~7

16 2 23
                                        

Herkese iyi okumalar.

🌸

Sınıftan çıkıp lavobaya doğru ilerledim. İşimi hallederken içeriye birkaç kişinin girdiğini duydum, kulak kabartıp ne konuştuklarını dinlemeye başladım.

Kızlardan biri "kızım sen kafayı mı yedin, ya Buğra gidip Alin'e anlatırsa yaptıklarını. Alin seni gebertir, elinden kimse alamaz"
Deyince içime bir kurt düşmedi desem yalan olur.

Dinlemeye devam ettim. "Saçmalama Aleyna ya, ne yapabilecek, ama nasıl kötü oldu ben Buğra'yı öperken, surat ifadesini kayda almak isterdim. Bakar bakar gülerdim" diyerek iğrenç bir kahkaha sesi duydum. Iyy itici salak, Alin seni bir eline geçirsin de ben görürüm o zaman seni, pis yelloz.

Aleyna dediği kız konuşmaya devam etti " bu güne kadar söylemediğine dua et sen, Buğra o gün sana neler yaptı hatırlamıyor musun, çok tehlikeli sularda yüzüyorsun Merve, biraz dikkatli ol." Bu kız biraz mantıklı konuşuyordu ama biraz, bu salak kızla arkadaş olarak en büyük hatasını yapmış zaten.

Kızların gittiğini duyunca lavobadan çıkıp ellerimi yıkadım, hemen sınıfa koştum. Bizimkiler çoktan yemişler oturup beni bekliyorlardı.

"Bir an hiç gelmeyeceksin sandım, tuvalete yatak attığını falan düşünmeye başlıyordum" diyen Bora'ya suratımı ekşiterek baktım -şimdi surat ekşitmek ne diye sorarsanız, 'ıyyy' modu vardır ya hani heh o - "sus be salak, dinleyin bomba haberlerim var" deyip her şeyi bir bir anlattım.

Alin, anlattıklarımdan sonra derin bir nefes çekti önce içine sonra da "kalk gidiyoruz, ben şu Merve'yi bir ziyaret edeyim pis yelloz, yolucam onun o çakma platin saçlarını, uyuz" saydıran Alin'i oturtup "şuan değil, öğle arası bitti zaten, yarın arada hallederiz rahat rahat, otur hadi Alin" deyip sakinleştirmeye çalışıyordum.

"Ne yani bizim enişte masum muymuş, vay anasını" diyen Bora'ya bakıp "valla masummuş Bora, ben de şaşırdım dinlerken görmen lazım beni tuvalet ajanı Aden, djdjdjdjdj" deyip hep birlikte kahkaha attık. Bizden ayrı takılan Atahan'a gözüm kaysa da pek takmamaya çalıştım çünkü en son başım ağrıyor demişti, üzerine gitmek istemedim.

Zil çalınca Alin ve Bora sınıfına gitti. Biz de sıralarımızda oturup hocanın gelmesini bekledik. Ders matematikti, hoca içeriye girdi, ders anlatmaya başladı, eteğimin cebindeki telefonun titremesi sonucu elimi eteğimin cebine atıp telefonu çıkardım.

Aras: Bulamıyorum seni, nerelerdesin ya, çık hadi karşıma, merak ediyorum.

Suratımdaki gülümsemeyi merak eden Atahan dirseğimi dürtüp 'hayırdır' bakışını atınca telefonun ekranını ona gösterdim o da anlayıp kafasıyla onayladı beni. Bu bir nevi ' sen hallet işini, hoca bende, bu tarafa gelirse haber veririm' demekti.

Valla mükemmeliz, bakışlarla anlaşılan bir arkadaşlığımız var. Canım Atahan.

Önce bir ne olur ne olmaz diye hocayı kontrol ettim arkası dönük tahtaya bir şeyler yazıyordu.

Hemen mesaj kısmına girip Aras'ın üzerine tıkladım ve yazmaya başladım.

Gizli numara: Merak ettiğini bilmek bir nevi sevindirdi.

Gizli numara: Ama fazla düşünme

Gizli numara: Sana vakti geldiğinde karşına çıkacağımı söylemiştim.

Gizli numara: Şimdi ben sana bir kere daha aşık olmadan git ve dersini dinle.

Gizli numara: Çıkışta konuşacak bol bol vaktimiz olacak.

Aras: Peki, anonim. Öyle olsun. Karşıma çıktığında beni böyle kıvrandırmanın hesabını sorarım nasıl olsa.

Gizli numara: Bende seni çok seviyorum ♡♡♡

-Görüldü-

Yüzümdeki gülümsemeyi silip elimdeki telefonu cebime kaldırdım ve hocayı dinlemeye devam ettim. Her ne kadar bir yanım Aras ile konuşmam için beni dürtse de bunu ikimize de yapamazdım. Sonuç olarak hayatımız bize bağlı ve elimizden gelenin en iyisini yapmak mecburiyetindeyiz. Onu dersinden edemezdim.

Ben onunla konuşacak an bulurum nasıl olsa.

********

Okul çıkışı bizimkilerle bir kafeye gitmeye karar kıldık. Okulun yakınlarında çok güzel bir kafe vardı, oraya doğru adımlarken her zamanki gibi içerisinin dolu olduğu gözlerimizden kaçmadı.

Her ne kadar dolu olsa da insanların mutlu oldukları ya da üzüldükleri, duygularını sergiledikleri yerler bana hiçbir zaman kötü gelmemiştir.

İnsanlar arkadaşlarıyla, eşleriyle, dostlarıyla gelir, buranın mükemmel kahvesinden içerdi muhakkak. Bizimkiler boş gördükleri bir masaya doğru ilerlerken arkalarından yürüyordum.

Masaya oturup bir şeyler söyledik. Gelmelerini bekliyorduk.
Telefonuma düşen bildirimle telefonu elime alıp gelen mesaja baktım. Aras'tan dı.

Hayır çocuğa yazan benim, benim daha fazla ilgilenmem gerek ama valla çocuk benden ilgili, yavrum ya kıyamam merak ediyor ya. Neyse neyse Aden kendine gel ve mesajı aç sakince.

Telefonda mesaj kısmına girip ne yazdığına baktım.

Aras: Bizimkilerle okulun oradaki kafeye gidiyoruz, istersen bize katılabilirsin. Yazmakla uğraşma diye söylüyorum ;)

Hain köfte nasıl da göz kırpmış, yemezler aslanım, o günler de gelecek ama az sabret bakalım.

Gizli numara: Sen beni etkilemeye mi çalışıyorsun?

Gizli numara: Hayır amacın buysa başardın

Gizli numara: ama malesef

Gizli numara: Merak etme. Birlikte kafelere gittiğimiz günler de gelecek.

Gizli numara: Şimdi o güzel aklını her ne kadar benimle meşgul etmene sevinsem de, güzelce vakit geçir arkadaşlarınla

Gizli numara: Bu aralar çok ders çalışıyorsun, ödüllendir kendini 💕😉

Aras: Nasıl bir şeysin sen...

Gizli numara: Bu sözü senden duymak kalbim pır pır şuan 😇

Aras: Görüşmek dileğiyle anonim.

Gizli numara: Beni sevmen dileğiyle :)

Kafede bakışlarımı gezdirirken ileride çapraz masamızda oturan Aras'ları gördüm. Bizimkilere bunu söyledim.

Alin' in arkasında kaldıkları için Alin kafasını o tarafa çevirdi sonra Buğra'nın masaya doğru ilerlediğini fark edince hemen önüne döndü.

"Buraya mı geliyor o?" Deyince heyecandan ellerini nereye koyacağını şaşırdı onun bu haline içten bir tebessüm yolladım.

"Valla geliyo kuşum, şuan da tam arkanda" dememle Buğra'nın eli Alin'in omzunda yer edindi.

"Alin, biraz konuşabilir miyiz?"

🌙

Aden ~textingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin