Artık aklı başındaydı.Diğer derse geç kalmayacaktı.Bir daha rezil olmak istemiyordu.Dersleri biyolojiydi.Bu hoca genç,güzel bir kadındı.Uzun kızıl saçları vardı.Kısacası fıstık gibi bir kadındı.Erkekler o dersi dinlerken ağızlarından su akıyordu resmen.Ben herzaman 4.sıraya otururdum.Hem dersi iyi dinlemek hem de arkadaşlarla iyi kaynaşıyordum.Dersin ortalarına doğru kapı çaldı.Gelem Emre'ydi.Hiçbir zaman derse girmeyen Emre derse gelmişti çok ilginç.Hoca Emre'nin derse geç kalmasına hiç kızmadı.Bu hoca öyleydi.Zaten ben derse geç kalınca hep sinirli hocalara denk geliyorum.Emre benim sıramın hemen çaprazındaki sıraya oturmuştu.Derste arada bi bana bakıp bakıp sırıtıyordu.Ben de tepkisiz bir şekilde ona bakıyordum.Sonra kalemini benim sıramın yanına yanlışlıkla(!) düşürdü.Arkasına dönüp "hey! kalemim sıranın yanınadüştü verir misin?" ilk önce yüüne baktım bir süre yine o "pis sırıtışını" takınmıştı.Kalktım kalemi almak için tam verirken "iyi taktikti" dedim gülerek.Şu anlamamış gibi görünmeye çalışan suratıylabana baktı.Onun bu dediğimi anladığımdan emindim.Emre beni saf zannediyordu kendi çapında heralde.Tabikide ondan daha zekiydim(!).Bana bu oyunları kaç defa oynamışlardı bana.Anlamayacak kadar saf değilim.Bu dediğimden sonra Emre bana bakıp göz kırptı ve sınıftan çıktı.Bunun ne demek olduğunu anlamamıştım.Hani ondan daha zekiydim ya.Şimdi çok sinir olmuştum.Emre'nin yaptığı hareketler,söylediği sözler benim şuan ondan nefret etmemi sağlamış olması gerekiyordu.Ama ben ondan nefret etmiyordum beni ona çeken bir şey vardı.Ama ne olabilirdi ki? Sanırım bunları sesli düşünmüş olacağım ki Ceren kulağıma gelip A-Ş-I-K-S-I-N diye fısıldadığına göre.Onun bu dediğinden sonra birden irkildim.Çok utandım.Ama bunu belli etmemem gerekiyordu.Ceren'e "saçmalama kızım ben,hani şu Deniz adında kız,nasıl ona aşık olabilirim söylesene,ahahhaha güldürdün ya" dedim.Ceren "beni yeme lütfen sen ona aşıksın,o da sana bundan eminim" beynimde Ceren'in dedikleri yankılanıyordu "sen ona aşıksın o da sana" içimden bir ses ya öyle bir şey varsa dedi.Ama birden kendimi topladım böyle bişey olamazdı.Yani okadar yakışıklı bir çocuk, kesin sevgilisi vardır ve benim gibi hergün durmadan rezil olan birini seveme dimi yani tabikide ne saçmalıyordum ben.Onun önceki çıktıklarınada baksanız hepsi fıstık gibi kızlar.Böyle bişey olması imkansızdı.Ama içimdeki ses hala "ya öyleyse , ya Ceren doğru söylüyorsa" diyordu...
BU BÖLÜM BİRAZ KISA OLDU BİLİYORUM ARKADAŞLAR FAKAT DİĞER BÖLÜM DAHA UZUN OLUCAK BÖLÜMÜN KISALIĞI İÇİN KUSURA BAKMAYIN YORUMLARINIZI VE VOTELERİNİZ BEKLİYORUM
İYİ OKUMALAR ^^
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İSTANBUL YOLCUSU
RomanceYeni şehir , yeni okul , yeni kişiler , yeni dostlar ve yeni bir aşk... Deniz'i zorlu bir yol bekliyor
