M kısım geldiğinde uyaracağım. Rahatsız olursanız okumayın fakat uyarı bitince lütfen okumaya devam edin.
------------------------------------------------
Seungmin'in anlatımıyla
Evden esneye esneye çıktım. Dün ciddi ciddi Chan ile balkonda bakışmıştık. Acaba, eskisi kadar ciddiye almıyor mu aramızdaki rekabeti?
Tüh, halbuki bu rekabet bizi yakınlaştırıyordu. Neyse ne, sorun yok. Aramızda rekaber olsun, olmasın. O benim olacak. Cidden bu kadar kör olabilir mi? Adama seni seviyorum diye bağırmadığım kaldı. Hayır tensel temas da var aramızda.
Bunları düşüne düşüne, her zaman gittiğim kafeye girdim. Kahvemi söyleyeceğim sırada, lavaboya yönelen beden ile sırıttım.
"Şanslı günümdeyim galiba." Erkekler tuvaletine girip, küfür savurarak kirlenmiş ellerini yıkayan Chris'in yanına gittim.
"Ne oldu, Ban-"
"Bana bak, Kim! O gerizekalı eski sevgiline söyle, uğraşmasın benimle!" evet... Atladığım bir kısım vardı.
Pekâlâ, çocuk ile aramızda duygusal bir bağ yoktu. O beni, eski sevgilisini unutmak için kullanıyordu; ben ise Chris'i atlatmak için onu kullanıyordum.
Ayrılmadan hemen önce, cinsel ilişkiye girmiştik... Yatakta, Chris diye bağırmamla işi bok etmiştim... Eh tabii, bunu Chan'a söyleyemem. Onun adıyla inlediğimi duyması, tam bir fiyasko.
"Hey, sakin olsana!"
"Kes be!" Tamam, bu tavırlarına biraz kırılıyor olabilirim. Azıcık ama, çok az.
Hem, kırıldığımı bilse yapmaz ki. O beni duygusuz sanıyor. Ama değilim, duygusuz falan değilim.
"Dansın gibi, kelimelerin de kötü." Chris, sinirle bana dönmüştü, elini kuruladığı peçeteyi çöpe atıp bana yaklaştı.
"Benim dansım kötüyse, senin yaptığın işe dans denemez." Kıkırdayıp konuştum.
"Senden iyi dans ediyorum, kabul et!"
"Benden iyi dans etmen imkansız, Kim!" Chan'ın iyice dibine girmiş, kulağına yaklaşıp fısıldamıştım.
"İstersen kucağında test edebiliriz, Bang?" Chan'ın hızlanan kalp ritimleri, onları hissedebiliyordum.
Chan, derin bir nefes aldı. Sakince mırıldandı.
"Seninle ne yapacağım ben, hm?" cevap vermeme fırsat bırakmadan, alt dudağımı iki dudağı arasında aldı.
Yavaş ve ritmik hareketlerle emmeye başladı. Üst dudağına aynı işlemi uygulamaya başlamamla. Sakince dudaklarımdan ayrıldı.
"Ayak sesleri..." Doğru, Chris'in kulakları çok iyi duyuyordu.
"Bununla idare et, Kim. Kucak işine bakacağız." Dedi ve geri çekildi. Aynaya baktı, saçlarını düzeltti ve içeri giren adamın ardından lavabodan çıktı.
Beni orada öylece bırakmıştı. Sakince başımı iki yana salladım, aynadan yüzüme baktım. Kendime çeki düzen verip lavabodan çıktım.
Bir kahve aldım, kursa doğru ilerlemeye başladım. İçeri girip derince nefes aldım. Yanıma yanaşan Hyunjin ile, gözlerimi devirdim.
"Geldin mi yine, gulyabani." Hyunjin sinirle söylendi.
"Sensin gulyabani! Hem konu o değil, aşk böceğim ve hocası burada." Hocasından kastı, Chan'dı muhtemelen.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
dans kursu | chanmin
Fanfictionİki dans eğitmeni arasındaki rekabet, onları bir çıkmaza doğru itiyordu. (Çok okundu diye silemiyorum, garip bir fic🥲)
