7.BÖLÜM(2D1K)

229 15 2
                                    

Hepimiz yaralı doğuyorduk
Herşey o yaranın yerini öğrenince başlıyor
Önce kanıyor sonra acıtıyor
Ama hiç kapanmıyor...

Bazı duyguları yaşamaya ya geç kalmıştık yada yanlış zamanda rastladık, yanlış zaman yanlış insan.. yaşadığım herneyse yada hissettiğim bu duygular bana çok yabancı, o kötü biri biliyorum ama kalbim bunu kabul etmek istemiyor kısa zamanda ona karşı tarifsiz hisler beslemem doğru mu? Onun gözlerindeki karanlık çok derin, yaralı kalbim can vermek üzere onun çekimine kapılırsam öleceğimi biliyorum. İkimizde yaralıyız, ikimizde acı çekiyoruz, acılarımızın adı farklı ama şiddeti aynıydı. Onun görülmemiş hesapları var benimde kanayan yaralarım, ondan uzak durmak en sağlıklısı ama ya ben hastalıklı bir mazoşistim yada ölmekten korkmayan bir aptal. Konuşmak iyi olabilirmiydi belkide kötü şeyler yapmamıştır, ya yapmışsa! O kötü biri Hazan tıpkı hayatındaki ler gibi... sadece biraz farklı yani dengesiz biriydi hayatını merak etmekten kendimi alamıyorum içindeki gerçek Cenk'i görmek istiyorum..

Pencerenin önünde dikilmiş bahçede Cenk ve grubunu izlerken bu aptalca duygularımı düşünüyordum. Hepsi gülerek birseyler anlatırken o herzaman ki gibi asık suratıyla dinliyordu yada dinliyormuş gibi yapıyordu. Kafasının içinde olmak isterdim şu an ne düşünüyordu, o karanlık bakışlarındaki kahverengi gözleriyle tezat düşen masumiyetini, görebiliyordum. Kafamı çok karıştırıyor du iki bilinmenyenli denklem gibiydi iyi biri olduğunu bilmeme ihtiyacım varmış gibi hissediyorum. Başını kaldırınca beni gördü Kahvelikleri dahada koyulaştı, gözlerimizi birbirimizden çekmeden öylece bakışıyorduk sanki gözlerimizle konuşuyorduk gözlerini ilk çeken ben oldum başımı çevirip dolabımı düzelten Neslihan ablaya baktım bana dönüp gülümsedi
"Bugün değişiklik yapıp arkadaşların ile yemekhane de yemeğini yemek istermisin?" dedi
"Bilemiyorum yani henüz kendimi hazır hissetmiyorum."
"Hadi Hazan terapide harika is çıkardın bence iyileşme adına büyük bir adımdı. Hatırlasana ilk geldiğinde hep ayaklarına bakıyordun herkesten utanıyordun, hem arkadaşların la vakit geçirmek seni daha iyi hissettirir"
"Haklısın" dedim
"Iyi bundan sonra yemeklerini herzaman orada yersin tamam mı?"
"Çabuk sıkıldın bakıyorum benden"
"Saçmalama tatlım sen harika bir kızsın bugüne kadar tanıdığım hiç bir kıza benzemiyorsun bence çok güçlüsün sadece sen kendinin farkında değilsin" dedi söylediği şeyi düşünürken sessiz bir ortam oluştu. İşini bitirip yanıma pencerenin önüne geldi ve bahçeyi izlemeye başladı,
"Hem benim gibi düşünen birileri daha olabilir" dedi Cenk'in grubunu başıyla işaret ederek, onlara bakarken yüzünde gülümseme oluştu.
"Cenk'ten mi bahsediyorsun?" diye sordum.
"Hayır Cenk nereden çıktı ben onu kastetmemiştim ne yoksa kafanı mı karıştırıyor" dedi yüzünde ki gülümseme silinmişti. Neden bukadar tepki verdi ki.
"Hayır öyle birşey yok, yani ilk o aklıma geldi okadar" dedim
"Anladım ama lütfen ondan uzak durmaya çalış yani nasıl desem o kötü biri değil yani şuan için ama kirli bir geçmişi var..... çok kişilikli onu çözemessin."
"Şu Cenk ile ilgilenen sarışın hemşire hastahaneye geldiği ilk zamanlar yaptığı şeyleri biraz anlattı ama daha kötü şeyler yapmış gibi konuştu"
"Ah şu Selin ağzı hep gevşek sen bakma ona o öyle boş konuşur arada" dedi ama yüzü başka birşey soylüyordu bişeyler saklar gibi.
"Ne olduğunu anlatsana bilmek istiyorum sonuçta sır değil"
"Pekala ondan uzak dur diye anlatacağım. .. ilk zamanlar kendinde değildi yine krizlerinden birini geçiriyordu ve bizden ona uyuşturucu vermemizi istiyordu" dedi ve durakladı aklıma o gün hastahanede gördüğüm o çaresiz çocuk geldi çok kötü görünüyordu Cenk'i böyle hayal edemiyordum.
"Lütfen devam et" dedim
"Ve ona bakan doktorlardan birini kaçırarak kazan dairesine kapattı sonrada ona işkence yaptı ama hepsi eskide kaldı aslında çok yetenekli ve uyumlu bir çocuk" dedi ona doğru bakarak. Söylediği şeyi idrak etmeye çalıştım ama haklı bir tarafı yoktu o gerçekten o kötü şeyler yapmıştı.
"Doktora ne oldu, yani yaşıyor değilmi?"
"Yaşıyor o iyi yani artık görevini yerine getirmiyor ama iyi olduğunu duydum İlhan bey ona bütün olanaklarını sağlıyor" dedi
"Neden görevini bıraktı"
"Bırakmadı, bırakmak zorunda kaldı çünkü. ... işkence sırasında parmakları kırıldı"
"Ne!.. aman Allahım, bu çok korkunç" dehşete kapıldım bu çok ağır yani bir insanın elinden herşeyini almak.
"Bak Hazan bu buzdağının görünen kısmı birde buraya gelmeden önceki hayatını düşün bu yüzden uzak dur anlaştık mı?" dedi başımı olumlu anlamda salladım.
"Sevindim şimdi öğle vakti gelir alırım seni, ilk günün olduğu için beraber yeriz" dedi ve pencerenin önünden çekilip kapıya doğru gitti kendime geldiğimde konuşabildim,
"Ta tamam" dedim ve kapıyı açıp çıktı bende pencerenin önünden çekilip yatağa uzandım. Evet bu buzdağının görünen kısmı peki ya görünmeyen kısmı işte ben onu öğrenmek istiyordum....

İKİ DELİ BİR KALPHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin