7.Bölüm

518 32 17
                                        

Ay yerini güneşe bırakırken köyün çıkışına varmıştık. Nanadaimeden izin almamız gerekirdi ama izin vermeyeceğini ikimiz de biliyorduk ve bu yüzden sesli olarak dile getirmemiştik bile. Sharinganımı aktifleştirip koruyucu olan iki shinobiye sırasıyla baktım. Genjutsu altına girmişlerdi ve biz de rahatça dışarı çıkabilmiştik. Yaptığım şey kurallara aykırıydı ama bilgi toplamak istiyordum. İşe yarar olmalıydım.

Gün yavaş yavaş ağarırken Shinki'nin yeşil irisleriyle göz göze geldim. Yeşil renk sadece acıyı anımsatıyordu artık. "Orochimaru'nun sığınaklarını bulmak zor olacak. Uzun sürerse eğer başın belaya girebilir. " dedi tekdüze sesiyle ve cevabımı beklemeden yeşillerini benden çekti.

"Sığınaklardan birini biliyorum. En kısa sürede bu işi halledeceğimize eminim. " dedim güven vermeye çalışan bir ses tonu ile. Başım belaya girecekti kesinlikle ama onun da başı yanacaktı. Sadece beni dile getirmiş olması nedense üzmüştü. Kendini gerçekten umursamıyor gibiydi.

Babamı ararken geldiğimiz yoldan ilerledik güneş en tepeye çıkana kadar. Sonunda sığınağın giriş kısmına gelince bizleri hissedip karşılayacaklarını biliyordum.
"Sen ciddiymişsin. Orochimaru ile bağlantın ne?" Diye sordu kaşlarını çatarak. Ben tam cevap vereceğim sırada "En sevdiğim öğrencimin biricik kızı olur kendisi. " dedi yılanımsı ses. Kurduğu cümle sevgi cümlesi iken bakışlarıyla ve ses tonuyla birleşince tüyler ürpertici olmuştu.

"Neden burada olduğunuzu merak ediyorum Shinki-kun, Sarada-chan. " diye devam etti tüyler ürpertici sesi ile.
"Biz bilgi almak istiyoruz. Bize yardım edebilecek tek kişi sensin. " diye cevap verdim ona.
Orochimaru beklediği girişten süzülerek içeri geçtiğinde onu takip etmemiz gerektiğini anlamıştım. Onun peşinden dar koridorlarda yürürken başımı yeniden Shinki'ye doğru çevirmeden "Yodo ve diğerlerine not bırakmalıydın. Senin için endişelenecek bir ailen var hâlâ. " dedim. Onun bakışlarını üzerimde hissederken "Ben sana neden sarı çocuğa haber vermediğini soruyor muyum?" Dediğini duymuştum. Dedikleri sonrası yarım bir şekilde gülümsedim. Soru sormayan ortaklardık biz.

Orochimaru geniş bir alana geldiğinde ikimiz de durduk ve ona bakmaya başladık.
"Neyi öğrenmek istiyorsunuz?" Diye sordu.
"Bir grup insan, günümüzün en güçlü shinobilerini öldürebilecek güçteyken neden başkalarının güçlenmesi için hamleler yapar? " diye sordu Shinki.
"Sanırım sormak istediğin aslında şu; babamı öldüren kişi neden beni sağ bıraktı, benim nefrete sarılarak güçlenmemi mi istedi, bunu istediyse neden istedi?" Diyerek dediklerimize açıklık getirmişti.

"Bu olayın bana çok tanıdık geldiğini inkar edemem. Aile bireyinin gözler önünde katledilmesi insandaki tüm potansiyeli ortaya koyan bir olgu. En yakından gözlemledim bunu. Yani doğru yol üzerindesiniz amaç sizin güçlenmenizdir. Fakat Sakura-san ve Gaara-kunu yenebilecek güçteki insanların size ihtiyaç duyması işi ilginç kılıyor. " dedi ve yılana benzeyen dilini dışarı çıkarıp güldü.
"Sizdeki ilginçliği bulmam için sizi incelememe ne dersiniz?" Dedi heyecan ile. Biz daha cevabımızı veremeden "Korkutuyorsun onları!" Diye bağırarak içeriye kızıl saçlı kadın girdi. Gözlükleri, saç şekli ve yüzünün yapısı ile onu tanımıştım. Karin'di bu. Geçen sefer aradığım kadın. Babamın yanındaki kişi.

Sinirli hali ile Orochimaru'ya söylenmeyi bitirdikten sonra bize döndü. Göz göze geldiğimizde gözlerindeki tereddütü görmüştüm.
"Suigetsu, Jugo! Çabuk buraya gelin!" Diye bağırdı aniden.
"Konahadan buraya geldiğinizi düşünürsek yorulmuş olmalısınız. İkinize dinleneceğiniz bir yer ayarlayayım ve sonra benim özel çayımı içerken sorunlarınızı anlatırsınız." Diyip gülümsedi.
Beyaz ve turuncu saçlı iki kişi neredeyse koşarak buraya geldiğinde Suigetsu-san beni görüp "Sarada-chan gelmiş. " dedi gülerek. Karin-san, Suigetsu-san'ın başına vurduktan sonra "Onlara dinlenecekleri bir yer göster ve onları Orochimaru-sama ile yalnız bırakmayın. Ben geliyorum hemen. " diyip kapıdan dışarı çıktı.

Suigetsu-san'ı takip ederken onun söylenmelerini dinliyordum. "Ne zaman bu lider oldu? Orochi'ye bile emir veriyor artık. Sasuke gittiğinden beri değişti bu. " diyip ilerliyordu. Sonunda koltukların olduğu bir yere gelince Shinki de ben de oturmuştuk. Sanırım gerçekten yorulmuştuk. Bir süre sonra hep gülen Suigetsu-sanın yüzünü hafif bir hüzün sarmıştı.
"Cenazeye gelecektik Sarada-chan fakat Sasuke bir iz bulmuştu ve onun yerine gidebilecek tek ekip bizdik. " dedi.

Demek babam hâlâ onlarla beraber çalışıyordu ve annemin cenazesine de gelecek kadar bizle irtibattaydılar. Jugo-san "Gaara'ya olanları da duyduk. Art arda bu kadar olayın olması bizce de şüphe uyandırıcı. " diyerek buraya neden geldiğimizi hatırlatmışlardı. "Ve siz doğru yere geldiniz çocuklar. " dedi yılanımsı ses.

Karin-san elinde iki tane fincan ile içeri girdiğinde gülümseyerek onları bize doğru uzattı. Ben de gülümsemeye çalışarak fincanı aldım. Çaydan ilk yudumu aldıktan sonra bakışlarımı Karin-san'a çevirdim.
"Sasuke-kun'un buraya geldiğinizden haberi var mı?" Dedi haber vermediğimizden emin bir ifade ile.
Başımı olumsuz manasında salladım. O da gülümseyerek "Sonunda azar yiyen yine bizler olacağız. " dedi. Gözlüklerini düzelttikten sonra "Sizleri güçlendirmek istemeleri hemen örgüt başına alalım manası taşımıyor. Sizler çocuksunuz ve yönetilebilirsiniz. Güçlü piyonlara ihtiyaçları olduğu için hem önündeki engelleri yok edip hem de asker kazanıyorlar. Sizleri kazanmak için hamle yapacaklardır yakında. Ve tek ikinizin hedef olduğu sanmıyorum. " dedi Karin-san biz daha hiçbir şey demeden.

Dedikleri çok mantıklıydı. Çocuk kısmını bizim düşünme olanağımız yoktu. "Şimdi ikiniz de kabul ediyorsanız Konaha'ya burada olduğunuzu bildireceğim. Böylelikle siz, arama endişesine düşmezler. " diyip gülümsedi.

Cevap vermek için Shinki'ye döndüğüm sırada hissettiğim savrulma ve ardından acı ile yere düşmüştüm. Yerden kalktığımda tepeden delinen sığınak ve molozlardan başka bir şey kalmamıştı. "Shinki!" Diye bağırdığımda demirden duvarının arkasından Shinki çıkmıştı. İyiydi.
Karin-san ve diğerleri nasıllardı? Üzerimde hissettiğim hareketle bana saldıracak olan adamı savuran Jugo-san'ı görmüştüm. Suigetsu-san ve Orochimaru ise hemen yıkılmış sığınaktan yukarı çıkıp bunun sorumlusu olan kişilere saldırmışlardı. Kazakagureyi mahveden iki kişiye benziyorlardı. Belliki onlara bağlıydılar.

Karin-san dışında herkesi görmüştüm. Molozların olduğu alana doğru ilerlerken "Uchiha burada!" Diye bir ses duymuştum. Ve ardından gelen kaburgalarıma bir darbe. Sharinganımı aktifleştirip darbenin geldiği tarafa doğru döndüğümde Shinki'nin demir çubukları olmasaymış adamın üzerime saldıracağını ve sadece kaburga darbesi ile kurtulamayacağımı anlamıştım. Demir çubuklar daha fazla dayanamayınca adam " Qi, Ba Uchiha kızı burada. " diyerek yanındaki iki kişiyi de buraya çekmişti.

Zincirler üç kişiyi de sarınca Suigetsu-san, Jugo-san ve Orochimaru birini alıp saniye geçmeden saldırmışlardı. Wu ve Liu gibi onlar da yok olup saldırıdan kaçmışlardı daha doğrusu ben öyle sanıyordum ama Uchiha kızı diyen kişi önüme gelmişti elim shurikenime gittiğinde kaburgamdaki acı sanki bütün vücudumu sarmıştı. Çığlık atarak yere düştüğümde "Onu iyi kullan Uchiha. " diyerek yok olmuştu.

DevrimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin