Bu bir haftadır yunhe yi görmezden gelmeye başladım, o da yüz bulduğu için meydan okuyan bakışlar atıyordu.
Yanımdan geçerken omuzuma çarptığında durdum, ona döndüğümde yutkundu, yakasını tutarak güldüm ve sessizce konuştum.
"Önüne baksana, körmüsün sen, kaşınıyor musun"
Yutkunduğun da namjoon geldi, yakasını düzelttim.
"Önüne baksana yunhe, düşersin falan, yaralanma"
Şaşkınca kaldığında omuzunu sıkarak yanından ayrıldım, masaya oturduğumda jin kahkaha attı.
"Oda neydi öyle"
"Düşer falan, ağlar yine"
İnanmamış gibi kafa salladıklarında göz devirdim, yoongi ye döndüğümde dudaklarımı öptüğünde güldüm, omuzuna kafamı koyarak koluna sarıldığımda elimi tuttu.
Namjoon yanımıza gelerek oturduğunda bana baktı.
"Ne oldu öyle?"
"Bana bilerek çarptı, bende önüne baksın diye uyardım"
"Tehdit yoktu yani?"
"Sende beni iyice yankesici zannettin galiba"
"Hayır tabiki, sadece yunhe ile aranız iyi olmadığı için sordum"
"Küçük değilim namjoon"
Göz devirip yoongi'nin diğer elini tutarak belime koyduğumda sessizce beni izliyordu, belime sarıldığında göğüsüne yaslanarak ona baktım.
Ben bu adama gün geçtikçe daha fazla aşık oluyordum, taehyung ofladı.
"Ya bunlar niye yanımızda amk, bir birlerine bakıp duruyorlar bizi dinlemiyorlar"
Gülerek yanağını öpüp onlara döndüğümde yoongi de onlara dönerek elini saçlarıma koyarak okşadı, jungkook göz devirdi.
"Şükür gerçek dünya ya dönmüşler"
"Abartın"
Yoongi göz devirip kafama masaj yaparken mayışmış hissediyordum, sanki üzerimde bir ağırlık da vardı, jimin bana baktı.
"Bu uyuyacak sanki"
Yoongi bana baktığında güldüm, bacaklarına oturttuğunda göğüsüne sindim, anlımı öperek belime sarıldı ve saçlarımı okşadı, uykuya dalmaya başladım, ona sarılınca,kokusunu soluyunca herşey yoluna giriyordu sanki.
Uyandığımda yoongi bana baktı, gülerek burnumu öptü.
"Nede uyandın, yarım saat oldu"
"Saatler geçmiş gibi hissediyorum ama"
Jungkook güldü.
"Bu derin uyumuş"
Güldüklerinde yanağımı kaşıdım, yoongi elimi yanağımdan çekti ve avucumu öptü, yeniden göğüsüne yaslandığımda namjoon konuştu.
"Ev tuttunuz mu?"
Taehyung heyecan ile atıldı.
"Evet, tam bize göre, konumu da iyi, bahçeli de"
Rahatsızca kıpırdandım, bende onlar ile gitmek istiyordum, jimin beni gösterdi.
"Hoseok, ne oldu?"
"Bir şey olmadı, neden"
"Keyifsiz gibisin"
"Yoo, ne alaka olum"
Namjoon'u gösterdiğinde gülmemek için zor durdular, yoongi'ye dönerek kaşlarımı çatarak dudaklarımı bözdüğümde ellerini yüzme koyarak yanaklarımı okşadı.
"Takma onları"
"Takmıyorum ki"
Dudaklarımı öperek güldüğünde bende güldüm, jin kafasını salladı.
"Hoseok, yoongi öpene kadar sinirli"
Kahkaha attıklarında bende güldüm, haklıydı, namjoon konuşunca onu dinledim.
"Eğer hoseok cidden iradesini koruyabiliyorsa bu hafta sonu çıkabilir"
"Koruyorum, dimi yoongi"
Yoongi kafasını allayarak namjoon'a döndü.
"Söz de verdi, sinirine yenilmeyecek, iyi de gidiyor"
"Güzel, hafta sonuna kadar kendisini kanıtlayabilir"
Kafamı salladım, sadece iki gün, sonra gidebilirdik, yoongi'nin ellerini tutarak güldüğümde burnumu öptü, jimin heyecan ile konuştu.
"Yeni eve taşınıcaaz"
"Eveet"
Bağırdığımızda güldük, heyecanlan mıştım.
/
ŞİMDİ OKUDUĞUN
sope
Fiksi Penggemar"Bu beni ilgilendir miyor" "Bu asıl seni ilgilendiriyor, beni evimden alıp buraya getiren sensin kas kafalı"
