Bir kaç tenefüs daha geçmişti ne gelen var ne giden.Birazcıkta işime geliyordu aslında.Yok yazılırsam nedenim vardı."Hoca dışarda beklememi söyledi" diye güzel mi güzel bi bahanem vardı.İçim o yönden rahattı.Fakat bu işi bir de diğer yönden düşünürsek gerçekten benim için çok kötü şeyler olacağını sezebiliyordum.İçimden "umarım,umarım beklediğim şeyler gerçekleşmez" diye yalvarıyordum.
O değilde bu kadar ders boyunca derse girmedim hep dışardaydım sahi Emre nerdeydi? Beni farketmemişmiydi. Eminim ki gördü ama uğraşmak istemiyo da olabilir.Ama öyleyse niye bana bu kadar yaklaştı? Yok,yok görse kesin gelirdi ya.Emre'ye karşı olan hislerim git gide artıyordu.Nefesi,bakışı,beni benden alıyordu.Hele öyle bir sarılışı vardı ki gerçekten hiç ayrılmak istemiyordum o anlardayken.İçimde kelebekler uçuşuyordu sanki.Emre benim için herşeydi.Herşey,herşey,herşey.Ben bırak hoşlanmayı harbi harbi aşık olmuştum bu çocuğa.Her saniye yanında olmak istiyordum.Sürekli benle konuşsun istiyordum.Ne olurdu sanki hayatındaki tek kız ben olsam ne olurdu? Herkes çok yanlış yaptığımı düşünüyordu.Yanlış kişiye tutulduğumu söylüyorlardı.Ama hayır bence tam da,tam da en doğru kişiye aşık olmuştum.En azından benim için olacak en doğru kişiydi.Biliyordum ki Emre göründüğü gibi değil.İçindeki cevheri hissedebiliyordum.Sadece kendi için doğru birini bekliyordu.İşte ben ordaki "doğru biri" olmak istiyordum.İnanın bunun için ne yapacağımı hiç bilmiyordum.Sürekli konuşmak istiyordum.Okuldaylen hiç konuşmuyorduk.Eve gelince whatsapp tan konuşuyorduk tek.Ama gece yarılarına kadar.İkimizde nelerden hoşlanıp hoşlanmadığımızı söylüyorduk.Çok farklı yönlerimiz vardı.Ama sırf onun iyi bulacağı biri olmak için hoşlanmadığı davranışları sergilemekten vazgeçiyordum.Onun gibi davranmaya çalışıyordum.Sırf benim hakkımda iyi düşünsündiye.Mesajlaşırken sürekli tebessüm ediyordum.İsminin altındaki "yazıyor..." Yazısını görmek bile içimin huzurla kaplanmasına yol açıyordu.Onun yazmasını beklerken sürekli profil fotoğrafına bakıyordum.İstemedende olsa sırıtıp,telefona sarılıyordum.Sürekli ilk mesajları ben atsamda yinede seviyordum.Onu çok sıkmak istemiyordum.Ama sürekli konuşmak istiyordum.Hatta sırf sürekli mesaj atıp sıkmamak için whatsapp'a girip "çevrimiçi" yazısını izliyordum.Hiç mesaj atmıyordum.Sadece çevrimiçi oluşunu izliyordum.Bu bile bi nebze olsun mutlu olmamı sağlıyordu.Ben bunları düşünürken yine telefon elimde kantinin masasına başımı koyup uyuyakalmışım.Bir insani varlıkta gelip uyandırmamış.Gece geç saatlere kadar orda kalmışım.Okuldaki tek kişi bendim.Üzerime kitlemişlerdi kapıları.Bağırdım birkaç kez belki biri duyar gelir diye.Fakar bir çıtırtı bile gelmiyordu.Duyduğum tek ses rüzgarın sesiydi.İşte tam burda çok yanlızdım.Tam anlamıyla yanlızdım.Cama dayalı bi şekilde boş boş baktım.Aklımda tek bişey vardı.Tek bir düşünce ,tek bir insan.Emre...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İSTANBUL YOLCUSU
Storie d'amoreYeni şehir , yeni okul , yeni kişiler , yeni dostlar ve yeni bir aşk... Deniz'i zorlu bir yol bekliyor
