Gözlerimi benim yatağımda açınca anlık bir şekilde şaşırdım.En son Ayhan'ın arabasında dönüş yolundaydım.Önüme dökülen perçemlerimi geriye attım.Çok fazla uyumaktan vücudum dayak yemiş gibi sızım sızım sızlıyordu.Tabi vücudumda haklıydı,bir gece hiç uyumayıp diğer gece o kadar erken uyuyunca bir dur canım dur kendime geleyim ne yapıyorsun diye feryat figan ediyordu.Masamdaki suya uzanıp bir gözüm kapalı suyu doldurdum.Dudaklarıma suyu götürdüğümde kapıyı pata küte açıp şafak operasyonu yapan annemle dolu bardak ellerimin arasından süzülerek yere düştü.Yere düşerken de sağ olsun üstümü boydan boya ıslatmayı da es geçmemişti.
"Ay uyuya uyuya şiştin kocadın kocadın yeter,koskocaman kızım var sofrayı ben hazırladım yine."sonra yanıma iyice gelip yerdeki bardağa bakıp sabır çekerek benim başıma geldi.Saçımdan çok hafif çekti."Kız dün niye yıkamadın bulaşıkları bırakıp gitmişsin bende yıkadın gittin zannediyorum."
Yerdeki kırılmayan bardağı elime aldım.Komidinin üzerine yeniden bıraktım.Sırtımı yeniden yatakla buluştururken yan gözle anneme bakarak konuştum."Ya nur topu gibi ay yüzlü kurt bakışlı annem var dedim bağrıma bastım anne sende kalleş çıktın he."
"Kız sen anneye nasıl kalleş dersin ben seni dokuz ay karnımda beklettim.Yemedim yedirttim kalleş demen için mi?Sen kesin içten içe neler diyorsundur bana."
Zaten o kadar saat uyumuşum ne uykusu diyeceğime kaçan uykuma sövmeyi tercih ederken annemin dedikleriyle ayaklandım.Kollarımı tatlı tatlı boynuna sardım."Kız ben sana hiç öyle der miyim aşk olsun kafanda kurmuşsun deme öyle Güzelliğim."
O sırada ak sakallı dede bir görünüp aferin kafanda kurmuşsunu haklı bir yerde kullandın demiş ve gitmişti.O an ne dediğimi fark etsem de geç kalmıştım.O söz ağzımdan çıkmıştı tam olarak.
Annem tribal bir enfeksiyonla beni kollarımdan itekleyip hafifçe saklamadan yüzünü buruşturdu."Yalakalık yapma baban aşağıda kahvaltı hazır hadi."
Yediğim triple derin bir of çektim."Öpeyim ya bari bir kere ya bir kerecik bak."
Annem nazlı nazlı yanağını bana uzattı.Yüzüme yerleşen gülümsemeyle yanağına çok güzel bir öpücük kondurdum.Sonrasında gizlemeye çalıştığı gülümsemesiyle odamdan çıkmıştı.Üstümde hala aynı elbise yüzüm ise yarısı yastığa çıkmış bir makyajın bulanmışlığıylaydı.Ayna ayna söyle bana var mı bende şuan daha çirkini bu yalan dünyada?
Kabaran saçlarıma duştan başka çare yoktu ama kahvaltıya inmezsem yiyeceğim azarın yanında az kalırdı.Bileğimdeki evet bende bileğinden asla toka eksik etmeyen kızlar grubundanım.Saçlarımı toparlayıp üstüme günlük bir elbise çekip salına salına kahvaltıya indim.Bu zevkül sefayı en son üniversite birinci sınıfta tatmıştım.Kalk ve hazır bir şeyler ye,yemekhane sırası beklemek bile koymuyordu bana.Sonrasında sanki bir bok varmış gibi Ayşegül ile eve çıkmıştık.Sonrası sabah akşamdan kalan makarnayı yemek sabah aldığımız hazır sandviçleri tıkınarak apar topar evden çıkmamızla geçmişti.
Kahvaltı sakin geçmişti.Arada annemle babamın atışmaları arada benim yaptığım şakrabanlıklarla güne mükemmel ötesi başlamıştım.
Bulaşıkları yıkamak bile koymamıştı bana o derece!
Odama çıktığımda yeniden kendimi canım yatağıma attım.Telefonumu elime aldığımda ne yapacağımı bende bilmiyordum.Telefonu elimde bir sağa bir sola atarak döndürmeye başladım.Ne yapsaydım bugün ya ne yapsam güzel geçerdi.
Telefonumun kilidini açtım.İlk sosyal medyanın sıkıcı anasayfalarında gezdim.Bazen tweetleri bazen insta postları bir kalpleyiverdim.
Ayşegül'e bulaştım.İşte olduğunu bile bile kıza mükemmel mesajlar attım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sera Etkisi
General FictionKöyünden ayrılalı yıllar geçmişti.Şimdi elinde valizi gönlünde kaçmak isteyen tarafıyla yurduna dönecekti. Bindiği otobüsün onu memleketine götürdüğünü sanan genç kız,aslında yıllardır kalbinde sakladığından bir haber olduğu adama gidiyordu. Adam is...