6 AY SONRA
"Umurumda değil! Sen her zaman bunu yapıyorsun Yoongi Bundan bıktım. Sadece git ya da ne istersen yap! Aptal şeyler için kavga etmemizden bıktım!" Sinirle nefes verip eşyalarımı almaya başladım.
"En azından BİR ŞEYLER ÜZERİNDE ANLAŞABİLİYORUZ. Hep aptal şeyler için kavga ettiğimizi kabul ediyorsun! Ama hep suçlu benim, değil mi?! HER ZAMAN BENİM."
Konuştuğumda Jimin,bağırmaya başladı
"Evet, suçlu sensin tamam mı ? , BENİ SİNİR EDİYORSUN SADECE GİT! Zaten çalışmam gerek ve Bununla uğraşamam! " Sinirle saçımı çektim
" İşte yine o 'iş'! Her zaman bunu yapmam lazım şunu yapmam lazım, o işi yapmam gerek, iş,iş,iş İŞ!?!!!O lanet işi aldığından beri ara bile vermedin! "Jimin iç çekti
" O kadar kolay değil. "Güldüm
"SAÇMALIK"Jimin gözlerini devirdi.
"Bensiz yapamazlar" Biraz ileri geri yürüdüm
"Daha önce sensiz yaptılar şimdi de yapabilirler"Jimin yüzünü ovuşturdu
"Sen anlayamazsın çünkü iş senin için çok daha kolay."
Kendimi rahatlamaya çalıştım ama sinirden köpürüyordum.
"Oh, bilmiyorum öyle mi ? Hayır, Jimin! Sana göre KOLAY bir işim olabilir ama en azından sana zaman ayırmaya çalışıyorum. Sana yemek hazırlamaya çalışıyorum, yapacak çok şeyin olduğunu anlamaya çalışıyorum ve senin için orada olmaya çalışıyorum ama sen bunu çok zorlaştırıyorsun. "Jimin yine çığlık atıyordu.
" BU İŞ !! BIRAKAMIYORUM TAMAM MI! KOVULMAMI MI İSTİYORSUN.Bak, beni yanında istediğini biliyorum ama en azından evde çalışıyorum ya da en azından eve sabahın ikisinde gelmiyorum.Muhtemelen işten gelmiyorsun zaten! "
O kadar çok gülmüştüm ki sesim artık ağlıyormuşum gibi geliyordu
"YİNE Mİ BU! Ben kimseyi becermiyorum! Becerseydim, en azından bana senin gösterdiğinden daha fazla ilgi gösterirlerdi! "
Üzerimize sessizlik çökerken sözlerime pişman olmuştum. Sadece ağlamak ve özür dilemek istiyordum
" Haklısın, belki onlar seninle daha çok ilgilenip belki daha çok severdi. Çünkü belki de sana olan sevgimi kaybediyorum. "
O bu sözleri söylerken kalbimin kırıldığını hissedebiliyordum. Başka bir şey söyleyememiştim.
Tek yapabildiğim, çalışma odasında işe geri dönmesini izlemekti.İçimden çığlıklar atıp dışarı çıkarken eşyalarımı aldım. Bir bara gidip sadece içmeye karar verdim.
"Hey Yoongs, tekila?" Jackson Wang'a el salladım
"Hayır, ateş topunu(Tarçınlı viski) ve Hennessy'yi(Konyak) getir."
Gözleri biraz genişlerken istediklerimi getirdi.
"İşte senin Azgın."
Tanrım bu isimden nefret ediyordum. Bir süre önce Jiminle büyük bir kavga ettiğimizde Jackson ve ben ateş topu, Hennessy ve biraz tarçını karıştırarak bir içecek yaptık.
Sabahları çok sert bir baş ağrısı yaptığı için adına azgın demiştik.O zamanlar komikti ama şimdi utanç verici geliyordu
"Yani yine kavga mı ettiniz ?" İçkimi içerken sadece başımı salladım.
"Sağlıklı değil bu Yoongi, ? Son 2 hafta içinde 5. kavganız değil mi ?" Sadece iç çektim.
"Yine de bu sefer benim hatamdı."Kafasını salladı
"Hep benim hatam diyorsun. "Kafamı masaya koydum.
" Ama bu sefer orospu olsam en azından bana daha çok ilgi gösterirlerdi dedim."
Jackson'ın biraz nefesi kesildi
"Kötü olmuş ama yalan da değil,artık sana hiç ilgi göstermiyor, en son ne zaman dışarı çıktınız? Bir yıl önce mi?" "Başımı salladım
"Bir yıl, 3 ay ve 1 gün önce ama kim sayıyor ki. "Yumruğumu sıktım
"Ama daha da kötüsü, belki de bana olan aşkını kaybettiğini söyledi. "Jackson bana o acıyan bakışı atıyordu. O bakıştan nefret ediyorum.
" Tanrım, bunu söylememeliydi, özellikle de sadece seni hassas yerinden vurmak içinse "Bana yaptığı içkiden bir yudum daha aldım.
" Onu suçlamıyorum, hepsi benim hatam, ben enkaz halinde bir çöp parçasıyım. "Jackson sadece kaşlarını çattı ve bana içki vermeyi bıraktı.
"Yeter bu kadar 8 azgın içtin, hala yürüyebiliyorken eve gitmelisin. "
Sadece başımla onaylayıp ayağa kalktım. Eve yürürken yüzümde ıslak damlalar hissetmeye başladım. Ağlıyor muyum?, aslında ağlıyormuşum.
Oturup biraz ağlamaya karar verdim.Eski halimizi özlüyorum.Bizi özlüyorum Ağlarken yavaş yavaş bayılmaya başladığımı hissedebiliyordum
Bir adamın "Hey uyan lütfen uyan" diyerek ağlamasıyla uyandım.Sarı saçları görünce gözlerimi açmaya çalıştım Jimin?
"Bebeğim lütfen uyan, hadi l-lütfen."
Ağlıyor mu? Neden ağlıyorsun ? Ben bir götüm, seni ağlattım mı? Seni incittim mi ?
Uyandığımda ona bakmaya başladım.
"Tanrıya şükür uyandın"
Sadece ona bakıyordum, güzel gözlerine ve yüzünün ne kadar narin olduğuna. Seni çok özledim, elimi yüzüne kaldırdığımda gülümsedi
"Hadi içeri girelim."
Başımı salladım ve ayağa kalktım. Anında acıyla başımı tuttum.
" Uh " Jimin biraz güldü.
" Evet bu kadar içersen eline geçen şey bu olur aptal ."
Ona alaycı bir şekilde gülümsedim ve güldüm . O burada ne yapıyor ? İşi yok mu? Belki gitmez, belki kalır.
"Ayağa kalkabilir misin?" Sadece kafamı salladım.
"Sadece biraz dinlen,bebeğim, bir toplantı için işime gitmem gerekiyor. Seni seviyorum, muhtemelen geç dönmem. Seni seviyorum." dedi iki kez haha komik.
Ama yine de gidiyordu...Ne bekliyordum ki ?
"Ben de seni seviyorum."
Gülümseyip kapıdan dışarı çıktı.Bu sözlerimiz doğru muydu ki?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
JUST SAY THE WORD (SOPE)
Ficção AdolescenteYoongi, Jimin ile dağılmakta olan bir ilişki içindedir.Bir gün sarhoş ve depresif bir ruh halindeyken istediği her şeyi yerine getirecek bir İblis çağırır.
