w-15

555 69 76
                                        


Başlamadan önceki not: Arkadaşlar Victor Krum'dan nefret ettiğim söylenemez. Evet sevmiyorum ama sevenler belki vardır diye bu uyarıyı yapmak istedim. Bu hikayede Krum'dan birazcık kötü bahsedeceğim ve bu hikayedeki Victor Krum karakteri orijinal Victor Krum karakterinden tamamen bağımsızdır. 

***

Yemek yerken abimin anlattığı komik bir anıya gülüyorduk. Bill abim evde olduğu zamanlar ev daha neşeli oluyordu.

Babamla aramız -arada bir o günü hatırlatıp laf sokmasını saymazsak eğer- eskisi gibiydi.

Hermione yanımdaydı.

Sanırım geçirdiğim en güzel gecelerden biri de buydu.

Ron henüz yemeğe gelmemişti. Hermione burada olduğu için miydi bilmiyorum ama yukarı yemek de götürmemişti.

Garip.

Hermione'yi arada bir Ron'un olması gereken sandalyeye bakarken yakalıyordum. Muhtemelen kendisi yüzünden yemeğe katılmadığını düşünüyordu. Sonuçta Ron her türlü yemeği yer ve severdi. Bu yüzden gelmemiş olması herkesi şaşırttı ama Hermione'nin yanında sormak gibi bir kabalık da yapılmadı.

Telefonum titreştiğinde cebimdeki telefonu çıkardım. Kimseye çaktırmadan gelen mesaja baktım. Harry'den mesaj bekliyordum. Gelen mesaj tahmin ettiğim gibi Harry'dendi. İnstagramdan atılmıştı. Numaramı vermediğim aklıma geldi, bu yüzden instagramdan atmış olmalı. Bu arada instagramdan birbirimizi takip etmiyoruz. Harry, kimseyi takip etmiyor.

@harryjamespotter: Ron'a söyledim:) Telefonu suratıma kapattı.

Heyecanla cevap yazdım.

"Ne zaman söyledin, ne söyledin? Direkt kapattı bir şey demedi ve yazmadı mı? Anlat çabuk!"

Cevap gecikmedi.

@harryjamespotter: Arayıp anlatayım mı? Uzun biraz da

Elimdeki çatal yere düşerken birkaç bakışın bana döndüğünü hissettim ama benim gözlerim telefonda kilitli kalmıştı.

"Bir sorun mu var?" Hermione'nin sesi ile kendime geldim, ona doğru döndüm. 

"Yooo, yok bir sorun. Ne olacak ki?" sersemce güldüm.

"Benim bir işim var hemen geliyorum." dedim ve itiraz etmelerine hatta bir şey demelerine izin veremeden hızlıca odama doğru gittim. 

İnstagramdaki arama yerine elim giderken kalbim hızlıca atıyordu.

Alt tarafı konuşacaktık, bu ne heyecan? 

İnstagramdan görüntülü arayabilirdim. Ya da numaramı verecektim. 

"Olur."

Cevap yazdım. 

Birkaç dakika geçti, o dakikalar bana saat gibi geldi. Acaba numaramı mı yazmalıydım? Ama yazamazdım, sormadan numaramı neden atayım ki?

Telefonum çaldığında instagramdan ve görüntülü olduğunu gördüğümde resmen kalbim duracaktı. Bill abim saçımı dağıtmıştı ve şu an gerçekten de çok kötü görünüyordum.

Ya da nasıl göründüğümden ona neydi ki? Neden umursuyorum?

Bir hışımla aramayı cevapladım.

Harry'nin yüzünü görünce derin bir nefes verdim. 

"Selam." elini ensesine götürüp söyledi. 

Sersemlemiş gibi hissediyordum kendimi, çünkü onu ilk kez böyle görüyordum. Saçları her zamankinden daha dağınık görünüyordu. Dağınık saçın yakıştığı tek insan olabilirdi.

What? Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin