ethereal|11

555 68 22
                                    

***

~lütfen bolca yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın~

***


Changbin hyung deli gibi zile basarken aynı zamanda telefonumu da arayıp iki türlü beni rahatsız ediyordu. Bu yüzden gereksiz telaş yapıp kapıdan çıkarken götümün üstüne yere düşmüştüm. Annem ise arkamdan 'cık cık' tarzında sesler çıkarıyordu. Ayakkabılarımı giyerken annem harçlığımı uzatmıştı. Normalden fazla olduğunu görünce "Harçlığıma zam mı yapıldı haberim olmadan?" dedim ve parayı cüzdanıma yerleştirip cebime attım. Annem ise atkımı sıkıca boğazıma sararken "Zayıfladın bu aralar iyice, bolca ye diye veriyorum." dedi. Sanki sitem eder gibi.

Apartmandan çıktığımda Changbin hyung kafama bir şaplak atmıştı. "Acıdı şerefsiz." dediğimde ise sadece gülmüştü. Sadece bir kaç adım yürümüştük ki yanımızdan ışık hızıyla Hyunjin geçmişti. Umursamamaya çalıştım, son bir haftadır yaptığım gibi.

"Hey! Hyunjin!" diye seslendi Changbin hyung arkasından. Hyunjin duraksadığında arkasına döneceğini anladığım için hemen kafamı çevirdim. Cebimden çıkardığım sigara paketiyle oyalanırken Changbin hyung tekrar konuşmuştu. "Bizi beklesene birlikte gidelim okula."

"Yanınıza gelip tadınızı kaçırmayayım, görüşürüz Changbin." demiş ve gitmişti. Changbin hyung elini omzuma atarken "Yemin ederim ikinizin arasındaki ilişkiyi çözmeye harcadığım enerjiyi okula harcasaydım Chan yerine ben okul birincisi olurdum." dedi kendinden emin ve oldukça ciddi bir tonda.

Köşede Seungmin'i tek görmeyi beklemediğim için şaşırdım. "Felix nerede?" diye beklemeden sordum. "Bana da günaydın Jeongin." deyip gözlerini devirdikten sonra "Yuna'yla önden gittiler." dedi.

Changbin hyung "Sebep?" derken yürümeye başlamıştık bile. Saçma bir sebepten olduğunu bildiğim için sorma gereği bile duymadım.

"Onların sınıftan bir çocuğu döveceklermiş sanırım." dedi umursamaz bir tonda.

"Kesin saçma bir sebeptendir." dedim bitmiş sigaramın izmaritini ayağımla ezerken.

"Öyleydi sanırım, Yuna sabahın köründe arayıp bir şeyler anlatıp dövelim mi derken suratına kapatmıştım." dedi.

Yuna ve Felix şapşikleri hakkında konuşurken çoktan okula gelmiştik. Her şey gayet normal görünürken merdivenlerin kenarındaki duvara yaslanmış Hyunjin'i görmemle duraksadım.

Karşısındaki çocukla konuşuyor gülüşüyordu. Elinde tuttuğu karton bardaktan ellerini ısıtmaya çalışıyordu, üşüdüğü kızarmış burnundan belliydi. Hasta olmak mı istiyordu bu çocuk? Hem de ona bakacak kimse yokken.

Changbin hyung "Gözlerinden ateş çıkıyor." dedi kulağıma eğilirken. Gözlerimi ona doğrultup tekrar önüme döndüm. Seungmin ise "Aranızdaki şeyi hala anlayabilmiş değilim. Sebepsizce bir gerginsiniz özellikle de sen Jeongin." dediğinde Hyunjin'le benim hakkımda sabahtan beri konuşulması sinirlendirmişti.

"Yeter." deyip hızla binaya girdim. Önce sınıfa çıkıp çantamı bırakmış sonra sınıfta yapacak bir şey bulamamış Felixlerin sınıfına gitmiştim. Üçü de sınıfta değildi. Sinirle oflayıp kantine yöneldim. Bir şeyler yemeliydim.

Kantine indiğimde sırada kimsenin olmamasıyla iki tane tost siparişi verdim. Tostlarımın yanına bir tane kola alıp kenardaki masalardan birine oturdum. Yaklaşık iki dakika içinde tostlarımdan birini bitirmiştim ki daha diğerine geçmeden yanıma Yeonjun hyung oturdu. Tostuma elini uzattığı an hızla tostu alıp ağzıma soktum.

ethereal | hyuninHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin