Sabah okula gittim, dersler normal geçti. Serseri okula gelmemişti ama kimse onu görmediği için üzgün değildi. Bir süre sonra düşüp ayağını kırdığını ve rapor aldığını öğrendik. Tabi ki bir bahaneydi.
Öğle yemeğinde Mine bana bakamıyordu, hatta konuşurken bile çekinmeye devam etti. Bu şekilde devam edemezdi, abisini sevmesem de Mine ile sorunum yoktu.
-Uğur; Sorun değil seni suçlamıyorum.
-Mine; Ama ..ama..
- Uğur; Rahatla, sadece ikimiz arasında bir olay. Hep beraberiz arkadaşlığımızın etkilenmesine izin verme.
-Mine; Tamam, ama dikkatli ol. Abim pek..
-Uğur; Biliyorum.
Biraz rahatlamıştı, konuştuktan sonra yemekhaneden ayrılıp sınıflarımıza gittik. Bu gün aklıma ki planı devreye sokmam gerekiyordu. Okul çıkısı dağıldık, eve gidip üstümü değiştirdim. Biraz tereddüt ettikten sonra asyalı kılığıma geri döndüm ve ormana gittim.
Plan basitti artık işler ciddileşmişti ve bir şeyleri öğrenmem gerekiyordu. Biraz derinlere indikten sonra iyi bir yer buldum ve hançerimi çıkardım. Biraz salladım ve kullanmaya alıştım, sonra ormanda gezmeye başladım. Biraz ileride bir yaban domuzu gördüm, niyetim basitti sadece sallayarak bir şeyler gelişmedi. Canlı bir hedef lazımdı başlangıç olarak ormanda avlanmayı planladım.
Ağaçların arkalarından dolanarak domuza yaklaştım, uyuyor gibiydi. Bir kaç ses duyunca uyandı ve kalktı. Arkasından yaklaşıp bıçağı kaburgalarına sapladım, bıçak içeri girse bile derisi çok sertti. Birden acı bir ses çıkardı sonra ileriye koşmaya başladı.
Bıçak elimden kaçtı ve domuza saplanmış bir halde kaldı. Alışkın değildim, bıçağı zamanında çıkaramadım ve şimdi ellerim boştu. Domuz kızmıştı yaralanmasını umursamadı ve dönüp ileriden bana baktı.
Biraz sonra başını biraz eğip bana doğru koşmaya başladı, dişlerini bana saplarsa kolay kurtulamazdım. Yaralı bir hayvan her zaman korkutucudur. Ellerim boş kalınca güvenim gitti, envanterden silahımı aldım . Hedef alıp ateş etmeye çalıştım ama geri tepmesi beni sersemletti. Kendimi yana attım, domuz yanımdan geçip gitti ve biraz yavaşlayıp tekrar döndü. Tekrar hedef aldım bu sefer geri tepmeye hazırlıklıydım, 3 el ateş ettim ama sadece biri vurdu. Domuz tam güç koşmaya devam ediyordu. Tekrar kaçtım ve olaylar tekrarlandı.
Dört şarjşör mermi harcadıktan sonra sonunda öldü. Gidip hançerimi çıkardım. Biraz gururlu ve berbat hissetmeye başladım. Domuzun yanına gidip hançeri çıkartınca akan kanı gördüğümde kusma isteğim geldi. Geriye yuttum ama koku dayanılmaz geldi. Bir kaç ses duyunca hemen oradan uzaklaştım.
Bu yakındı, silah sesi insanları çekti. Envanterime silahımı ve hançerimi geri koydum. Biraz uzakta sessiz bir alana bulup dinlendim ve kendeime gelemeye çalıştım. Kenarda biraz kustum, ilk kez bir canlı öldürdüm. İnsan bile değildi, insan olsa nasıl hissederdim düşündükçe miğdem tekrar kalktı.
Biraz nefes egzersizi yaptım ve sakinleştim. Kendime gelmiştim, üstüme baktım bir sorun yoktu biraz çamur vardı ve onları silkeledim. Ormanda kalmak mantıklı değildi, birileriyle karşılaşırsam sorun olurdu yürüyerek çıkışa gittim. O sırada kenarda bir bitki gördüm. Asalak bir sarmaşıktı ama dikkatimi çeken küçük çiçekleriydi. Çiçekleri benim planladığım tıbbı banyo için gerekli son malzemelerdi. Gidip biraz topladım, o sırada çiçek toplamaya dalmışken arkamdan bir hışırtı duydum.
-Kıpırdama.. Ellerini yavaşça yukarı kaldır..
Sesi tanıdık geliyordu, ellerimi yavaşça yukarı kaldırıp döndüm. O polisti,.. kurtardığım. Bu kadar erken göreve dönmesini beklemiyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yeniden 1.Kitap 1/3
FantasyBir tasarımcı, devrim yaratacak bir proje için okyanusta bir tesise davet edilir. Bu projenin sonu olmasını beklemiyordur ve bir anda uyandığında çocukluğuna geriye dönmüştür ve artık yalnız değildir. Bir çok doğa üstü olay ve daha önce hiç görmediğ...
