Dudaklarım dudaklarında, elim delice atan kalbinin üzerindeydi. Nefesleri kaburgalarına dar geliyor hızlıca inip kalkıyordu. İki yabancı olmasına rağmen dudaklarımız, birbirini anında benimsemiş ve mühürlenmişti.
Bu an hiç bitsin istemiyordum. Gözlerimi açmak, yaptığımla yüzleşmek o kadar zor geliyordu ki, ne tepki verecekti acaba?
Sadece ben öpmemiştim aslında ikinci kez dudaklarımı kavrayan o değil miydi?
Duvarda olan sırtıma kaydı ilk elleri, sonra aşağıya doğru süzülerek belimde durdu. Dudaklarımdan ayrılan dudaklarıyla alnını alnıma yasladı. Buğulanmış gözlerimi aralayıp yüzüne baktım. Bakışımı bulanıklaştıran gözyaşlarımın sebebini bende bilmiyordum. Gözleri kapalıydı, az önce dudaklarımda olan dudakları hafif bir şekilde büzülmüş zihnindekilere tepki veriyordu sanırım. Olabildiğince derin bir soluk alıp gözlerini aralamaya başladı. Göz göze geldiğimiz an bende titrek bir nefes aldım.
"Sen ne yaptın Halide?"
Sorduğu soru beni yeni yeni kendime getirirken yaptığım hareketin sebebini sorgulamadan yaptığım yüzüme bir tokat misali çarpmıştı.
"Sen ne yaptın Halide?"
Sorduğu soruyu anlatamamış gibi sorusunu yenilemiş, gözlerimde olan bakışlarını daha da derinleştirmişti.
Dudaklarımı araladım. Konuşmak istedim belki kendimi savunmak, tutulan dilim gözlerine takılı kalan gözlerimle ne söyleyeceğimi bulamadım. Ne diyecektim ne diyebilirdim.
"Ben ben.." Kekelememin ötesine gidemeyen konuşmam ile dudaklarımı birbirine bastırdım. Az önceki vücuduma pompalanan adrenalinin yerinde yeller esiyordu. Konuşmaya bile cesareti olmayan birine dönmüştüm.
"Sen ne Halide?"
Sorduğu soru sinirlenmeye başladığını belli ederken hala daha belimde olan elinin baskısı az da olsa artmıştı. Bu baskı beni daha da dumara uğratırken kekeleyerek konuştum.
"Ben bil-bilmi-yorum." Kendime kızdım şu an neden kekeliyor ve normal basit bir cümleyi bile kuramıyordum. Mantığım cevap verdi soruma, sen daha neyi neden yaptığını bile bilmiyorsun ki ne cevap vereceksin karşında gözleri gözlerinde bekleyen adama?
"Neyi bilmiyorsun Halide az önce bu odada ne yaşandı farkında mısın?"
Farkındaydım Allah kahretmesin ki farkındaydım. Bana ne olduğunun farkında değildim sadece.
Benden bağımsız havalanan sağ elim sakallı yanağını buldu. Baş parmağım gözyaşından arta kalan nemi silerken bakışlarım baş parmağıma kaymıştı. Zihnim kendini sorgularken içimde bazı şeyler aydınlanıyordu. Farkındaydım, ben ne kadar geri dönüşü olmayan bir yola soksam da aramızdaki ilişkiyi, isteyerek yapmıştım.
"Farkındayım Ayhan."
İki eli de hala daha belimde iken sağ elini belimden çekip sinirle saçlarını çekiştirdi. Sonra sol eli de belimden ayrılınca boşluğa düşmüş gibi hissetmiştim.
"Neyin farkındasın Halide bana cevap ver az önce ne yaptın?"
Yükselen sesi beni de sinirlendirmeye başlarken az önce ki girdiğim büyülü havadan savrulmaya başlamıştım. Kısır döngüde seyreden konuşmamızın nereye bağlanacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu.
"Sadece ben mi yaptım?"
Sesimin dozajı yükselmiş bu sefer kalbim sinirden teklemeye başlamıştı. Tavırları o kadar garipti ki bir sonuç çıkaramıyordum. Durmadan kendini sorguluyordu bakışları bunu yansıtıyordu. Her zamanki gibi sonuca varamadıkça sinirleniyordu. Benim gibi, tabi ya ne kadar çok benzerdik birbirimize.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sera Etkisi
Ficción GeneralKöyünden ayrılalı yıllar geçmişti.Şimdi elinde valizi gönlünde kaçmak isteyen tarafıyla yurduna dönecekti. Bindiği otobüsün onu memleketine götürdüğünü sanan genç kız,aslında yıllardır kalbinde sakladığından bir haber olduğu adama gidiyordu. Adam is...
