"Evlenelim" demişti. Evet yanlış duymadın Duru adam sana evlenme teklif ediyor şu an. Hiçbir tepki veremedim. Buraya gelirken böyle bir şeyle karşılacağımı beklemezdim. Fazlasıyla şok olmuştum. Kaç saniyedir yüzüne bakıyordum bilmiyorum ama en sonunda konuşarak sessizliği bozdu.
"Evet?" Kaşları çatıktı. Fazla beklemeyi yediremedi galiba beyefendi.
"Ben buna cevap veremem şu an. Buraya gelirken böyle bir şeyle karşılacağımı tahmin etmemiştim tabi ki. Benim düşünmem gerek. Hemen kabul edemem." Cümlelerimi teker teker sesimin titremesine engel olmaya çalışarak söylemiştim.
"Bende sen buraya gelmeden önce kurmadım planı herhalde."
"Her neyse ne. Şu anda buna yanıt veremem."
"Birisi mi var?" Onu ne ilgilendirirdi?
"Bu seni ilgilendirmez. Bana zaman ver sadece. Ben sana kararımı verince ulaşacağım." Cebinden telefonu çıkardı. Parmaklarıyla bir şeyler yaptı ve tekrar yerine koydu. Çantamda telefonumun titrediğini hissettim. Numarasını atmış olmalıydı. Kapıya girilen şifrenin sesiyle oraya odaklandık. Adamlarından biri yanımıza gelerek
"Abi depodaki iş tamam. Senin gelmen gerekiyor artık." Başıyla git işareti yaptı adama. Bana döndü, gözlerini gözlerime çıkardı.
"Kararını ver, bana en kısa zamanda bildir Duru." Kafamla küçük bir baş işareti yapıp süitten çıktım. Ben eve gip Marcel'e ne diyecektim? Ya Mehmet'e? Off bir kere de sorunsuz olsun her şey. Arabaya binip eve gittim.
...
Son 2 saattir koltukta uzanmış film izliyordum ya da en azından bunun için çabalıyordum. Eve geldiğimde Mehmet ve Marcel burada değildi. Konuyu onlara açamamıştım. Marcel görüşmenin nasıl geçtiğine dair mesaj atmıştı. Onu şimdilik geçirmiştim.
Kafamı kurcalayan bir şey daha var. Yağız Emirgan'ın Tuğrul'un oğlu Ömer ile ne gibi bir ilgisi var? Sırf onu alabilmek için bir evlilik yapmayı teklif etti bana. Geçitteki güvenlik önlemlerinden geçebileceğini pek sanmıyorum ama eğer geçerse hem ben hem de kendiside çok büyük zarara uğrardı. En mantıklısı buydu. Evlilik. Ama bir o kadarda mantıksız. Daha tanımadığım bir adamla üstelik bu Yağız Emirgan'sa nasıl evlenmeyi düşünebilirim ki? Elbette gerçek bir evlilik olmaz ama yinede bu haber duyulduğunda herkes bizi öyle görecek. Teklifi kabul edip etmemekte kararsızım. Ona güvenemem ama o ticareti de engellemem gerek. Onca kişinin hayatına dokunabilecekken buna susamam. Teklifi kabul ettiğimde Marcel'e ne diyeceğimi hiç bilmiyorum. Eminim bu karara kesin bir dille karşı çıkacak. Böyle bir plan için o adamla birlikte olmama asla izin vermez. Ama onu dilemeyeceğimi de bilir. Eninde sonunda kabul eder ama aramızın açılmasından endişeleniyorum. Ha bir de Mehmet faktörü var tabi. Off! Çıldırıcam gerçekten. Marcel'e ona aşık olduğumu söylesem inanır mıydı? Sanmam. Benim senelerdir kimse için atmayan kalbim iki gün önceki adama aşık olamazdı. Asla inanmazdı buna.
"Sana diyorum Duru. Duymuyor musun beni?" Gözümün önünde şıklatılan parmakla düşüncelerimden çıktım. Hayır ama ben daha kendim tartışıyorum Marcel sen nereden çıktın şimdi?!
"Dalmışım."
"Farkettik onu. Ee anlat bakalım neymiş derdi?" Bir dizini diğer bacağının altına alıp yanımda oturdu. Ne diyeceğimi bilmiyordum gerçekten. Yalan mı söylesem?
"Durucuğum, güzelim, hadi artık söylesen mi çünkü sabredemeyeceğim artık. 2 saat oldu hala bir şeyler düşünüyorsun." Sabır dilercesine konuştuğunda bende kaşlarımı çattım, battaniyemi üstümden attım ve ayağa kalktım.
"Ben düşünüyordum. Sen geldin kafamdakiler dağıldı, al işte! Anlatmıyorum sana bir şey de! Madem sabredemiyorsun git Mehmet'le takıl." Aferin Duru söyleyecek bir şeyin yok adama, en iyisi saçma nedenler bulup yükselmek. İşe yarar en azından.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AMOR
Teen FictionYeraltına hükmedecek gizli bir kraliçe...Babasından sonra işleri devralırsa ne olur? #mafyaaşkı (1.)
