UZUN BAKIŞLAR

137 9 0
                                        

O gün orada uyumak zorunda kalmıştım.Nasıl yatacağımı çözemiyordum.Bir bu tarafa bir o tarafa dönüp duruyordum.Bir türlü rahat edememiştim.Doğaldı. zaten böyle bir yerde nasıl rahat etmemi beklersiniz ki?.Sabah kalktığımda heryerim tutulmuştu.Sabah kalktığımda dediğime bakmayın.O şekilde uyuduğum için uyanamamıştım bir türlü.Okula gelen insanların sesiyle uyanmıştım.Dikkat etmesemde kapı açılmıştı.Bir an önce lavaboya gidip saçıma başıma bakmam gerek.Elime çantamı ve montumu aldım.Lavaboya doğru gidiyordum.Gözlerimin altı morarmış,sürekli esniyordum.Kısacası zombi gibiydim.Neyseki bir kaç koridor sonra lavabodaydım.Çantamı ve montumu yere fırlattım.Uyku mahmurluğuyla aynaya baktım.Birden gözlerimi açtım."Bu halim ne?" Diye kendimce bağırıp saçlarımı düzeltmeye başladım.Çantamın ön gözünü açtım rimel ve eyelinerımı çıkarttım.Bence bunlar gerçekten kızların hayatını kurtarıyordu.Gelecekte rimel ve eyeliner fabrikasımı açsam ne.Tamam tamam hayallerime bir son verip düzgünce rimelimi sürdüm.Kirpiklerimin böyle tel tel ayrılmasını seviyorum.Sıra eyelinerdaydı.Her gün çektiğim için artık zorlanmıyordum.İncecik , kuyruklu şekilde eyelinerımı çektim.Ellerimi ıslatıp saçlarımı ellerimle taradım.Tamam tarak kadar iyi bir yöntem olmasa da yinede idare ederdi.Herşeyimi tamamlayınca aynaya baktım.Hazırdım artık.Çantamı koluma taktım kolumada montumu attırdım.Ve sınıfın yolunu tuttum.Sınıfta sadece 6 kişi vardı.Gidip boş olan herhangi sıralardan birine oturdum.Bir problem yoktu.Şimdilik.Zaman ilerledikçe insanlar tek tek sınıfa geliyordu.Bugün erken geldiğim için sanırım garipsenmiştim.Yanım boştu ve ben kulaklığımı takıp kitap okuyordum.Birkaç dakika sonra sıranın üzerinde bir gölge gördüm.Ve başımı yukarı doğru kaldırdım.Emre gelmişti.Bir şey diyordu ama benim iki kulağımda da kulaklık takılı olduğu için duymamıştım.Tam bir aptalım.Kulaklığı çıkardım ve tekrar etmesini istedim.Biraz bozulmuş olacaktı ki derin bir nefes aldı.

-"Yanın boşmu onu soracaktım oturmak için" diyip sırıttı.Sanki nispet yaparmış gibi.

-"Tabi,gel" eşyalarımı topladım sıradan ve oturdu.Ben yine kulaklığımı takıp kitap okumaya devam edicektimki tekrar bir şey dedi.Ama bu sefer tekrar duymıcamı bildiği için kolumu dürttü.Kulaklığı çıkarmamı bekledi.Bende topladım ve çantama koydum.Bugün bir daha takmayı planlamıyordum.

-"Hey naber?"
-"Aa iyiyim senden"
-"iyiyim bende ,dersin başlamasına daha var bir şeyler içmek ister misin?"
Saatime baktım.Daha var demişti ama sadece 15 dakika vardı.Ama bu fırsatı kaçıramazdım.

-"Olur hadi gidelim" dedim ve centilmence benim sıradan çıkmamı bekledi elini öne doğru "buyur,geç" dercesine uzatıp gülümsedi.Çok hoşuma gitmişti açıkçası.Geçtim ve yanıma geldi.Kantine yanyana şekilde gittik.Ama tek kelime bile etmedik.Konuşmak istiyordum fakat ne demem gerektiği hakkında bir fikrim yoktu.Hiç konuşmadığımız için kantin yolu çok uzun gelmişti.Fakat sonunda geldik.

-"Ne içersin"
-"Kendine aldığından banada alırsın"
-"tamam ozaman sen geç bir yere otur ben alıp geliyorum"

Gittim boş bir masaya oturdum ve Emre'yi bekledim.Çok uzun bir bekleyiş değildi.Geldi hemen.İçeceği bana uzattı.Teşekkür edip aldım elime.İçine baktığımda ise "Nane limon" haha şakaydı dimi.Gerçek olamazdı.Çaktırmadan Emre'ninkine baktım.Kendisininki de aynısıydı.Aah keşke aynısından al demeseydim.Zor da olsa bir yudum aldım.O da içmeye başladı.Bardağını masaya bıraktı ve bana bakmaya başladı.Uzun ,sonsuz, bakışlar.Ona bakıp gülümsedim.Ve bir yudum daha aldım.Emre hala bana bakıyordu.Bir şey demek istiyor ama diyemiyormuş gibiydi.

İSTANBUL YOLCUSUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin