"Zeyno hadi gidelim." diyen Ali'ye "Siz gidin. Annem mesaj atmışta evde ki eksikleri alıcağım ama ondan önce lavaboya uğrayacağım." ikisi de kafalarını salladı. "İyi gidiyoz o zaman biz." "E hadi gidin siz." ikisi de sınıftan çıktıktan sonra toparlanan Çağrı'nın yanına koştum.
"Çağrı bugün okuldan çıkmıyoruz." kaşlarını çattı. "Anlamadım. Nasıl yani?" "Müdür'ün odasından güvenlik odasının anahtarını alıp kamera kayıtlarına bakıcağız."
"E kitler ki o odasını." Çağrı'ya yaklaş işareti yaptım. Yanıma yaklaştı ve bende ona cebimde ki anahtarı gösterdim. "Oha kızım nasıl aldın?"
"Boşver orasını şimdi."
"E bu adamın yedek anahtarı vardır yine kilitler kapıyı." gözlerimi devirdim. "Çağrı gerizekalı mısın? Yoksa gerizekalı taklidi mi yapıyorsun. Kilitlese bile bizde de anahtar var açarız kapıyı." Aydınlanmışçasına gözlerini daha da açtı.
"Pardon ya benim kafa senin sayende uçtu da. Zekan olsun, güzelliğin olsun hırçınlığın olsun her hareketinle aklımı başımdan alıyorsun." Söyledikleri sözler nefesimi keserken belli etmemeye çalıştım. "Sen bana baya baya yürümüyor uçuyorsun." dedim.
"Sana olan aşkımı biliyorsun zaten bence yürümemem için hir sebep yok." Ne olmuştu bu çocuğa böyle. "Çağrı ben seni öldürmeden gidelim."
"Nereye?"
"Nasıl nereye Çağrı öğretmenler, müdür falan gidene kadar dışarıda bekliyeceğiz. Hadi." kafasını salladı ve çantasını alıp birlikte sınıftan çıktık.
___________________________________________
"Artık girebilir miyiz Zeynep." okulu izlerken Çağrıya elimi kaldırdım. "Bekle şu güvenlikte kulübesine girsin. Şimdi öğrenci kontrolü yapıyordur. Hah girdi hadi arka duvara." diyerekten koşmaya başladım Çağrı da benim arkamdan geliyordu.
"Çağrı ellerini birleştir basıp çıkıcağım." dedi.
"Zeynep sen inanılmazsın." dedi. Gerizekalı ne diye aniden böyle iltifatlar ediyordu. Çağrı ellerini birleştirince bastım ve demirliklerden de yardım alarak duvardan atladım. Çimenlik alan olduğu çok canım yanmamıştı. Hemen köşede ayarladığım merdiveni kaldırdım ve duvarın arkasına sarkıttım.
"Oha Zeynep nerden buldun ya bunu."
"Soru sorma hadi al şu merdiveni ve çık." merdiveni elimden aldı yerleştirdi ve yanıma geldi. "Şu spor salonundan girelim." diyerekten ilerlemeye başladım. Spor salonunu kilitlemiyordu aptallar.
Spor salonundan okulun içince çıktıktan sonra merdivenlerden çıkmaya başladık. "Zeynep şu sesi bir tek ben mi duyuyorum." diyen Çağrı ile durduk. Tempolu gelen adım seslerini duyduğumda Çağrıya döndüm önce. "Hızlan hadi." adımlarımız koşmaya başlarken uzun merdivenleri çıkmak işkence'nin ta kendisiydi.
Sonunda müdür odasının olduğu kata geldik. Hızlıca cebimden anahtarları çıkarıp deliğe girdirmeye çalışıyordum ama ellerim titriyordu. "Zeynep bu katın merdivenlerine çıkmaya başladı hızlı ol!" Çağrı'nın uyarması beni daha çok gererken ellerimin arasında başka bir el hissettim.
Çağrı elimi okşadı ve elimde ki anahtarı alıp benim yerime geçti. Güvenlik tam karşımızda bizi görecekken içeri çekilmem bir oldu.
Bir anda gelen korku ile ağzımdan çıkan gürültüye hâkim olamamıştım fakat ağzımı kapatan eller sayesinde o gürültü ses vermemişti. Belim de hissettiğim parmaklar ile Çağrı ve benim şu anki durumumuzu idrak etmeye başladım.
Çağrı bir eli ile ağzımı kapatırken diğer eli ile beni gövdesine yaslamış ardından belime sarmıştı. Bu an içimi kıpırdatırken elimle belimde ki eline ve ağzımı sarmış eline vurdum. Yavaşça ellerini çekti.
"Oğlum ne yapıyorsun ya?" diyerekten ayrıldım. "Ne yapayım yakalanıyorduk."
"Of neyse hadi şu güvenlik odasının anahtarını bulalım."___________________________________________
Sonunda verdiğimiz uğraşlar sonucu güvenlik odasındaydık. "Çağrı sen anladığından emin misin? Bulabilecek misin o kayıtları."
"Büyük bir şey bulamayız gibi geliyor ama bir şeyler buluruz.
O gecenin bir kaydı çıkınca izlemeye başladım. Ardından gözüme takılan şey ile Çağrı'yı dürttüm. "Sar geriye." beni ikiletmeden geriye sardı. Videoyu tekrar izledim. "Çağrı izle bak oradan sendelemiş bir Vefa çıkıyor ardından Berk."
"Bu bizim kavga ettiğimiz lavabo ne yani ben vurunca ölmemiş mi?"
"Hayır tekrar ayılmış. Çağrı sen öldürmedin." Sanki üzerimden büyük bir yük kalkmış gibi hissediyordum.
"Ben öldürmedim." sesi rahatlamışa benziyordu.
"Devam et hadi." kayıtları izlemeye devam ettik. Bom boş bir koridor çıkarken köşeden Berk, Vefa ve Kenan Yağızoğlu çıkmıştı. "Gördün mü?"
"Evet gördüm bu işte parmağı olduğu belliydi." dedim. Devam etti. Sonrasında bir adam ve Kenan Yağızoğlu çıktı. Adam Kenan denen herife flash bellek verdi. "Bu istifa eden güvenlik."
"Adam olayları biliyordu ne yaptı etti okuldan kovdu onu. İstifa etmedi."
"Durdursana flash belleğin fotoğrafını çekiceğim işe yarar." diyerekten telefonumu çıkarıp resimlerini çektim.
___________________________________________
"Burda ki işimiz bitti." demesi ile bende ayağa kalktım. "Şu görüntüleri kaydettin değil mi?"
"Merak etme çözdüm o işi."
"Güzel."
Kapıyı açıp dışarı çıktım ve arkamı dönmeden kapıyı kilitlemeye başladım fakat Çağrı'nın dürtüleri ile kilitleyemiyordum. "Zeynep dön."
"Of ne oluyor Çağrı ne?" dedim ve arkamı döndüm ama sadece durmuş bizi izleyen adamla ödüm bokuma karışmıştı. Korkunç bakıyordu...
___________________________________________Yine yazarken uykusuz olduğum bölüme hoşgeldiniz.
Umarım beğenmişsinizdir. Beğenmediğiniz yerleri buraya yazabilirsiniz . Yazım yanlışlarım varsa özür dilerim.
Diğer bölüme kadar ZeyÇağ'ımın güzelliği ile kalın!

ŞİMDİ OKUDUĞUN
promise||• zeyçağ
Novela Juvenil-tamamlandı- "Söz veriyorum ki senin güvenini kazanmak için her şeyi yapacağım." Tozluyaka adlı dizinin Zeyno ve Çağrı karakterlerine yazılmış bir kurgudur.