Dünya klasikleri geç,türk edebiyatı geç,bilim kurgu ertele ve sonundaa genç kurgu raflarına göz atmaya başladım.Kitapların arasında karşımda da biri olduğu ve sürekli hareket ettiği belliydi.Aman canım herhangi biridir,kütüphanede başka insan olamazmı diye içimden kendi kendime konuştum.En sonunda paranoya bağlamamak için Pucca serisinden bir kitabı aldığım gibi kendimi bir masaya attım.Allahım hem şu sapık olayı , hem de şimdi yaşananlar iyice psikolojimi bozdu.Acaba 2.sınıfta psikolojiyimi seçsem?Tamam benim kafam iyice güzel oldu.Kitabın kapağını bir kaç kez okşadıktan sonra -sizin aklınız fesat o anlamda demedim-neyse konumuza dönelim.İlk sayfadan okumaya başladım okudum,okudum , okudum kitap o kadar kendine bağlattırmıştıki saate bir baktım 1:30 saattir burdaymışım.Hemen kitabı aldığım yere bıraktım ve sınıfa doğru koşar adımlarla yürüdüm.Sınıfın kapısını tıklatmamla birlikte kafama tebeşir yemem bir oldu.Ne olduğunu anlamamıştım.Hocanın yüzüne baktım benden intikam almak istermiş gibi bakıyordu.Sınıf desen zaten bana bakıp bakıp gülüyorlardı.Tam bir rezillik.Sırama doğru giderken hoca önüme atladı.Şaşkına dönmüştüm,bu adamın amacı neydi beni rezil etmek mi?Ama eğer böyle bir şey olsa eline ne geçecekti ki?Saçmalığın daniskası.Aniden bana bağırmaya başladı:
"nerdeydin sen?"
"kütüp..."
"Sen burayı ne zannettin güzelim?"
"..." (GÜZELİM Mİ?)
"bu konuyu derhal müdürle konuşmamız gerek senin için en iyi kararı o daha iyi verir"
"yerime geçebilir miyim hocam?"
"daha özür dileyeceğine dediğin şeye bak.Derhal çık dışarı seninle daha sonra konuşacağız"
"ama.."
"aması maması yok çık dedim sana"
birkaç saniye sessiz bir şekilde birbirlerine baktıktan sonra Deniz kapıyı çarparak çıktı.Delirmek üzereydi.Üstelik sadece derse biraz geç kalmasıyla oldu bunların hepsi.Tamam biraz değilde baya geç kalmıştı ama nasılsa burası bir üniversiteydi.Geç kalmak bu kadar olay çıkaracak bir şey değildi.Ama Deniz herzaman hakkını savunacaktı. (eğer varsa tabi) ama kesinlikle şu " süt kız" lar gibi gidip özür dilemezdi.Neyse aradan zaman geçti herkes tenefüse çıktı Ceren'de Deniz'in yanına geldi.
"oha kızım resmen rezil etti seni herkesin ortasında delirmiş olmalı bu adam"
"off kim takıcak onu yaa"
"bencede boşver aaa bak Emre geliyo"
"nasıl görünüyorum rimelim akmışmı?"
"saçmalama fıstık gibisin"
"geldi,geldi öhöm öhöm"
"merhaba kızlar"
"merhaba Emre"
"Deniz şu hocanın sana yaptıkları tam bir fiyaskoydu"
"salak ya kim takcak onu?"
"ama baya komikti"
şimdi bu neydi? geldi,dalga geçti gitti.Ama Deniz'in "cool" gözükmesi gerek yoksa güçlü bir kız olduğunu belli edemezdi.Salak gibi davranmanın lüzmü yoktu.Emre'di bu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İSTANBUL YOLCUSU
RomansaYeni şehir , yeni okul , yeni kişiler , yeni dostlar ve yeni bir aşk... Deniz'i zorlu bir yol bekliyor
