"daddy issues"

1K 41 4
                                        

burnuma gelen sucuk kokusu ile uyandım. Yanımda Finn yoktu dışardadır diye düşünüp dışarı çıktım ve evet oradaydı. Jack ve Finn sucuklu yumurta yapıyorlardı. Tanrı'm bunlar sucuk deposu yapmayı falan mı yapmışlardı zaten dün sekiz dokuz sucuk pişirmişlerdi şimdi de on, on beş sucuk vardı. "günaydın." diyerek yanlarına gittim." günaydın yenge." Jack' e ne diyorsun amk dercesine baktım. Ve sonra yüzümde sinirli bir yüz ifadesi olduğunu anlayınca başka bir yere yürümeye gitti ve biz Finn ile yalnız kalmıştık. "günaydın meleğim." diyip dudağımı buse kondurdu Finn. "günaydın." diyip sırıttım. "Dün gece rahat uyuyabildin mi bari?!" Kafamı salladım.

Sadie'lerin çadırlarından ses gelmeye başladı sanırım uyanıyorlardı. Ve dışarıya noah çıktı bunlar beraber mi uyumuşlardı arkasından da Sadie çıktı. Ve bize bakıp sırıtıyorlardı. "nadie olmuş bakıyorum da." diyip yanlarına gittim evet anlamında kafasını salladı noah. "hayırlı olsun kardeşim." diyip elini sıktı Finn noah'nın. Bende Sadie'yi sarıldım. Bu seferde lilia uyanmıştı. Zaten Jack kalkmıştı. "günaydın." diyerek kalktı ardından maddie kalktı yazık yavrum tek uyumuştu.

.....

Beraber güzel bir kahvaltı ettik ve birazdan bavullarımızı hazırlayacaktık ve eve dönecektik. Ama burası bana gerçekten iyi gelmişti hele temiz hava o kadar iyi gelmişti ki ama yarın veya bu akşam başımın ağrıcağından emindim. Çünkü temiz hava hep çarpardı beni. Ama bir yandan da çok severdim her neyse çok konuştum ve boş yaptım. "bebeğim gel bavulları düzenleyelim." dedi Finn kafamı sallayarak Finn'in yanına gittim. Ve kıyafetlerimizi düzenlemeye başladık. Böyle toparlama işlerinden nefret ederdim çok sıkıcı bir iş bence. Finn ise eğleniyor gibiydi. Çünkü resmen dans ediyor gibi duruyordu. "iyi misin Finn?" diyip kıkırdadım o da evet anlamında kafasını salladı ve güldü. Bir araba sesi yakınlaşıyordu dünden beri kimse gelmemişti şimdi ise kim geliyordu ki? Araba direk frene bastı ve arabayı stop ettirdi. Hayır olamaz kahretsin!! Annem gelmişti. Lilia'larda görmüş olacak ki bana bakıp kafalarını olumsuz olarak sallıyorlardı. "Kelly hanımın aklına yeni geliyorum sanırsam?" Dedim alaycı bir şekilde. " Kalk Millie gidiyoruz!"

"Pardon?! Bu kadar gün sonra mı aklına geliyorum ben haber vermeden çekip gidiyorsun şimdi de gelmiş bana gidiyoruz diyorsun başka isteğiniz var mı hanımefendi?

"Millie bak yaptıklarım için üzgünüm ama baban yaşıyor."

"Ne?!" Başım çok dönüyordu ve kulaklarım çınlamakta patlayacak gibi hissediyordum. Sırtımı bir anda çimenlerde hissettim gözlerim ise kendin yavaşça kapanmaya başlamıştı.

.......

"Hanımefendi bizi duyuyor musunuz ?" diye sesler kulağımda yankılanıyordu. Sanırsam bir sedyedeydim. Ne olduğu hakkında bir fikrim yoktu. Ah pardon vardı babam yaşıyordu. Kafamı hemşirelere olumlu anlamda salladım. Hemen beni bir odaya aldırlar. Ve kapıyı kapattılar. Artık gözlerimi kısık da olsa açabilmişti açtığımda ise yanımda ağlamaktan gözleri şişmiş bir Finn görmeyi beklemiyordum. "İyi misin meleğim." Diye sordu. Kafamı olumlu bir şekilde salladım. Çünkü konuşacak halim yoktu. "F-finn k-kelly nerde?" Dudağını bilmiyorum anlamında aşağı büzdü. Odaya bir doktor girdi. "Hastamız uyanmış nasıl hissediyorsunuz Millie hanım"

"İ-iyiyim." Diyebildim sadece şu lanet yerden gitmek istiyordum hemen. Ve Kelly'i bulmam gerekiyordu ondan herşeyi öğrenmem gerekiyordu. Babam nasıl yaşayabilirdi? O yaşadığı kazada ölmemiş miydi? Ben dört ay onun yasını tuttum odamdan çıkmaz oldum.  Hepsi boşmuş bunların ne kadar safsın Millie?
Doktor serum bağladı ve geçmiş olsun diyip odadan çıktı. Bu sefer odaya bizimkiler kavga varmış gibi girdiler bu da kıkırdamama neden oldu. "Bebeğim iyi misin bizi çok korkuttun." Dedi Sadie. Kafamı salladım. İçeri bizimkiler girdikten sonra kapı yine açıldı bu sefer ise içeri Kelly girdi. Ve koluma bağlı olan serumu çıkardım. "Millie ne yapıyorsun?!" diye bağırdı Finn. Kimseyi takmıyordum. Ve kelly'nin yanına ilerledim. "Babamın nerede olduğunu bana hemen söyleyeceksin." Diye bağırdım.

"Los Angales'ta sakin ol sana her şeyi anlatayım." Kafamı salladım. Ve yatağa tekrar oturdum. Kelly'de karşıma oturdu bizimkiler de koltuklara oturdular.

"Bundan beş ay önce yani babanın kazasından bir ay önce babanın beni aldattığını öğrendim. Ve gerçekten çok üzülmüştüm. Yani kalbim kırılmıştı. Onu istemediğimi ve boşanmak istediğimi söyledim onun yüzünü bile görmek istemiyordum. O da bunu sana nasıl söyleyeceğini bilemedi ve sahte bir kaza ayarladı. Ve öldüm diye işin içinden çekildi yeni sevgilisi ile birlikte Los Angales"a taşındı." Gerçekten ağzım açık kalmıştı. Burada annemin hiç bir suçu yoktu.

"Peki sen neden beni bırakıp gittin?"

"Babana bakmaya gittim gerçekten orada ne haltlar çevirdiğini merak etmiştim ama gerçekten sevgilisi ile beraber orada yaşıyor annecim." Gözümden yaş geldi ve anneme sarıldım ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.

aşırı geç gelen yb in çok üzgünüm bir daha böyle bir şey yaşanmaması dileği ile sizleri seviyorum oy atmayı unutmayın!
oy sınırı; 11

i need your love | fillieBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin