IV

667 56 22
                                        

Multi: Alperen

× × × × ×

| Anıl

  Alperen'le tramvaydan inip ayrılalı neredeyse on dakika oluyordu. Saate bakmak için telefonumu cebimden çıkardım. Dokuza geliyordu. Geri cebime atıp eve yürürken muhtemelen o çoktan evine varmış ve kendini azıcık da olsa dinlenmek için yatağına bile atmıştı.

  Eve yürürken yanımdan geçen arabaların yoğunluğuyla gözlerim yola kaydı. Ancak tam karşımdan gelip farları gözlerimi aldığı için bakmam uzun sürmüyor, anında gözlerimi çekiyordum yoldan.

  Tekrar başımı kaldırıp gelen arabalara bakarken bu tarafa yaklaşan tıra kaydı gözlerim. Yanıma yaklaştığı zaman sanki başım dönmüş gibi yapıp birden önüne atlasam ne olurdu acaba? Altında ezilip ölür müydüm? Yoksa ölmeyi bile beceremeyen birisi olarak ömür boyu yataklarda sürünüp, bu boktan hayatımı kendime daha da cehenneme mi çevirirdim?

  Seçeneklerin ikisi arasında gelgit yaparken, olmayan şansım yüzünden başıma kesinlikle ikinci seçeneğin geleceğinden emindim.

  Tır iyice yaklaşırken, düşündüğüm şeyi denemek adına adımlarımı o tarafa çevirdiğimde onu görmediğimi düşünerek, hızını azaltmadan durmam adına kornaya bastı. Ama umursamadım. İkinci seçeneğin başıma geleceğini biliyordum ama denemeden de ne olacağını bilemezdim. Adım atıp iyice kaldırımın ucuna geldiğimde telefonum çalmaya başladı.

  Çalan telefonumla tıra diktiğim bakışlarımı çekerken, yol kenarındaki kaldırım taşında durduğumu umursamadan olduğum yerde kaldım ve telefonumu ceketimin cebinden çıkarıp kimin aradığına baktım.

  Alperen arıyordu.

  Bu tarz bir şeye kalkışacağım içine mi doğmuştu ne olmuştu? Ne zaman aklımdan böyle şeyler geçse, bunu hissetmiş gibi ya beni arıyordu ya da mesaj atarak farkında olmadan yapmamam için beni engelliyordu.

  Yutkunup tırın nerede olduğuna bakmak için başımı kaldırdığımda beni ezmemek için yavaşlamak yerine kornaya basarak hızla önümden geçmesi ve hızı yüzünden arkasından gelen soğuk havanın suratıma çarpması bir oldu. Gözlerimi anında sıkıca yumup ürkerek geri çekileceğimde kaldırım taşının üzerinde olduğum için dengemi kuramayarak yere yapıştım. Popom yerle sert bir şekilde buluştuğu için acımış, telefonum ise elimden düşüp biraz uzağa fırlamıştı.

  Saniyelik olarak gözümü tırdan ayırıp telefona bakmam yüzünden, bir anda önümden bu hızla geçmesi beni fazlasıyla ürkütmüştü. Kendim iyice ucuna kadar gelmiştim ama ezmese bile peşinden beni uçurup altına çekecek kadar sert olan kuvveti ürkütücüydü.

  İlk kez böyle kocaman bir aracın bu hızla bu kadar dibimden geçmesi yüzünden düzensizleşmeye başlayan nefesim ve atışı hızlanan kalbimle, bakışlarım çoktan uzaklaşmış olan aracı buldu.

  Arkasından bakarken o an Alperen'in beni aramadığını ve benim de önüne atladığımı düşündüm. Beni çoktan ezmiş olacaktı. Daha sonrasında ben yerde acıyla kıvranıp yaptığım aptallıktan pişman olurken, yaşanan kazadan dolayı yol kapanıp, trafik akışı duracaktı büyük ihtimalle.

  Çünkü beni ezmemek için durma düşüncesinin tır şoförünün aklından bile geçmediğinin farkındaydım. Ben olsam ezmemek için sadece kornaya basmaz, hızımı da yavaşlatırdım. Ancak o şoför ben öylece yola yürürken hızını yavaşlatmak yerine, sadece yola çıkmamam için uyarıcı bir şekilde kornaya basmaktan başka bir şey yapmamıştı. Belki basarken dururum diye düşünmüştü ama sonuç olarak durmamıştım.

Belirsiz • [bxb]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin