Hayallerimi gerçekleştirmek zordu. Özellikle de işin içine vicdanım girince bunu hak etmediğimi sanmıştım. Umutlarımın bir bir, tek tek ve acımasızca öldürdüğümü düşünmüştüm. Ama unuttuğum bir şey vardı. Ben hayallerimi yok edecek ve onları çok basi...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Paralarını çaldığımı sanıyorlardı. Sana bunu demiştim. Niye tekrar sordun ki?"diye sordu.
"Yapma ama ben buna inanacak kadar kerizmiyim?"diye sordum.
Bir şey demedi. Gözleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ama benim gözlerdeki ışıltıyı anlayabilecek beceriğim yoktu.
"Telefonunu alabilir miyim?"diye sorduğunda ona uzattım.
"Niye istedin?"diye sordum. Şifresini açmayı unuttuğum için elinden almadan şifreyi giydim. Ellerimiz birbirlerine çarpmıştı ama bu benim için bir ifade etmedi. Ona baktığımda onun için de bir ifade etmediğini gördüm.
Mesajlar kısmına girdi ve rastgele bir isim seçti. Bir şeyler yazıyordu ama okuyamıyordum.
"Ne yapıyorsun?"diye sorduğumda eliyle sus işareti yaptı ama bunu emir verici değil rica edermiş gibi yaptı. Telefonda yazdığı mesajı gösterdi.
Yazdığım şeyleri sesli okuma.Düşündüğün konularda haklısın ama sana bunları bugün anlatamam. Konuşmam yasak, özür dilerim. Söz veriyorum her şeyi anlamanı sağlayacağım. Şu an dinleniliyoruz ona göre konuş.
Yazdıklarını okuduğumda hemen sildi. Ne yapacağımı incelemeye başladı. Bir şey demediğimi görünce kendi konuştu.
"Bir dön bakalım etrafında."dediğinde elimden tuttu ve etrafımda döndürdü.
"Çok tatlı olmuşsun. Mavi elbise yakışmış." dediğinde utandığım için bir şey demek istemedim ama ayıp olmasın diye demek zorunda kaldım.
"Teşekkür ederim."dediğimde saçımla oynadım.
"Ruhun dövüşçü bir kızken kıyafetin tatliş bir kızı andırıyor."dedi.
"Böyle olmayı seviyorum."diyerek sözlerini yutturdum.
"Hemen kızma ya!" diye saçıma dokundu. Ama uzun sürmedi hemen çekti.
"Bir daha dokunmazsan sevinirim."dedim.
"Aman, çok meraklıyım senin kızıl saçlarına dokunmaya."diye kendini savunmadan eksik etmedi.
"Hadi itiraf et. Saçlarımı kıskanıyorsun. Seninde kızıl saçların olsun isterdin değil mi?"diye onun ava yaklaştığı şekilde bende ona o şekilde yaklaştım.
"Ben, kızıl saç sevmem ki! Kumral seviyorum. Bak güneşte ışıl ışıl. Seninki ise ateş gibi."diye konuştu bay kendini beğenmiş.
"Kumral mı? Kumral bir tek Efra ve İlyas'a yakışıyor. Ailem dışındaki kumralları kabul etmiyorum."diye kesin sesle söyledim.