Gözlerimi açtığımda, gözlerime giren ışık ile gözlerimi tekrar kapadım ve pencerenin yanına gidip perdeyi indirdim. Saatime baktım bugün okul vardı en azından daha yarım saat vardı. Yanıma baktığımda finn yoktu o neredeydi? Aşağıya inme kararı aldım. Aşağı indiğimde sesler geliyordu. Finn kapının orada birisi ile sarılıyordu hatta ağlayacak gibi duruyordu. Kim olduğuna bakmaya çalışıyordum ama tanımıyordum. Kim olduğunu bakmak için yanlarına gittim.
"Günaydın bebeğim." Dedi finn
"Günaydın?" Dedim. Finn'e bakarak bir gözüm ile kızı gösterdim. Kız çok güzeldi kahverengi uzun dalgalı saçları, yeşil gözleri, giydiği kıyafetler çok güzeldi.
"Millie. Bu benim ablam. Üniversiteyi bitirdi ve California'dan şimdi buraya geldi."
"Selam millie. Ben Jayden." Dedi elini uzatarak. Gülümsedi bende ona karşılık olsun diye gülümsedim.
"Abla orda bekleyecek halin yok dimi? Hadi girsene içeri."
"Size rahatsızlık vermeye-."
"Saçmalama lütfen gel hadi." Dedim nazikçe. Gülümsedi ve içeri geçti. Üstündeki paltosunu askılığa astı ve içeri koltuğa geçti.
"Finn nick nerelerde?" Dedi jayden.
"Yaklaşık iki üç hafta önce arkadaşıma gideceğim dedi. Ama bir kere bile aramadı biliyorsun nick bu."
"Müsadenizle. Okul birazdan başlayacak üstümü çıkarmam gerekiyor." Diyip salondan çıktım ve Finn'in odasına ilerlemeye başladım.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kombinlerimi giydikten sonra saçlarımı topuz yaptım ve kuşağımın arkasından bir kaç tutam saç çıkardım. Böylelikle daha güzel durmuştu. Elimi bir lip balm aldım ve dudaklarımın üzerinde gezdirdim. O sırada belimden iki el tutup dudaklarını dudağıma bastıran kişiye döndüm.
"Lip balm'ın tadı çok güzelmiş. Ama dudakların tadı daha güzel." diyip sırıttı. Bende sadece utanırmışçasına gülümsedim.
"Millie ablam bir kaç gün burada kalacak senin için bir sorun yok değil mi?"
"Tabiki de sorun yok finn o senin ablan." (o senin baban qğırpdlöxöx)
"Anlayışın için teşekkür ederim Millie.
"Her zaman bebeğim. Hadi giyinsene sende."
"Ben ondan geldim." Dedi.
Ve üstünü çıkarmaya başladı. Bende makyajım ile ilgileniyordum. Boş çantamı elime aldım çünkü bütün kitaplar dolabımdaydı. Finn'de giyindikten sonra beraber aşağıya indik.