Hayallerimi gerçekleştirmek zordu. Özellikle de işin içine vicdanım girince bunu hak etmediğimi sanmıştım. Umutlarımın bir bir, tek tek ve acımasızca öldürdüğümü düşünmüştüm. Ama unuttuğum bir şey vardı. Ben hayallerimi yok edecek ve onları çok basi...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bizimkiler sandığım kadar ileri gitmemiştiler. İlyas'ın yanına gidecek gücü bulamayınca Efra'nın yanına gittim. Bana imali imalı bakıyordu. Yağmurdan kaçarken doluya yakalanmıştım.
"Ne bakıyorsun kızım öyle? İlk defa görmüş gibi."dediğimde yüzündeki sırıtış büyüdü. Balon gibi patlatasım geldi.
"İlyas, diğerleri seni rahatsız eder belki diye öbür tarafa çekti ama ben gördüm."diye heyecanlı heyecanlı ellerini çırptı.
"Ee, yani?"diye baygın bir şekilde sordum.
"Ne yanisi? Gerisi sende. Hadi benim kafamı rahatlat."diye yanımda yürümeye başladı.
"Sen Emre'nin yanında takılmıyormuydun en son?"diye sorduğumda "Boşver şimdi onu. Konuyu kapatma."diyerek yürümeye devam etti.
"Ne dememi bekliyorsun?"diye heyecanlı olmayan sesimle onun heyecanlı olan sesini yarıştırdım. O galip geliyordu.
"Efra, ben aşık oluyorum. Artık kalbimi hızlandıran biri var. Biliyor musun kendimi hiç bu kadar mutlu hatırlamıyorum falan işte. Bunları demeni bekliyorum."dedi.
"Eğer istiyorsan bunları söylerim."dediğimde gözleri büyüdü ve gülmemek için kendimi zor tuttum. "Efra, sanırım ben aşık oluyorum. Kalbimi hızlandıran şeyler oluyor. Kendimi hiç bu kadar heyecanlı hissetmemiştim."dediğimde şaşırdı.
"Hemen demeni beklemiyordum." dediğinde yüzünde aptal sırıtışı olan bendim. "Neyse kim bu?"diye tekrar eski Efra haline döndü.
"Sende beni biriyle görmezsen yanıma gelmiyorsun!"diye ona kızdım.
"Evet, yüzde yüz öyle. Adımın Meftun olduğu kadar eminim."dedim. Tuvaletin orada yüzünü görmediği için hatırlayamamıştı ve bende hatırlatmak peşinde değildim.
"Nefes alıyor mu peki?"diye sordu. Hâlen daha benimle böyle konuşma yapmak ona tuhaf geliyordu.
"Nefes almaktan ziyade daha çok veriyor."dediğimde yüzünü buruşturdu.
"Nasıl yani?"diye sordu. Sonra gülerek "He! anladım. Sana nefes veriyor. Ya abla, söylesene kim bu şanslı kişi?"diye tekrar sordu.
"Hadi biraz düşün."diyerek elimi sırtına koydum. "Ayrıca beni köşeye sıkıştırmak neymiş gör bakalım."dedim.