Bölüm 9

266 36 44
                                        

Ertesi gün uzun zamandır ilk defa dinlenmiş olarak uyanmıştım.Yattığım yumuşak yastığı hareket ettirmeye çalışıyordum ama hareket etmiyordu.

Birinin hırıltı sesini duyduğumda uyuyan iblisi görmek için yukarı baktım sonra yattığım yere baktığımda iblisin.........kucağında yattığımı gördüm.

Gözlerim şokla büyüdü  gerçekten hızlı bir şekilde kalkıp odama koştum.Hızla kaçarken iblisin  uyanmış olması beni daha da dehşete düşürdü.

Odama koşup kapıyı arkamdan kilitledim ve ardından doğruca yatağıma gittim.Battaniyelerin altına girip otururken battaniyeyi başımın üzerinde tutuyordum.  

Gerçekten sadece bacaklarının üzerinde mi yattım?  Bütün gece miydi acaba?  Oraya nasıl geldim?  Onun bununla bir derdi var mıydı peki ?  Onu buna ben mi zorladım?  

Aklımı toparlamaya ve hatırlamaya çalıştım, hatırladığım son şeyden o kadar korkmuştum ki, onun kucağına kıvrıl- Kıvrıldım ......... kıvrıldım... BEN NE !!  BEN BÖYLE BİR ŞEY YAPMAM

Yastığımı aldım ve yüzümü yastığa bastırıp çığlık atmaya başladım.  Ughhhh,fazla ağır mıydım acaba?  ...neden bunun için endişeleniyordum ki ,Ughh kapa çeneni Yoongi.  

Bu düşünceyi geçtim ve ne olduğu hakkında daha fazla düşünmeye çalıştım.Tamam o zaman kıv - kıvrıl - Yüce İsa ... Kucağına kıvrıldım . O sözleri derken yüzümü tutuyordum, ahhhhh.  

Sonra o şeyi yaptıktan sonra ~ filmi izlememeye karar verdim ve uykuya daldığımı hissettim .... gerçekten hepsi bu muydu ? 

 O kadar da kötü değilmiş, sadece onun üzerine uzandığım için özür dilerim ve ..... HAYIR OLMAZ!  YAPMAM ! REDDEDİYORUM .  

Bunu düşünmemeye çalışırken kapının çaldığını duydum.Durdum ve yavaşça kapıya döndüm.Arkasındaki Tanrı düşmanı figürün çekip gitmesini umarak kapıya bakıyordum. 

 "Hey, Yoongi aç." Beni göremediğini çok iyi bilerek başımı salladım.

"Bak, isteseydim hemen odada olabilirdim ama senin iznin olmadan girmeyeceğim." 

Ne kadar düşünceli olduğunu görünce yumuşamıştım ve bu göğsüme garip bir sıcaklık hissi veriyordu.  Açıkça iç çektiğini duyabiliyordum. 

"İyi o zaman, acele et, işimiz var. Senin derdin ne bugün." 

Yan tarafa bakıp dışarı çıkmak istemediğim için  yatakta kıvrıldım ama bu benim işim ve gitmeye mecburum.  Cuma olduğu için o kadar da kötü olmayacaktı, yarın işim yok sonuçta.  

Yataktan kalktım ve işe hazırlanmak için takım elbisemi giydim.Dişlerimi fırçaladıktan sonra saçımı yaptım.Kapıya varır varmaz durakladım, kapıyı yavaşça açtım ve etrafı kolaçan ettim.

"Tamam o burada değil." İç çektim. 

 "Kim burada değil? "

Sesini duyunca kokuyla zıpladığım için düşerken kafamı kapıya çarptım. Güldüğünü duyabiliyordum, bu yüzden çelme takarak onu da düşürmeye  karar verdim.

Bu sefer gülme sırası bendeydi ama çok geçmeden gözlerindeki ateşi gördüğümde yaptığıma pişman olmuştum.  Boğazımda oluşan yumruyu yuttum ve gergin bir şekilde ayağa kalktım. 

 "Bir dakika bekle." Tekrar durakladım.Görünüşe göre bugün yaptığım tek şey sürekli duraklamaktı.

 "Ne yapıyorsun ? Kalkmama yardım et!" Sadece ona baktım 

JUST SAY THE WORD (SOPE)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin