18.BÖLÜM(2D1K)

143 6 0
                                    

Beni kötü yakaladın haziran
Gamlı, yıkık eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin
Masmavi göğünle
Cana can katan güneşinle
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime
Çiçekler açtı dokunduğun
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer oldu güldüğün yerde

Ümit Yaşar Oğuzcan

Kişiye göre fark ediyordu mutluluğun tanımı..ama ben bir türlü anlamını bulamıyordum, çok mutlu olduğum zaman hiç olmadı. Mutluluk neydi? Bir annenin çocuğuna sarılması mı? Ya da iki sevgilinin kavuşması belkide yazın gelişi herşey olabilirdi ama ben ilk kez onun kollarında güzel sesi ile uykuya daldığımda mutluluk hissettim en içimde. Baharım artık solmasın istedim, gönül bahçemde çiçekler açsın kuşlar cıvıldasın yeniden güneş doğsun istedim.... ama tek başıma olmuyordu kalbim onu istiyordu. işte bende kaybedenler kulübüne üye oldum şuan okadar çaresizdim ki gururumu hiçe sayıp seninle mutsuzluğa varım demek istiyorum bu zamana kadar nasıl yaşadıysam öyle devam etsin demek istiyorum yeterki sen ol sadece sen...ama yapamıyorum onun gölgesi olmak çok acı verici.. bana bakışları o gözlerinde ki çaresizlik, acı, hüzün neydi peki pişmanlık duyuyorsa neden beni uzaklaştırdı ki kendinden. Onu anlamak çok zor, o çözülmesi zor biri onun gibisini tanımadım çok özel biri ve bu kısacık zamanda benim için önemli de....

Belkide mutluluk kovaladıkça kaçan bişey di ve belkide ben kovalamaktan vazgeçmeliydim...ozaman değişirmiydi yaşayacaklarım, şu zamana kadar yaşadıklarımı ben belirleyemedim merkeze gelmem, Cenk'in hayatıma Şimşek hızıyla girmesi ve hemen ardından yaşattığı fırtınalı süreç...o iyi birimiydi yoksa tam tersimi bilmiyorum ne düşünüyor, neden bunları yapıyor hiç bir fikrim yoktu...'evet ben onun hakında hiç birşey bilmiyorum' ama şu bir gerçek ki; o benim için ne kadar yabancı olursa olsun ilk heyecanlarımı onunla yaşıyordum.

Yanaklarımı şişirip pencereye daha çok yaslandım ve dışarıyı izlemeye devam ettim Cenk ile Demir bahçedeydi ve nerdeyse 10 dk dır hareretli bir şekilde konuşuyorlardı daha çok Demir bir şeyler anlatıyordu ve Cenk onaylıyormuş gibi kafasını sallıyordu araları düzeliyor anlaşılan, ne yaşadıklarını çok merak ediyordum. Tatilden geleli neredeyse dokuz gün olacaktı ve ben Cenk ile tek kelime konuşmamıştım bu tanıştığımızdan beri ilk kez oluyordu ve yokluğu farkediliyordu bazen koridorda karşılaşıyoruz ama beni görmezlikten gelip kafasını başka yöne çeviriyordu, grup terepasinde ona soru yöneltiğim halde cevap vermiyordu benim bulunduğum ortama gelmiyor ve benim geldiğim ortamdanda hemen gidiyordu. En acısıda herkes bunun farkındaydı daha çok Demir ile vakit geçiriyordum bahçede beraber kitap okuyup sevdiğimiz filmlerden bahsediyorduk yada koruda yürüyüşler yapıp sohbet ediyorduk çok eğlenceli ve anlayışlı birisiydi beni sıkmamaya çalışıyordu ama daha çok odamda vakit geçiriyordum yani yalnızlığıma geri dönüyordum. Cenk başını kaldırınca benim onları izlediğimi farketti gözlerimi ondan ayırmadan bakmaya devam ettim, bakışmamızı kendisi sonlandırıp başka yöne bakmaya başladı Demir, durumu farkedince bana el salladı bende aynı şekilde zoraki bir tebessüm edip el salladım işte bunun adı hüzün...

İKİ DELİ BİR KALPHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin