Bir hafta geçmişti ve Onurla daha yakın olmuştuk. Sürekli konuşuyorduk ancak henüz telefonunu isteme cesaretini bulamamıştım kendimde. Onun hakkında birçok şey öğrenmiştim. Kardeşi olduğunu, anne ve babasının ayrı olduğunu, geçen yıl liseyi dondurduğunu ama bu yıl devam edeceğini, Prison Break'i çok sevdiğini, Eminem'den sonra Evasencse ve Linkin Park hayranı olduğunu... Bizimkilerle havuzdaydım ve aklımda olan tek şey Onurdu. Bir gündür konuşamıyorduk çünkü evdeki internet bozulmuştu. Neyseki eve gidince düzgün bir internetle kucaklaşacaktım.
"Hadi yarış yapalım." diye bir öneri attım ortaya. Efe göz ucuyla bana ve Sudeye baktı. Iremi sinirlendirmek istercesine konuştu.
"Aman sevgilimi fazla yormayın da." ve kahkaha attık, Irem ise ona su attı ve dil çıkardı. "Sen görürsün sevgilimi gel bakayım buraya."
Sude ve ben de sap sap onları izliyorduk.
"Çok sevimliler değil mi?"
"Ah, evet." Sude de bana katıldı. Bir anlığına, sadece bir anlığına Onurla sevgili olduğumu düşündüm. Ona kollarımı sıkı sıkı sarıdığımı, "Geçecek, beraber atlatacağız." dediğimi, onunla havuzda şakalaştığımızı düşündüm. Film gecesi yaptığımızı, basketbol oynadığımızı... Daha fazlasını düşünebilirdim ama Sude bana su atmıştı. Ani bir çığlıkla karşılık verirken ben de ona su attım. Irem ve Efeyi taklit ederek konuştum.
"Ah... Sevgilim... Gösteririm şimdi ben sana gel bakayım...." ve kahkahalarla güldük. Saat altıya gelirken havuzdan çıktık. Duşumuzu alıp çıkışta buluştuk. Deli gibi yağmur yağıyordu.
"Amam Tanrım bu ne?"
"Ne aman Tanrımı be şirret karı, Allah bismillah diyip koşacaksın."
"Cübbeli Sude Hoca." gülüştük. Efe Sudeye, sevgilisine şirret dediği için kötü kötü baksa da o da gülüyordu. Sonra dediği gibi koşmaya başladık. Eve kendimi attığımda soğuktan titriyordum. Sözde Ağustostaydık bu yağmur da neydi!
"Baba internet bağlandı mı?" kollarıma bedenimi sararken babama seslendim.
"Evet sorun kalmadı girebilirsin."
Kurulanmak umrumda bile değildi bir an önce telefonumu alıp Onurla konuşmak istiyordum. Odama girince ağzım şaşkınlıktan yere değecek gibi oldu. Tumblr'ımı açık unutmuştum ve davetsiz misafir kuzenim Tumblr mesajlarıma bakıyordu.
"Uğur ne yaptığını sanıyorsun?!"
"Burada seni özleyen birileri var sanırım. Ah nasıl endişeli, nasıl sinirli! Hele ona yazdıklarımdan sonra..." yavaş yavaş ve sakince konuşup beni daha da delirtmek istiyordu anlaşılan. Ellerimi ıslak saçlarımdan geçirdim.
"Siktir git odamdan!"
"Ha gideyim? Gideyim de Filiz Teyzeye sanaldan bir erkekle arkadaşlık kurduğunu söyleyeyim?" hala alayla sırıtıyordu.
"Annem geri kafalı bi kadın değil Uğurcum sorun yok!" yapmacık bir ifadeyle ona bakıyordum.
"Ah, ben de sanaldan uyuşturucu, alkol, sigara kullanan sex delisi bir erkekle arkadaşlık yaptığını söylerim." üzerine atladım.
"Eğer böyle bir şey yaparsan hala sigara kullandığını tekrar teyzeme söylerim! O zamanki yapma amacım seni korumaktı ama bu seferki amacım çok farklı olur anladın mı beni?" fısıltıyla bağırıyordum. Yakasını bıraktığımda pes etmişti.
"Şimdi odamdan çıkar mısın üstümü değiştireceğim."
Nihayet bilgisayar masama oturduğumda yollamış olduğu hayran postalarına baktım. Onun gönderdiklerini görebiliyordum ancak benim gönderdiklerim görünmüyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Beni İyileştir
Teen FictionKişilik bozukluğu ve zihinsel takıntılı olan Onur, kilometrelerce ötede yaşayan bir kızda hiçkimsede bulmadığı bir şeyi bulabilir mi? Veya her lise son öğrencisi gibi normal bir kız olan Zehra'nın, hayatı rayında giderken tüm dengesi bir çocuk yüzün...