-XV- Smut

2.1K 92 140
                                        

⚜️
Gece
⚜️

Yoğun bir haz selinin her ikimizin de bedenlerini esir aldığını hissediyordum. Aramızda, insanların yaşadığı o sevimli ruh halleri yoktu. Fakat şu anda ikimizin de istediği bir şey vardı ki, o da bedenlerimizin keskin temaslarıydı...

Zihnim zaman zaman konuşmaya kalksa da bu gece onu dinlemek istemiyordum. Bu gece, tamamen zevk almak istiyordum. Ve emindim ki, bunu isteyen tek kişi de ben değildim.

O sözlerinden sonra bu kez ben onu öperek verdim cevabı. Geriye çekilmeme fırsat vermeden dokunuşlarıma şehvetli bir şekilde karşılık verdiğinde baldırlarıma indirdiği eliyle beni kucağına alarak ayrıldık banyodan. Ayaklarımı onun etrafına sardığımda kollarım omuzlarının üzerindeydi. Elim, tıraşlı kısımlar üzerinden uzun bıraktığı saçlarına giderek onları tuttu. Gözlerim kapalıydı yine. O ise aramızdaki dokunuşları bölmeden bizi bir yere götürüyordu.

Biraz sonra bir elini bedenimden çekip, bir kapıyı açtı. İçeriye girdiğimiz ilk an naif bir koku sardı her yanımızı. Ve ben bu kokuyu daha önce onun üzerinde defalarca duymuştum.

Okyanus kokusu...

Şu anda onun odasında olduğumuza emindim.

Dudaklarımdaki teması durduğunda yere indirdi beni. Geriye çekildiğinde hiç beklemeden üzerindeki tişörtü çıkarıp bir kenara koyduğunda gözlerime bakındı bu kez. Bir cevap için benim hareketimi bekliyor gibiydi. Hızlı nefesleri çıplak göğsünü durmadan indirip kaldırsa da gözleri sabırla kenetlenmişti gözlerime.

Bakışlarımı yüzünden çektiğimde önce omzundaki yaraya bakındım. Kanaması tişörtüne bulaşanla aynı düzeydi. Ama şu anda dert etmediğini biliyordum. Daha sonra köprücük kemiklerine bakındım. Çıplak olduğu için mi daha güzel gözüküyorlardı yoksa daha önce hiç böyle dikkatli bakmamış mıydım ona? Kasları oldukça etkileyici gözüküyordu. Ne çok az ne de çok fazlalardı. Ve beli... Gerçekten inceydi...

Hissettiğim arzu değildi görünümünden etkilenme sebebim. O gerçekten çok iyi görünüyordu. Bunu kimse inkar edemezdi.

Gözlerimi birkaç saniye için kapatıp, onun mavilerini hedef alarak açtığımda, kaşları hafifçe çatıldı. O an yüzüme emin bir tebessüm çizip, ona doğru yaklaştım. Konumunu hiç bozmadan takip etti hareketlerimi. Yeniden yüz yüze geldiğimizde, saçlarımı tek omzumun üzerine getirdiğimde arkamı döndüm ona. Sessiz sorusuna sessiz bir cevap vermiş olsam da bu kez ondaydı hamle sırası.

Fazla bekletmeden açısına sunduğum fermuarı tuttu parmakları. Dikkatli nir şekilde aşağı indirdikten hemen sonra açılan kısımları omzuma doğru hafifçe ittirse de devamını bana bırakarak durdu. Elleri, bedenimden ayrılmadan aşağı doğru indiğinde kasıklarımın hemen üzerinde durdu.

Yine yükselmişti tüm duygularım. Dokunuşları sinir bozacak şekilde çok fazla etkiliyordu. Daha fazlasını istememek imkansızdı. Ama öyle bir noktada duruyordu ki, adeta rekabeti bu durumda bile devam ettiriyordu.

Bollaşan kıyafeti üst bedenimden ayırdığımda, sütyenle kaldım karşısında. Hâlâ daha arkam ona dönüktü. Ve yüzünün ne şekli aldığını göremiyordum. Nereye baktığını ya da bakmadığını... Ellerimi, ellerinin üzerine koyduğumda, mesafeyi kapatarak yaklaştı. Banyoda sırtıma değen göğsü, bu kez ikimiz de yarı çıplakken tekrar etmişti. Onunla ısınmıştım. Bedeninin dokunduğu her yer beni sıcaklatmıştı.

MY DEAR ENEMY | Levi Ackerman +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin