"the end"

897 28 47
                                        

finn ile sevişmemizden tam beş gün geçmişti ve bugün eczaneye hamilelik testi almaya gidiyiordum. Hatta şuan yolda yürüyordum diyebilirim. Eczaneye geldiğimde içeri girdim. Bir sürü insan oturmuştu. Bir çoğu yaşlıydı. Yaşlılık, ne zor şeydi. Yaşlanmak istemiyordum hep aynı yılda kalmak istiyordum. Eczacı karşimda duruyordu. Kadının yanına ilerledim.

"Merhaba, ben hamilelik testi alacaktım."

"Tabi vereyim." Dedi ve arkaya dönüp raftan aldı ve elime verdi. Parasını ödeyip eczaneden çıktım ve eve doğru yürüyordum. Kulaklığımı taktım ve Amy Winehouse açtım. Favori şarkım olan you know i'm no good'u dinliyordum.

Ev ile eczane arası yakında bu yüzden iki dakikaya evdeydim. Finn uyurken evden çıkmıştım. Ona sürpriz yapmak istiyordum. Saat daha dokuzdu. Yani çok erken bir saat değildi ama Finn bu.

Uyumayı çok seviyordu. Her dakika her yerde uyuyabilirdi. Eve geldiğimde kapıdan içeri girdim ve üstümdeki montu çıkarıp askılığa astım. Ocak ayındaydık ve havalar gayet soğuktu.

Hemen elimde tuttuğum hamilelik testi ile tuvalete çıktım. Şuana kadar hamile belirtilerim çıkmamıştı. Bu yüzden hamile olamayabilirim düşüncesi kafamın içinden çıkmıyordu. Finn'in bu duruma üzüleceğini biliyordum.

Şuan testin sonucu bekliyordum. Tanrım lütfen hamile olmuş olayı lütfen. Yaklaşık beş dakikadır bekliyordum test sonucunu ve işte karşımda çift çizgi duruyordu. O sırada bir an mutluluktan çığlık attım.

Bir an Finn'in uyuduğunu unuttum. Ve hemen yanıma Finn koştu.

"M-millie iyi misin bir tanem bir yerine bir şey mi oldu."

"F-Finn."

"Efendim, Millie beni korkutuyorsun ne oldu?"

Elimde tuttuğum hamilelik testini Finn'in eline verdim. Finn elini açık ağzına götürmüş bir şeyler söylemeye çalışıyordu ama sadece çalışıyordu.

"B-ben ş-şimdi baba mı oluyorum??"

"Evet finn baba oluyorsun." Dedim sevinçle Finn beni kucağına alıp etrafında beni döndürdü. Bu kadar mutlu olacağını bilmiyordum.

Finn'in gözleri dolmuştu aynı şekilde benimde dolmuştu. Finn beni yere indirdiğinde dudağıma bir buse kondurdu.

"Ama biz şimdi seninle sevişemeyecek miyiz?" Dedi üzgün bir şekilde.

"Üzgünüm finnie 9 ay dayanman gerekecek."

"Karnındaki minik için dayanabilirim."

"Evet dayanabilirsin." Diyip gülümsedim.

....

"Finn biraz abartmıyor musun?"

"Ama sen böyle yaparsan olmaz bak bunları konuştuk."

"Tamam bak yiyorum." Diyip elime verdiği bademleri yemeye başladım.

"Sence şuan ne yapıyordur?" Diye sordu Finn.

"Bilmiyorum ki."

"Bence beni düşünüyor."

"Allah allah neden seni düşünüyor?"

"Babası gibi olacakta ondan şey diye düşünüyordur bak kesin. Bende babam gibi yetenekli bir mimar olacağım."

"Avukat olacak bir kere o."

"Tamam fark etmez. Bu arada millie yarın doktor kontrolümüz var."

i need your love | fillieBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin