

"Merhaba Emre" dedi.ikiside şaşkın gözüküyordu.

-Tanışalım mı ?
+Olur
-İstersen kantine gidelim hem birşeyler içeriz belki
-Tamam gidelim

Kantine gittiklerinde birer çay alıp masaya oturdular.Emre yavaşça elini çay bardağının desenlerinde dolandırdı.Deniz sabırsızca kıpırdanıp;

+Ee ne bilmek istersin? sorduğu soru karşısında Emre kafasını kaldırıp Deniz'e baktı.

-Hiç öpüştünmü? Deniz elleriyle oynamayı bırakıp Emre'nin suratını inceledi,ciddiydi.Alaylı bir surat ifadesi yoktu.Deniz elleriyle oynamaya devam etti ve

+Hayır.Utanarak söylediği için sesi kısık ve biraz titrek çıkmıştı.Neden böyle bir şey söylemişti.Daha yeni tanışmıştık.Çok şaşırmıştım.Ardından Emre:

-Merak ediyomusun? dedi.İnanamamıştım.Ben nasıl bir belaya bulaşmıştım diye düşünürken Deniz:

+Evet ama hayır dedi.Ne dediğinin farkında bile değildi.Şoka girecekti yakında.Elleri titriyordu.Bir an elinde tuttuğu bardak Emre'nin üstüne döküldü ve Emre bağırmaya başladı.Yakmıştı Deniz, çocuğu.Elinde değildi bilerek yapmamıştı.Belki de böyle olması gerekiyordu.Çünkü ortam git gide kötüleşiyordu.Deniz Emre hakkında böyle düşünmüyordu.Aslında o kadar da rahatsız olmamıştı.Ama her an kötü bir şey olacağından korkmuştu.Eline bir peçete aldı ve döktüğü çayı temizlemeye kalktı.Ama Emre buna izin vermedi.Deniz'in elinden tutup ayağa kaldırdı.Bir süre birbirlerine baktılar.Ne yazık ki bu romantikliği zilin çalması bozdu.Ders bu sefer müdüre ile değildi.Mutluydum geç kalsam sorun olmazdı.Yani zaten tarihçinin gözleri görmüyordu.İyice yaşlanmıştı.İnsaf o yaşa kadar niye tarih profösörü olursun ki.Emre yavaşça elimi bıraktı ve "Hey! ben bay mükemmel"bakışlarını atıp uzaklaştı.Ha ben mi? ben sadece orada dikildim.Sonra biri bana onuz atıp yoluna devam etti.İçimden bu ilahi bir işaretti diye geçirip yola koyuldum.Sınıfa hiç aldırış etmeden girdim.Kapıyı sertçe kapattım.Yerime oturduğumdaProfösör arkasına dönüp "arkada neler oluyor?" diye çıkıştı."kalemim yere düşmüştü" deyip geçiştirdim."tamam" diyerek tahtaya birşeyler yazmaya koyuldu.Ceren yanımda kıkırdayıp " körler sağırlar birbirini ağırlar deyimine tepki olarak doğdu dedi."Yaa ne demezsin diye homurdandım.Ceren tekrar bana dönüp "bugün eve tek başına git ben markete uğrayıp yiyecek birşeyler alıyım yoksa pizza , pizaa kabız olucaz.Tam ağzımı açtım yüzümü buruşturup "İĞRENÇSİN" dedim.Gülüp "belki" dedi.

EVET ARKADAŞLAR YENİ BÖLÜM YARIN GELİYO VOTE LERİNİZ VE YORUMLARINIZ BEKLİYORUM :)))

İSTANBUL YOLCUSUBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin