9.Bölüm''Demedim...Anladı..''

173 21 0
                                    

 
Multimedia'da Şebnem Ferah'dan Değirmenler var :) Dinlemenizi ve bölümle beraber okumanız şiddetle tavsiye edilir :)
••••

Tamam o zaman. Doğruları söyleme vakti geldi. 'Seni deliler gibi seviyorum.' deme vakti geldi.
Ellerimle oynamayı bırakıp Kerem'e baktım. Gözlerindeki yeşilliğe baktım kısa bir süre.

Benden bir cevap bekliyordu. Eğer yüzünde 'İtiraf et Zeynep. Bende seni seviyorum.' veya 'Sakın Zeynep. Bana sakın beni sevdiğini söyleme.' ifadesi olsa ne diyeceğime karar vereyim ama yok. Şapşal şapşal suratıma bakıyor.

Ben ne diyeceğime, ne yapacağıma karar vermeye çalışırken Kerem bir anda beni kendine çekip sarılmıştı.

Galiba beni hareketlerimden ya da gözlerimden anlamıştı. Konuşmamıştım. Sadece yüzüne bakmıştım. Ben bir şey  demedim. Ama o anladı...

Şuan Kerem ile sarmaş dolaştık. Sırıtmaktan konuşamayacak haldeydim ki dayanamadım.

''Kerem, ben hiç bir şey anlamadım.'' Dudaklarım gülümsemekten yırtılabilirdi.

''Neyden Güzelim?'' Bir yandan da saçlarımın arasına bir öpücük kondurdu.

''Yani şimdi sen fotoğrafı gösterdin, sonra ben soruna cevap vermedim...''

''Hangi soruma?'' Neyi katettiğimi biliyordu ama bilmiyormuş ayağına yatıyordu. Bilerek yaptığının farkındaydım. Bu çocuk beni gıcık etmek için gelmişti dünyaya.

''Of Kerem. Şeye işte.''dedim Kerem'den ayrılırken.

''Güzelim, bunda anlayamayacak bir şey yok. Her şey ortada değil mi ?'' Göz kırptı. Yerim onu ben.

''Ne ortada mı ?''

''İntikam mı alıyorsun?'' Dilimi 'hayır.' anlamında şaklattım.

''Ama ben sen gibi utanmıyorum. O yüzden söyleyebilirim.'' Kerem ellerimi tutmuştu. Gözlerime bakıp konuşmaya başladı.

''Benim seni sevdiğim, senin de beni sevdiğin.''

''Benim ki zaten tescilli. Baksana ben aşkımı yollara yazıyorum.'' dedim böbürlenerek. Kahkaha atmıştı. Atma kahkaha. Kahkaha atma sen.

''Benim aşkım sadece bende gizli. Sadece ben ve sen bilsen yeter.Benim ki buraya yazılı.'' dedi kalbini göstererek. Kıro mıroydu ama iyi toparlıyordu. Yerim bu çocuğu ben.

''Seni çok seviyorum Kerem.'' dediğimde yanağımdan öptü.

''Bende seni güzelim.'' dedi dudakları yanağıma hafiften değerken.

Bu güzel anı ne bozabilir? Tabii ki üçüncü bir şahıs! Çalan telefonumu söylene söylene açarken arayanı görünce gözlerimi devirmeden edemedim. Bu uyuz eski telefonla konuşmaktan daha kötüsü, Cem aradığı için konuşmak olurdu. Bir daha telefonu havalı havalı fırlatan taş olsun!

Kerem'e telefonun ekranını gösterdiğimde gözlerini devirdi. Hep aynı tepkileri veriyoruz bu çocukla.

''Efendim Cem?'' dedim bıkkın ses tonumla.

''Zeynep? Seni evde göremeyince merak ettim. Neredesin?'' Sanane. Merak etme. Sanane? Sa-na-ne.

''Ke-... Şey. Sahildeyim ben. Koşmaya çıkmıştım da.'' Bir elimle de alnıma vurdum. Hep pot kırmam be like.

''Bu saatte? Yani yanlış anlama ama sen bu saatte hayatta çıkmazdın.'' Son çok boloyorson.

''Sabah gelmiştim. Hâlâ da buradayım. Mutlu olduğum için bir sorun yok. Eğer başka bir şey söylemeyeceksen kapatıyorum.'' dedim nefesimi vererek. Artık anlaması gerekirdi. Bildiğin kapatmak için vakit kolluyordum, bu mal kapatmıyordu.

''Şey Zeynep. Tekrardan ne kadar gitmek istersin bilmiyorum ama seninle konuşmadan önce beni Derin aradı. Geçen sefer ki yemekte rahatça oturamadık. Bir kez daha ça-..'' Ben bir daha gitmem. Gitmem.

''Ben gelmiyorum, sen istersen git. Görüşürüz.'' dedim telefonu kulağımdan çekerken.

''Zeynep bir dakika. Sorun mu var?'' Aa evet. Sen. Sorun sensin.

''Şuan konuşmak istemiyor olabilir miyim?''

''Peki. Seni seviyorum.'' Ben sevmiyorum. Hiç hemde. Artık git sevgini az ötede yaşa.

Oldu her şey derken bir de önümüzde sevgililerimiz var. E, bizde kaşındık napacağız, çekeceğiz cezasını...

''Ne diye arıyor?"

''Merak etmiş.'' dedim gözlerimi devirerek. ''Ve Derin bunu aramış. 'Gelin' filan demiş. 'Gidelim mi?' dedi. Ben de 'Gitmek istiyorsan sen git.'dedim. Kerem aslında her şeyi hallettik sanıyoruz ama en önemli sorunları unutuyoruz. Nasıl yapacağız Derin ile Cem'i?'' Dudağımı sarkıttım. Of, of, of.

''Ben halledeceğim. Her şey benim yüzümden oldu çünkü.''

''Ne alakası var ya? Saçmalama?'' dedim başımı olumsuzca sallayarak.

''Çok alakası var. Eğer o gün seni hayal kırıklığına uğratmasaydım sen şuan Cem orospusuyla ayrılmış olacaktın.'' dedi nefesini sertçe vererek.

''Şuan senin suçun benim suçum tartışması yapmayalım Kerem. Ne yapacağımıza karar verelim.''

''Aslında benim aklımda iyi bir fikir var ama sende ister misin bilmiyorum.'' Bir kaşını kaldırıp bakınca çok havalı olduğunu söyledim mi? Lütfen insin o kaş. Plis insin.

''Seninle her şeye varım ben.'' dedim gülümseyerek.

''Vouv! İltifatta bir dünya markasıyız Zeynep hanım.'' Göz kırptı. Sırıttı. Elini cebine koydu. Yanağımdan makas aldı.

"Romantik anları sonraya sakla. Neymiş senin şu iyi fikrin? Anlat bakalım.''

Bu da düzenlendi geldi :)
İlk bölümler ne kısaymış öyle :D kendime gıcık oldum ha :) öptüm çok bool ~

Kusursuz&KuralsızHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin