Kütüphanenin kapanma saatine daha çok vardı. "Kapanmasını beklersek hayatta yetişmez." Tao'nun arkadaşı Gwen'e tedirgin bakışlarımı gönderdim. "Haklısın." Elindeki kalemi çenesinde sallayarak bana baktı.
"Üst kat senin alt kat benim. Orta katı bölüşürüz." Hızlıca onaylayarak üst kata çıktım. Dağınıklığı sevmezdim ama aşırı üşengeç biriydim. Tek derdim biran önce kütüphaneyi düzenlemekti.
Boşta bulduğum her kitabın arkasında kütüphane tarafından belirlenmiş numaralara bakarak, kitapları yerleştirmeye başlamıştım bile.
"Huh?" Kurtların çiftleşmesi hakkındaki biyoloji kitabı gözüme takılmıştı.Masanın üzerinde duran kitabı elime alarak boş bir sandalyeye oturup incelemeye başladım. Her sayfayı açtıkça çiftleşen kurt resimlerini görmemle kızarıp kıkırdıyordum.
"Ocak ayı?" Kendi kendime kıkırdadım. Ocak ile Nisan ayı arası üreme dönemimizdi. Özellikle şubat ve mart çok fena geçerdi. Aralık ayındaydık. Bu da demek oluyordu ki, bir ay sonra benim her sabah uyandığımda duş almam gerekecekti. "Aishh...Tanrım" Homurdanarak yanımdaki sandalyeye başımı koydum. Başımın üzerine de kitabı koyup olacakları düşünmeye başladım.
Hun ahh benimle sevişmiyordu ki. Ne yapacaktım koca dört ay boyunca ben. Yazık değil miydi bana? Vücudum mu güzel değildi? Bu imkansızdı. Herkes vücudumu beğenirdi. Ama Joyhun herkes değildi. "Buldum spor salonuna yazılacağım!" Heyecanla doğrulup bağırdım.
"Sessiz ol biraz!" Üst katta ders çalışan tek tük öğrencilerden birinin homurdanması ile özür dileyerek işime devam ettim. Elimdeki kitabı biyoloji bölümüne bırakıp tüm üst katı baştan aşağıya düzenledim.
Öğrenciler çalışmasını bitirip gitmişlerdi bense yorgunluktan bitmiştim. Tam aşağıya inecektim ki bomboş olan üst katta masaya bırakılmış bir kitap gördüm. Homurdanarak yanına yaklaştığımda deminki kitabın aynısı olduğunu fark ettim. "Kurtlar ve üreme." Cidden bu kadar çok okunuyor muydu? Kitabı tekrar yerine yerleştirip su sebilinden bir bardak su içtim.
Arkamı döndüğümde aynı kitap yine masanın üzerindeydi. "Hey hey hey...Bu hiç komik değil!" Bu kitap buraya nasıl geri gelmişti? Korkmaya başlamıştım. Tedirgin bir şekilde kitaba doğru yaklaşarak elime aldım. Tekrardan boş olan yerine kitabı bırakmak için yürümeye başladım. Bir anda yukarı katın ışıklarının sönmesi ile duraksamıştım.
"Kai? İyi misin?" Aşağıdan bağıran Gwen'e ne cevap vermeliydim? Sıçayım korkmuştum. "İi...iyiyim." Sesim titrek de olsa olabildiğince güçlü bir şekilde söylemeye çalışmıştım. Ben karanlıktan korkardım." Sigorta attı herhalde ben bakıp geleyim."
Sikeyim gitme Gwen...Acaba şu an kurda dönüşebilir miydim? Jongin olarak içimdeki kurdu uyandırıp kendimi koruyabilir miydim? Aklıma gelen saçma düşünce ile başımı iki yana salladım. Ben dolunay gecesi haricinde dönüşmeyi bilmiyordum ki...
Tedirgin bir şekilde koridorun sonundaki biyoloji bölümüne doğru yürümeye başladım. Hayalet değildir demi? Saçmalama Kai senle alay eden zorbacılardır yine bunlar veya kendini bilmez küçük haylaz veletler.
Adımlarım olabildiğince yavaş ve yumuşaktı. Parmak uçlarımda dikkatlice yürüyordum.
Biyoloji bölümüne vardığımda yavaşça sağa dönerek kitabı boş olan yere koydum. O sırada arkamda duyduğum ayak sesi ile ödüm bokuma karışmıştı. Acaba işemiş miydim? Yok canım işememiştim. Arkama dönmeye korkuyordum, orada bir şeyler olduğuna canım üzerine yemin edebilirdim. Hissediyordum... Gözlerimi sıkıca yumarak başımı kitaplığa dayadım. İçimden Tao'ya küfürler ederken, kendi kendime homurdandım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Siyah İnci [Sekai]
Hombres LoboKai'nin adını kalbime kazıyayım derken o kalbimi kökünden söktü. -Vampir Oh Sehun ve kurt Kim Jongin arasındaki tek engel sınır çizgisi değildi.-