regret

615 50 257
                                        

Birkaç gün geçmişti yaşananların üzerinden. Mikasa yaşadığı ağlama krizinin ve abisinin desteğinin ardından kendine gelebilmişti. Yaşanan her şeyi görmezden gelmişti; içten içe acı çekmeye devam etse de. Ama onunda aklında bir plan vardı. Daha doğrusu büyük bir karar almıştı. Fakat bunu daha hiç kimseye söylemeye cesaret edememişti...

Okulun bahçesinde arkadaşlarıyla gülüşürken telefon ekranından saate baktı ve tenefüsün bitmek üzere olduğunu gördü. Ellerini siyah kapüşonlusunun cebine atıp, ayaklandı. Arkadaşlarına döndü, küçük bir açıklama yaptı.

"Fizik dersim var, biliyorsunuz Bay Turner derse zamanında gelme konusunda takık."

"Şu okulda tek fizik seven inek sen olabilirsin, Mikasa."

"En azından senin gibi at olmaktan iyidir, Jean."

Şımarıkça Jean'a dil çıkartıp, arkadaşlarına el sallayarak oradan uzaklaştı. Lizzy'nin Jean ile dalga geçtiğini duyabiliyordu. Kendi kendine tebessüm edip, geniş bahçede sessizce ilerlemeye devam etti.
Tam kafasını kurcalayan birkaç düşünceye dalmışken kavranan koluyla ürperdi, ani bir hareketle kaçınıp, kendisine dokunan kişiye baktı.

"Sen?!"

Yeşil gözlerin sahibi güldü.

"Sakin ol, benim. N'abersin?"

Rahat bir nefes alıp, sevecen bir ifade takındı.

"İyidir, senden n'aber, Amanda?"

Omuz silkip yürümeye başladı kız, peşinden de Mikasa adımladı.

"İyiyim sanırım. Fizik dersine mi?"

"Aynen."

"Ne tesadüf ben de."

Sessiz kalıp ilerlemeye devam etti Mikasa. Bir kat merdiven çıkmanın ardından dolabına ulaşmıştı. Şifresini girdi, açılan metal parçasını araladı. Kitabını, defterini ve kalemlerini aldıktan sonra sertçe kapadı kapağı. Arkasını döndüğündeyse Amanda'nın öylece kendisini beklediğini gördü. Normalde o kadar fazla konuşmadıkları halde bugün kızda bir tuhaflık vardı. Sanki bir şeyler söylemek istiyor ama çekiniyor gibiydi. Kaşlarını çattı Mikasa.

"Her şey yolunda mı, Amanda?"

Dudağını büzdü kız.

"Aslında seninle konuşmak istiyorum ama konu seni rahatsız edebilir."

"Dinliyorum."

Derin bir nefes aldı Amanda.

"Eren hakkında... Jessica ile aralarındaki şey sahte. Hepsi senden intikam almak içindi. Maç sonrası duydum onları. Eren'i bundan vazgeçirmeye çok uğraştım ama başaramadım. Mikasa, seni fazla tanımıyorum; gerçi Eren'i de sadece 2 yıldır tanıyorum. Ama Jessica'yı iyi bilirim. Eren'i sevmiyor, ona takıntılı. Aşk falan değil bu. Sen öyle değilsin Mikasa, seni ilk gördüğümden beri gözümden kaçmadı ona olan bakışların... Her neyse çok konuştum. Sadece sana şunu söylemek istiyorum; bu tuzağa düşme lütfen."

İstemsizce tebessüm etti Mikasa. Kısacık bir zaman diliminde bu kadar iyi dostlar edinmek... Rüyada falan mıyım?

"Teşekkürler, Amanda. Fakat bu söylediğin her şeyi biliyorum ben."

Yüzü şaşkın bir ifade alan kızın dudaklarından küçük bir "Oh..." sesinden daha fazlası çıkmadı. Taa ki gözleri Mikasa'nın arkasına odaklanana kadar. Hızla silkelenip kendine geldi ve "O zaman ben kaçayım, malum fizik dersim var. Sen de çok geç kalma!" El salladı ve oradan koşarcasına uzaklaştı.

the foreign  |  eremika✔Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin