Zorlu Görev

2.6K 74 23
                                        

Agra'dan...

Saat 03:27 ve babam beni arıyor. Ama bu saatde olmaz ya. "Efendim baba."

"Şirkete gel. Yok etmen gereken birisi var."

"Tamam, yarım saate oradayım." Dedim ve telefonu kapattım. Yatakta oturur pozisyona geldim ve gözlerimi kapattım. Bu halde bile uyuyabilecek durumdayım. Ama babamın gazabındansa uykusuzluğu tercih ederim.

Kalkıp banyoya gittim ve yüzümü yıkadım. Tekrar odaya girip üzerimdeki tişörtü ve eşofmanı çıkardım. Siyah bir kot pantolonla gri sade bir tişört giydim. Islak olan yüzümü giydiğim tişörte sildim ve anahtarlarla telefonumu alıp çıktım.

                             ***

Kapıyı tıklattım ve içeriye girdim. "Baba?"

"Gel Agra. Adam yan odada, ölü vaziyette. Onu al ve bir şekilde hallet." Ama sanada yuh baba beni nelerle uğraştırıyosun sen ya. Adam ölü be ölü!

"İyide baba neden ben hallediyorum ki. Adamlardan birisine ver gitsin onlar halletsin. Bu saatde çağırdın beni."

"Agra. Bu adam bizim ortaklarımızdan birisiydi. İşin temiz bir şekilde bittiğinden emin olmam gerek. Bir şekilde git morga yerleştir. "

"Ben 18 yaşındayım nasıl yapayım onu baba."

"16 yaşında Amerika'ya gittiğinde oradakilerin ehliyet aldığını görünce bende alıcam diye tutturmuştun. 16 yaşında ehliyet alıyorsan 18 yaşında da artık pis işlere başlıyabilirsin. Benim tek çocuğumsun. Soyumuzu sen devam ettiriceksin. Bu işleri yapman şart. Şimdi git hallet."

Derin bir nefes alıp verdim. "Peki baba." Oflayarak odadan çıktım.

Garaja gidip arabaya bindim. Telefonumu çıkarıp Cenk'i aradım. "Kuzen."

"Oğlum gecenin bi yarısı ne bokuna arıyon lan beni."

"Ya abi babam görev verdi. Zor durumdayım. Gel yardım et."

Esneme sesi geldi. Uykulu bir sesle "Adam mı öldürücen?" Nasılda kolay söylüyor şerefsiz.

"Onu yanıma birilerini alır öldürtürdüm de bu sefer öyle değil. Hem onuda basit birşeymiş gibi söyleme lan bir defa yaptım onu da başkası vurdu zaten ben sadece izledim. Bu işler çok fena ya. Bu yaşımda babam nasıl benden böyle birşey isterki."

"Ne istediğini söylesen diyorum artık."

"Bir adam var. Ölü, babamın ortaklarından birisiymiş."

"Ortaksa ne diye öldürmüşler adamı lan."

"Ben nerden biliyim oğlum. Parada kaçakçılık filan yapmıştır heralde. İşte o adamı morga yerleştiricem." Bu sefer de ben basitleştirdiğim için kendime kızdım. Morga yerleştirmek ne ya.

"Tamam. Senin mekanda buluşalım."

"Anlaştık." Dedim ve telefonu kapattım.

Arabayı çalıştırıp kumarhaneye sürmeye başladım. Saat 04:08 ve gözlerimi zar zor açık tutuyorum. Yollardaki ışıklar daha çok uykumu getiriyor. Ara sıra içim geçiyor. Gözüm kapanıyor. Korna sesiyle kendime geliyorum. Kırmızı ışıkta durmamla gözlerimi kapatıp direksiyona yaslamam bir oldu. Gözümüm önüne Rüya geldi. Çok güzel. Küçücük bir yüzü var. Ağzı, burnu her yeri. Ve çok güzel bir vücudu. Küçük olduğu için kıvrımları fazla belirgin değil. Benim için kıvrımlar önemlidir ama onlarsızda idare edebilirim. Ona kolay kolay dokunabileceğimide sanmıyorum. Alara'yla idare edebilirim sanırım.

Belalı SevgilimBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin