Onu Seviyorum...

3.4K 104 30
                                        

Agra yanımıza gelip sandalyelerden birisine oturdu. "Merhaba. Ben Agra."

"Selim. Memnun oldum." Adını dahi yeni öğreniyorum adamın ya. Bari bende adımı söyliyim de Agra daha yeni tanıştığımızı anlasın yani tanışmadığımızı.

"Bende Rüya." Dedim gülümseyerek. Agra bana şaşkın bir bakış attı ve sırıtarak Selim'e döndü.

"Memnun oldum Selim." Bana doğru döndü. "Sevgilim seni burda yanlız bıraktığım için üzgünüm ama öyle sinirlenince biraz rahatlaman için bekledim. İstersen odamıza çıkalım. Yapabileceğimiz güzel fikirlerim var." Ne, ne dedi o ya. Şu an beynim uyuştu. Bana sevgilim dedi. Evet öyle dedii!

Hala şaşkınlığımdan kurtulamamışken cevap vermemi bile beklemeden ayağa kalktı ve beni elimden tutup nazikçe yönlendirerek kaldırdı. "Görüşürüz, Selim."

Beni asansöre doğru yönlendirdi. Asansöre bindikten 1-2 saniye sonra kendime gelip "Bana sevgilim mi dedin?" Diye bir soru yönelttim.

"Evet. Kavga çıkarmamı istemezdin heralde. Seni ondan kurtardım." Ben pek öyle söyliyemiycem ama. Yeni bir aşkta başlatabilirdim sanırıım. Ama sen varken olmaz çekicilik abidesi.

"Belki orda kalmak istiyordum."

Bana dik dik bakmaya başladı. "Ama ben benimle birlikte olmanı istiyorum."

Şu an seni cidden öpemek istiyorum pis yakışıklı. "Bende seninle birlikte olmak istiyorum."

Bunu söylediğim zaman asansörün kapıları açıldı. Kapatma düğmesine basarak kapıların kapanmasını sağladı. Bana anlam veremediğim ama içinde yoğun duygular olan bir şekilde bakmaya başladı. Bu çok hoşuma gitmişti. İstemsiz olarak dudağımın sol tarafı yukarıyo doğru kıvrıldı.

Gülümseyip ellerini belime koydu ve beni yavaş hareketlerle duvara yasladı. Sağ elini yanağıma koydu. Yüzünü yaklaştırmaya başladı. Gözlerimin içine bakıyordu. Bende onun gözlerine. Gözlerini tek görmemi sağlıyacak kadar yaklaştığında gözlerimi kapattım. Sanırım yapabilirim. Onu seviyorum. Onu seviyorumm. Buna hazırım. Yanii umarım...

Başını başıma yasladı ve nefes verdi. Baş parmağıyla yanağımı okşadı. Gözlerim hala kapalıydı. Beni dudağımın, dudağımın tam kenarından öptü. Dudağımdan değil kenarındann. Bunu beklemiyordum. Gözlerim istemsizce açıldığında onun gözleriyle buluştu. Elini yanağımdan çekip kapıların açılmasını sağlıycak olan düğmeye bastı. Eve girdiğimizde yatak odasına geçip kapıyı kapattı. Bende salona oturup beklemeye başladım.

Yarım saat oldu ve hala çıkmadı. Saat 16:03 ve benim canım çok sıkılmaya başladı. Bu nedenle odaya ilerledim ve kapısını açtığımda yatağın kenarında yüzü ellerinin arasında oturan Agra'yla karşılaştım. Beni gördüğü zaman ayağa kalktı.

"Ne var Rüya." Oo kibarlığından eser yok.

"Şey... benim canım sıkıldı da yani sende gelmeyince."

"Ne yapmak istiyorsan onu yap." Sayın öküz geri geldi.

"Ben seninle olmak istiyorum ama."

Ayağa kalkıp yanıma geldi. "Yatak burda. Birlikte olmak benide mutlu eder."  Daha neden burada durduğunu sorduğum kısma gelmeden kişilik değiştirdi resmen ya. Ani dönüşlerine alışmam zor olucak gibi. Duygu seline kapılıyorum sonra be.

"Of tamam ben sıkılmaya devam etmeye gidiyorum. Sende burda oturmaya devam et. Tamam mı sevgili sapık."

"Dur gitme. Şaka yaptım ya." Hahay şakacı seni.

"Pekii. Ne yapıcaz?"

"Hmm. Alışverişe ne dersin? Sonra üzerimizi değiştirip şu formalardan kurtuluruz." Ben, sevdiğim çocukla, alışveriş mi yapıcam!!

"Sen ciddimisin! Bu müthiş olur, hadi gidelim." Diyerek onu kolundan çekiştirdim ve kıkırdayarak dışarıya çıkardım.

Arabayı açınca hemen bindim ve onu bekledim. Bindiğinde arabayı çalıştırdı. "Buna bu kadar sevineceğini hiç düşünmemiştim. Neden bu kadar mutlu oldun." Çünkü alışverişe çıktığım kişi sensin.

"Sen anlamazsın. Kızsal birşey."

"Peki. Öyle olsun bakalım." Dedi ve radyoyu açtı. Daha önce duymadığım ama çok beğendiğim yabancı bir şarkı  çalıyordu.

                       *****

Agra'nın elinde dört benim elimde iki poşetle girdiğimiz 3. Mağazadan çıktık. Para ondan çıkıyor abisi dal mağazalara. Çok güzel dar siyah bir kot aldım. Üzerine toz pembe salaş bir tişört. Formamı çıkarıp bunları giyicektim. Yemek yemek için girdiğimiz bir restorantta hemen giyeceklerimi alıp lavaboya girdim ve kapıyı kilitledim. Başkaları gelebileceğinden dolayı hızlı davrandım.

Lavabodan çıkıp oturduğumuz yere ilerlediğimde Agra'nın da üzerini değiştirmiş olduğunu gördüm ve yanına oturup soran gözlerle bakmaya başladım.

"Bana neden öyle bakıyorsun."

"Çünkü üstünü nasıl bu kadar çabuk değiştirdiğini merak ediyorum."

"Siz kızlar, uzun bir sürede anca hazır oluyorsunuz. Ne kadar acele ettiğinizi sansanızda ne kadar yavaş davrandığınızın farkında değilsiniz."

"Tamam da bu kadar ezmene gerek yoktu yani."

Tatlı bir şekilde gülümsedi. "Ne yemek istersin?"

"Döner istiyorum." Açım ve istiyorum.

"Döner mi? Süprizlerle dolu bir kızsın." Ay ben seni yerim ya.

"Evet biliyorum. Ve yanında kola." Dedim 32 diş sırıtarak.

"Tamamdır." Dedi ve garsonu çağırıp kendisine de aynılarından söyledi.

Bir süre sonra gelen dönerlerimizi afiyetle ve büyük bir açlıkla yedikten sonra çıkıp arabaya ilerledik.

Yolda giderken bir çocuğun bakkaldan dondurma aldığını gördüm. "Agra!"

"Ne." Çok kibarsın be tatlı çocuk.

"Dondurma istiyorum."

"Nerene istiyorsun acaba. 1.5 döner le kola içtin. Ardından tatlıyla çay içtin ve şimdide dondurma. Sen nasıl zayıf kalmayı başarıyorsun ya."

"Sanane. Dondurma al bana noluur."

"Tamam bayan atarlı alalım dondurma" dedi ve arabayı kenera çekti. Bu gün çok güzel ilerliyordu. Sonunun da öyle olmasını umarak arabadan indim...

Belalı SevgilimBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin