Kızım niye yazmıyorsun ya deli mi edeceksin beni?
-Onur
Ya burada bir şey yapıyorum bi sabret iki dakika!!!
-Ben
Ha baştan söylesene ben de rahatsız etmiyim seni mastürbasyon yaparken.
-Onur
Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Salak! Salak! Salak!
Sadece babamla badminton oynuyordum sapık!
-Ben
Oynayamayı biliyor musun?
-Onur
Elbette.
-Ben
Iyi. Ben de bana kim badminton öğretir diyordum. Bi gün, hatta gün boyunca badminton oynayacağız.
-Onur
Yazdığı mesaj telefonun başında durup kısa bi süre sırtımamı sağlamıştı. Demek ki o da bir gün görüşeceğimizi düşünüyordu. En sonki konuşmamızdan bir hafta daha geçmişti. Bu dönem sırasında Onur'un realdeki en yakın arkadaşının numarasını gizlice almış ve her gün Onur'un hastalığını sormuştum. Ha bir de uyuz kuzenimle uğraşmak vardı. Herneyse.
"Onur artık daha iyi. Iki hafta öncesine kadar evden çıkmak istemiyordu, onu tek başına bir köşede ağlarken buluyordum hep. Onu sakinleştirmeye çalışırken 'Bana acıma!' diye bağırıyordu. Yanlış anlıyordu. Annesinin doktor olarak çalıştığı hastaneye gidiyordu, sürekli. Bilmiyorum, hayatında ne değişti bilmiyorum ama artık gözlerinin içi gülüyor, şakalar yapıyor eskisi gibi grupça geziyoruz eğleniyoruz. Yaşama sevincini birisi eline geri vermiş sanki. Herneyse bunları kimseye anlatma lütfen. Israr ettiğin için seninle paylaştım..." Bunları Onurun yakın arkadaşı dediğim Alp yazmıştı. Üzerime alınmalı mıydım bilmiyordum ama daha iyiye gitmesine sevinmiştim. Bu yıl onun için önemliydi, üniversite sınavı vardı ve yine ona yardımcı olacaktım. Annemin sesiyle irkildim.
"Yine o hasta arkadaşınla mı konuşuyorsun?"
"Onun bir adı var anne!" istemsizce kaşlarım çatılmıştı.
"Onur muydu neydi... Nasılmış ne diyor?"
"Anne!"heyecanla söyledim. "Yakın bir arkadaşıyla konuştum, Onurla tanıştıktan sonra hastalığı daha iyiye gitmiş sanki eline yaşama sevincini geri vermişler gibiymiş." annem gülümseyerek bana baktı.
"Bu çocukla tanışmak istiyorum. Senin için önemli biri olmalı."
"Ankarada oturuyor ne yazık ki."
"Olsun canım, mesafeler engel mi?" düşüncelerime tercüme olmuştu.
"Aman anne sen de... Aramızda ciddi bir şey yok ki zaten."
"Onu seviyorsun değil mi?" şaşırmıştım. Onu seviyor muydum?
"Ben... Bilmiyorum." yere baktım.
"Peki o seni seviyor mu?"
"Bunu hiç bilmiyorum, bilemem ki."
Napıyosun yine benden önemli amk?
-Onur
Kıkırdadım.
Annemle dedikodunu yapıyorum.
-Ben
Beni annene mi anlattın?
-Onur

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Beni İyileştir
Teen FictionKişilik bozukluğu ve zihinsel takıntılı olan Onur, kilometrelerce ötede yaşayan bir kızda hiçkimsede bulmadığı bir şeyi bulabilir mi? Veya her lise son öğrencisi gibi normal bir kız olan Zehra'nın, hayatı rayında giderken tüm dengesi bir çocuk yüzün...