20.BÖLÜM

516 149 141
                                        


50 OY SINIRLAMASI

Müziği açmayı unutmayın, keyifli okumalar🙏

Az önce kendisini bir bataklığa götüren iki merhametsiz insanın ölümünü izliyordu şuanda Meryem.

Ayakları geri geri giderken hala titreyen bedenini durduramıyordu. Geriye dönüp koşmak istediği sırada kulaklarını o ses doldurdu.
"Yardım et.."

Bu ses tonunu hatırlıyordu Meryem. Hem olayın şokuyla hemde bu ses tonuna dayanamayıp kendini yere attı. Hıçkırıklarinin ardı ardına kesilmiyordu. Elbette isyan etmiyordu Rabbine ama çok özlemişti annesini babasini ve abisini.

Barbar'ın ses tonu abisinin sesine ne kadarda benziyordu , şuana kadar nasılda fark edememişti.

Bir yandan amcasına bir yandan Barbar'a bakıp ne yapmasi gerektiğini düşündü ama içinde bulunduğu bu durumda kafası oldukca karışıktı.

Barbar , aşağıya baktığında düşerse yaşama ihtimalinin olmadığını anlamıştı. Ölüm onu şimdiye kadar hiç korkutmamıştı ama ölüme bu kadarda yakın ,uçurumun kenarında kalmamıştı.

Selim'i öldürmek isterken dengesini kaybetmesi sonucu buraya düşmüştü ve yaşamasının tek ihtimali kaçırdığı ve satmak istediği kızdı.

Kollarının takati kalmamıştı artık. Son kez yardım diledi zarar vermek istediği kıza, "yardım et."

Meryem kulaklarına ikinci kez dolan sözlerle kararını vermişti. Her ne olursa olsun o bir can, belki onu bekleyen bir annesi bir kardeşi vardır diye düşündü ve hızla doğrulup Barbar'a yaklaştı.

"Uzat elinii"

Gözlerini kapatmış kendini boşluğa bırakmaya hazırlayan Barbar, Meryem'in sesini duyunca şaşkınla gözlerini açtı. Bu kız ya delidir yada fazla merhametlidir diye geçirdi içinden. Insan hiç kendisine zarar verenlere yardım eder miydi? Onun için aslinda tüm dünya kötülükten ibaretti.

Ama şuan kendisine elini uzatan kıza şaşkınla bakarken kapkara kesilmiş ve merhametten eser kalmamış yüreğinde bir sızı hissetti. 

"Hadi elini uzat!"

Elleri yavaş yavaş kaymaya başlarken Meryem'in ikinci kez kendisine seslenmesiyle üzerindeki şaşkınlığı atıp Meryem'in eline uzanmaya çalıştı ama olmuyordu.

Meryem ne kadar uzansada olmuyordu Barbar'a ulaşamaıyordu. Dakikalar geçmişti ve artık Barbar'ın takatide kalmamıştı.

Meryem, bu şekilde olmayacağını anlayınca ,"Araba da halat var mı? Bu şekilde kurtulamazsın."

"Evet evet var bagajda var."

Meryem hızla koşup bagajı açıp içindeki halatı aldı ama gözüne çarpan diğer şeyide alarak geri gitti.

Ağaca bağladığı halatın ucunu Barbar'a uzatınca, Barbar sıkıca tutup yukarı doğru tırmanmaya başladı.

Uçurumdan kurtulunca kendini sırt üstü yere atıp üzerindeki şaşkınlığa daldı. Az önce birisinden yardım dilemişti ve oda yardım etmişti. Ne tepki vereceğini ne diyeceğini bilmiyordu.

Bir tarafı şaşkınlıktan kurtulup eski Barbar'dan ödün vermemesini söylerken diğer taraftan ne yapacağını bilemiyordu. Az ötede yerde kanlar içinde yatan Selim'i görünce insanlara güvenmemesi ve hep ilerlediği yolda ilerlemesi gerektiği kanaatine vardı.

Onu kurtaran kadında kesin bir menfaati varki onu kurtarmıştır diye düşünürken görüş açısına kendisine korkuyla yaklaşan Meryem'i gördü.

SONSUZLUĞUMBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin