Saat 08.00 olduğunda salak alarmımın sesiyle uyandım. Genelde Shawn'ın sesiyle uyanmayı severdim çünkü alışmıştım sabah uyanır uyanmaz odama gelir ve "Bea!" Diye bağırırdı. Sandığınız gibi romantik değil yani. Kalkıp saçımı topladım. Shawn'ın bana yaptığını ona yapıcaktım. Odaya girince bağırdım "Shawn!" Oda boştu. Shawn'ın uykusu hafif olurdu hemen uyanması gerekirdi. Yatağı da boştu. Nereye gitmişti ki? Yatağının üstüne baktım belki not bırakmıştır diye. Tahminim doğru çıktı. Notta "Bu sabah odana gelip "Bea!" diye bağıramadığım için üzgünüm. Sabahın 7'sinde bir yere gitmem gerekti ama bu seni gerçekten mutlu edecek güzelim. Fazla merak etme sorun yok. 9 gibi gelirim. Ayrıca kahvaltı da hazırlama seninle kahvaltıya gidicez. Şimdi sadece yatağıma gir ve uyu." İster istemez gülümsedim. Ve yatağa girdim. Uykum vardı. Gözlerim de uykuma karşı çıkmadı ve kapandılar.
~~~~~~~~~~
Belimde hissettiğim iki el ile uyandım. Arkama dönmeye çalıştım ama bu iki el beni o kadar kavramıştıki dönemiyordum. Bir kaç saniye sonra pes ettim. Shawn'ın kokusunu çok seviyordum. Bu yüzden Shawn'ın kokusu ve Shawn ile uyumaya karar verdim. Sonra Shawn yavaşça beni çevirdi. "Çok uyumadın mı prenses saat 11 oldu." O gülünce bende gülümsedim. Elimden tutup beni yavaşça kaldırdı ve yanağımı öptü. Shawn herkesten farklıydı. O masumdu. Bizim aşkımız daha masumdu. Herhangi bir çıkar ilişkimiz yoktu. Biz birbirimize bağlıydık. Sadece aşıktık farklı bir çıkar yoktu.
Giyinmemi söyleyince odama doğru yavaşça gittim. Beyaz çiçekli bir etek ile göbeği açık askılı mavi bluzumu çıkardım. Altımada beyaz vans giydim. Saçımı taradıktan sonra hazırdım. Çok makyaj yapmayı sevmezdim. Sadece konserlerde ve ödül günlerinde yapardım. Shawn kapıyı tıklattığında kapıyı açtım. Direk lafa başladı "Bea!" sinirliydi. Korkarak konuştum "E-efendim" "Güzelim sen beni öldürücek misin? Katil mi yapıcaksın? Eteğin çok kısa ben senin sevgilin olduğum halde bakmamaya çalışıyorum. Kim bilir garsonlar filan nasıl yicekler seni. Şimdi giyeceğini ben seçiyorum." Beyaz yırtık bir pantalon uzattı. "Odadan çıkıyorum 1 dakika içinde geliyorum çabuk ol güzelim." Odadan çıkınca hemen giyindim. Kapıyı açtım. Ve ona sarıldım. Dudağını yavaşça öpüp konuştum. "Korkmana gerek yoktu aslında ben seninim Shawn." Güldü. "Biliyorum güzelim. Hadi gidelim." Arabaya bindiğimizde Austin'in şarkısı çalıyordu. Shawty Shawty çalıyordu. Bağırmaya başladım "Aye shawty shawty don't you wanna be
Mine we can cruise the world I need you by my side
We can dance all night and party like yeah
Wake up in the mornin do it do it again
Aye shawty shawty don't you wanna be
Mine we can cruise the city if your ready to ride
We can live for the moment we yellin out ya
Wake up in the morning do it do it again like
You lookin like a
Star tonight they all know who you are tonight
Whatcha doin later on I don't mean tonight I'm talkin 'bout
Your life yeah aye girl you lookin like a star tonight
Won't you jump up in my car tonight
We can do it all is this your favorite song aw yeah yeah
Yeah yeah already I love you already we gotta do it we
Gotta do it all dressed already standing by the door
See you smilin and we're ready to go
Aye shawty shawty don't you wanna be
Mine we can cruise the world I need you by my side
We can dance all night and party like yeah
Wake up in the mornin do it do it again."
Shawn konuştu. "Austin'i kıskanıyorum. Benim şarkılarımı bile doğru düzgün dinlemiyorsun." Güldüm ve konuştum. "Birincisi Austin'i severim ama o bir sen değil Shawn. İkincisi neden yanımda canlı Shawn Mendes varken radyodan dinliyeyim ki. Ve ayrıca zil sesim senin Stitches şarkın. Itunes'da sadece senin benim ve Jacob'un şarkıları var." Shawn güldü "İyiki varsın güzelim." Bu sırada kahvaltı yerine gelmiştik. Dışarı çıktık. Elimi tuttu ve içeriye girdik.
~kahvaltı sonu~
Shawn konuştu. "Bea sabah senin için birşey almaya gitmiştim. Neden erken diye sorarsın sadece o zamanı boşmuş. Sonra bana bir çanta verdi. İçinde bir tane kutu birde iki bilete benzer bir şey vardı. İlk önce kutuyu açtım içinde kutuyu bana ver yazıyordu. Kutuyu Shawn'a verdim. "Daha fazla bekleyemeyeceğim Bea. Seni kaybetmekten her saniye daha fazla korkuyorum. Bu işi belgelemenin zamanı geldi." Önümde dikildi. "Lütfen ayağa kalk Bea." Kalktım. "Kutudaki notu aldı ve bana uzattı. "Bunu ölene kadar sakla tamam mı?" Başımı salladım. Kutuyu bana çevirdi. Hala kapalıydı. "İstediğin zaman cevap verebilirsin Bea." Sonra çantadaki iki biletide aldı. Cebine koydu. Yavaşça kutuyu açtı. "Benimle evlenir misin Bea?" O an şoke oldum. O kadar güzel söylemişti ki. 2 yıl önce böyle birşey olacak deseler gülerdim. Şuan gerçekti. "Düşünmek için ne kadar sürem var Shawn?"
"İstediğin kadar süren var Güzelim. Seni her zaman bekleyebilirim."
"İstemiyorum."
Shawn'ın yüzü düştü. Şaka yapacaktım.
"B-ben düşünmüştüm ki..."
"İstemiyorum Shawn. Düşünmek istemiyorum. Şuanda ve sonsuza kadar. Evet diyorum Shawn. Evet!" Ayağa kalktı. Ve sarıldı. Beni döndürdü. Parmağıma yüzüğü geçirdi. Sonra biletleri çıkardı ve bana gösterdi. "Bu sabah Austin ile konuştum. Austin Mahone konserine gidiyoruz güzelim." Ona tekrar sarıldım. "Bu yüzüğü şarkı söylediğimiz gün almıştım. Doğru gün geldiğinde sana bu teklifi edecektim. Doğru zaman bu zamanmış. Gözünün içine baktım. Gözlerim dolmuştu. Aynı anda söyledik. "Seni seviyorum."
~Bu bölümü çok sevdim ya. 30. Bölüm gibi final gelir. Zaten kurgu belirli. Normalde bu kadar erken olmayacaktı ama son bölümleri geleceğe ayırmak istiyorum. Bu fikir yani evlilik teklifi dün gece aklıma geldi. Sadece bu yani. Sizi seviyorum!~
*reklam*
Last Love diye bir Cameron Dallas fan fiction'a başladım. Sadece tanıtımı var ama okuyabilirsiniz teşekkür ederim.
*reklam bitti*
