İşte yeni bölüm. Sonunda beklenen an geldii. Umarım bölümü beğenirsiniz. Bölüm hakkındaki düşüncelerinizi bekliyorum. İyi okumalarr :D
"Rüya, aç gözlerini. Ne oldu şimdi. Heyy Rüya! Kızım sen iki bardakta niye böyle oldun ki. Aç şu gözlerini artık!"
Agra'nın gittikçe artan bir ses tonuyla bana patlamasıyla açtım gözlerimi. İkinci seferi boğazımı ilki gibi acıtmamıştı ama bu sefer gözlerim yanmıştı. Ve gözlerimi kapattığım an kendimi sorgulamaya başlamıştım. Yoksa içkinin bir etkisi yok.
"Sonunda. İyimisin?"
"Evet, evet iyiyim. Bir tane daha alabilir miyim?" Buda benim mallığımdır işte.
" Hoşuna gitti anlaşılan." İyiki düşüncelerimi okuyamıyorsun he.
"Hayır. Tadı berbat. Ama devam etmek istiyorum. Lütfeen."
"Bu kadarı senin için yeterli güzelim. Onun yerine dans etmeye ne dersin?"
Hayatta olmaz. Ben dans etmeyi hiç beceremem ki. Apaçiler gibi acayip hareketler filan yaparım. İnsan içinde hiç dans etmedim. Sadece Ceyda'yla. Oda zaten şarkının yarısında durup bana gülmeye başlıyordu. Rezillikten kendimi camdan aşağıya atarim kesin, yani ben atmasam etrafimdakiler atar görüntü kirliliğinden.
"Yok ya ben böyle iyiyim boşver."
"Hadi ama, oyun bozanlık yapma. Eğlenmek iyi gelicek." Dedi ve kolumdan çekiştirmeye başladı.
"Agra hayır! Ya bıraksana, istemiyorum."
"Hadii. Kalk artık." Daha fazla çekiştirmesine dayanamayıp yerimden sendeleyerek kalktım.
Burdan alay konusu olmadan çıkmam gerek. Kaç Rüya kaç! "Tamam sen kazandın. Biraz dans edelim. Ama önce ikimize viski al, havaya girmem lazım."
"Peki güzelim." Dedi ve barmene döndü.
Bende hemen çıkışa yönelip koşmaya başladım. Buna tam olarak koşmak denemez ama çabaladım işte. Çıkışı bulduğum anda sevinçle gülümsedim ve tek bildiğim yöne yani restorantın olduğu yere doğru ilerledim.
Yönümü şaşırmamak için yürürken bir kapı sesi duydum , ardından Agra'nın sesini. "Rüya!"
Arkama baktığımda yoktu. Daha benim olduğum koridorda olmadığına sevinsemde koşmaya başladığımda çıkan topuk seslerine lanet okuyordum. Bir kapıya ulaştığımda içeri girdim ve işte restoran. Önce yerimde durup diğer kapıyı aradım. Gördüğüm anda hızlı adımlarla ilerlemeye başladım.
Kapıya yaklaştığımda tekrar Agra'nın sesini duydum. "Rüya bekle beni." Burada fazla bağıramıyordu ve restorantta koşamazdı.
Kapıya ulaştığımda ona döndüm. Ne?! Koşmaya başladı. Ya bu çocukta hiç utanma yok mu ya. Restorantta koşulurmu hiç.
Hızlıca dışarı çıktım ve işte o son koridor. Koşmaya başladığımda arkamda kalan kapı açıldı. Ama bu çok hızlı ya. Havuzun olduğu yere açılan kapıyı açtım.
Agra çok yakınımdaydı. Kapattığımda bir çarpma sesi duydum. Anlaşılan. Kapıya çarptı. Canı acımışmıdır acaba. Ben niye kaçıyorum hem nede olsa dans etmek için geri götürmezdi beni. Havuzun yanındayken bu düşüncelerle durup arkama dönmüş ve Agra'nın girmesini beklemiştim.
Agra kapıyı açtığım beni böyle gördüğüne şaşırsa da kaşlarını çatmış ve sinirli bir şekilde bana yaklaşmaya başlamıştı. Bu bende korku duygusu yarattığından tekrar kaçmak istedim ve refleks olarak geriye doğru 1-2 adım attım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Belalı Sevgilim
Teen FictionHer insanın hayalleri vardır. Okul... İş... Aile... Para.... Amaa, bazıları duygusallık ister. Sevilmek, değerli hissetmek ister. Bazıları, aşk ister...
