Oradan çıktığımda arkama bakmadan merdivenlerden süratle yukarı çıktım.Çıkarken birsürü insana çarpıp,küfür yedim ama şuanda hiç birini duyup takacak havasında değildim.Hem mutluyudum, hem de karışık.Nasıl duygular içerdiğimi bende bilmiyodum.Bilmiyorum,gariptim.Ama bu duygu güzeldi gerçekten
Sınıfa girdiğimde gözler bana çevrildi aniden.Ama dedimya şuan ne duyuyorum ne görüyorum ne de konuşabiliyordum.Sadece, evet sadece düşünüyordum.O anı,O bakışları.Diyordum ki içimden keşke bitmeseydi be! keşke biraz daha birlikte kalsaydık.O masum yüz ifadesini bir ömür izleyebilirdim.Hani daha demin anlattığım gibi insanları takmıyordum,yani ne yaptıklarına dair hiç bir fikrim yok.İşte böyle benim aklım başka yerlerdeyken sınıfa girdiğimde herkes dik dik baktı ve 5-6 saniye civarı sonunda kahkahalarla gülmeye başladılar.O anda kendime geldim.Ama ne olduğunu çözemedim.Öğrenciler gülüyor gülmesine ama hoca bi hayli sinirli.Sınıfa girmek için bir adım attığımda "dur!" gelen ses hocadandı.Şaşırdım.Kafamı kaldırıp baktım ne oluyor dercesine.Bakışlarımdan bunu anlayacaktıki bana cevap olarak "sen burayı ne sandın küçük hanım, okul burası dersleri istediğin saniye bölüp istediğin saniye giremezsin." Saatime baktım.gerçekten biraz olsa haklıydı.Ama sadece 21(!) dakika gecikmiştim.Bu iş daha fazla uzamasın diye "Özür dilerim hocam bir daha olmaz" dedim ve sınıfa doğru yöneldim.Hoca "bak bu bir değil iki değil yaptığın iş değil nereye kadar devam edicek böyle olmaz ben seni her geldiğinde içeri alamam zamanını bileceksin,şimdi dersime almıyorum seni naparsan yap.Teneffüstede müdüre detaylı izahı yapıcam söylemek istediğin bir şey var mı?" Ne diyebilirdimki? ne diyim yani bu laflardan sonra ne desem zarar olarak bana geri dönecek.Hocanın gözlerinden nefret fışkırıyordu adeta.birkaç saniye sonra kapıyı çarpıp sınıftan çıktım.Zilin çalmasına sadece 6 dakika vardı.Dinlenme salonunda bekledim.Çünkü emindim teneffüste gelip benimle klasik öğretmen konuşması yapıp konuşmasının sonunu "bir daha olmasın ozaman kötü olur kendine dikkat et" diye bitirip saçımı okşayacaktı ve karşılığında benden gülümsememi bekleyecekti.Olayın büyümemesi için yalandanda olsa bunu yapmak zorundaydım.Evet saat tam zilin çalması.5,4,3,2,1 ve çaldı.Ben hala bekliyordum.Birazdan gelir diye düşündüm içimden.Ama ne yazıkki beklediğim gibi olmadı.Teneffüsün bitti ve hala bir gelişme yok.Buraya doğru gelen falan yoktu.İçinden "işte şimdi işler karıştı" diye geçirip hemen telefonunu eline aldı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İSTANBUL YOLCUSU
RomanceYeni şehir , yeni okul , yeni kişiler , yeni dostlar ve yeni bir aşk... Deniz'i zorlu bir yol bekliyor
