Sen Benimsin

3.5K 101 36
                                        

Agra cevabıma şaşırmıştı. Muhtemelen ona kızacağımı ve utanacağımı düşündü. Gerçi utanmadım değil. Ama şaşırtmak iyidir.

"İşte benim sevgilim." Dedi gülerek. Elimden tuttu ve koridorda ilerlemeye başladı. Merdivenin başına geldiğimizde odalardan birinden 35 yaşında gösteren bir hizmetli çıktı. "Annem nerede Tülay."

Annesi yaşında kadına ismiyle hitap ediyor terbiyesiz.

"Odasından bazı evrakları alıp ofise gidicekti. Çıkmış olabilir efendim."

"Hadi ya. Annemle tanışamıycaksın o zaman Rüya." Benim için daha iyi valla. Kadın oğlunun sevgilisiyle tanışıcak ve eğer benden hoşlanmazsa Agra'ya kim bilir neler söyliycek.

"Sorun değil. Daha sonra hallederiz."

"Aynen. Hem odamda daha fazla vakit geçirebiliriz." Agra bunları söyleyince adının Tülay olduğunu öğrendiğim kadın başını eğerek aşağıya inmeye başladı.

Agra da bir üst kata çıkmaya başlayınca arkasından ilerledim. "Bak kadın şimdi beni çok yanlış tanıycak Agra yanında neden öyle diyorsun ki."

"Ne önemi var ki. Gidip ailene seni anlatıcak hali yok ya."

"Olsun."

"Hahah tamam olsun." Dedi ve 3. Kattaki tek kapıyı açtı. Odası gri ve beyaz tonlarında. Abartılı şeyler olmamasına rağmen fazlasıyla güzel bir oda. Odanın sonunda çift kişilik bir yatak ve yanında şifonyer var.

Yatağın karşısında büyük bir led tv var. Onun yan tarafında biraz uzakta bir çalışma masası ve yanında uzun siyah renkte kitaplık. Tamamen kitaplarla dolu çok hoş. İlerleyip kitapları incelediğimde türlerine göre bölümlere yerleştirildiğini gördüm. Ders kitapları, testler, romanlar, ansiklopediler ve bilgi amaçlı onu bunu anlatan kitaplar.

Agra arkamdan geçip yatağa oturduğunda arkama döndüm. Karşımda iki tane yan yana kapı var. Kapıların etraflarından mavi şerit geçiyor ve yan yana olduklarından çok hoş duruyor. Kapılardan birini açtığımda her zaman istediğim şeyi gördüm. Kıyafet odası. Odanın duvarları siyah ama gardroplardan fazla bir yer görünmediğinden dolayı boğmuyor. Dolaplar gri, 2 tane dolabın önü cam ve içi görünüyor. Bunlardan birinin içinde ayakkabılar var. Büyük bir dolap. İçi çeşitlerine göre ayrılmış ayakkabılarla dolu. Diğer dolabın içinde ise şapkalar ve takılar var. Küçük bir dolap ama içi tamamen dolu. Bu ara çok güzel bileklikleri var. Bilekliklerin yanında kol düğmeleri var.

Odadan çıktığımda Agra oturmuş saatine bakıyordu. Yan oda da muhtemelen banyo olduğu için girmedim.

Kapıyı kapattım ve yaslandım. Kollarımı göğsümde birleştirdim ve odaya bir daha göz attım. Agra'ya dönüp gülümsedim. "Odan çok mu çok güzel. Kıyafet odan var ya. Bu muhteşem. Bu arada neden çift kişilik yatağın var."

"Aa şey, işime daha çok yarıyor." Buna karşılık göz devirdim.  Daha rahat deseydin yeterdi yani. Eliyle yatağa iki kere vurdu. "Gelsene."

İlerledim ve yanına oturdum. Daha sonra şifonyerin üzerindeki siyah kar küresini görünce tekrar kalktım. Yani içindeki taneler siyahtı ve düşünen adam heykeli vardı.

Agra "Daha sonra incelersin gel artık." diye sitem etti ve beni belimden tutup kendisine doğru çekti.

Dengemi kaybettim ve kucağına düştüm. Korkuyla boynuna sarıldım. Daha sonra bulunduğumuz pozisyonu farkedip kalkmaya yeltendim ama Agra beni geri oturttu.

"Agra napıyorsuun?!"

" Hey ne olucak ki sadece oturuyorsun." Evet sadece oturuyorum dimi.

"Çok güzel bir yerde oturuyorum ama."

Belalı SevgilimBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin