Evimden gittiğinde öfkeyle dağıttığım bodrum katından çıktım.Gömleğimin düğmelerini açarken salondan geçerek odama adımladım.
Kendimi banyoya attım.Kıyafetlerimi çıkarıp duşa kabine girerek penisimi kavradım.Bunu yapacak olmama inanamasam da yapmak zorundaydım,başka türlü rahatlayamazdım.
Sertleşmiştim.
Kendimi çekmeye başlarken gözlerimi kapattım.Sırtındaki yaraları hatırladığımda diğer elimi fayanslara dayadım.Parmak uçlarımda kabuk bağlamış yarasının hissini aldığımda dudağımı dişledim.Gittikçe sertleşirken el hareketime hız verdim.
"Sikeyim."
Tırnaklarımı fayansa bastırırken boynuna attığım çizikleri düşündüm.Çizgi şeklindeki kesiklerden akan kanı bana en büyük hazlardan birini vermişti.O yaraları açtığımı bilmek yine tutkuyu hissettirmişti.
Ellerimi sıkarken gözlerimi açtım.Penisimi fazla sıkı kavramıştım,fayansa bastırdığım tırnak diplerimi kızartmıştım.
Dudağımı öyle sert dişliyordum ki kanattım.Akan kanı yaladıktan sonra kafamı geriye attım.Vücudum kasılırken elimi tamamen hızlandırdım.
Kısa sürede titreyerek boşaldım.Kesik birkaç nefes alıp elimi penisimden çektim.Rahatladığımda diğer elimi duvardan indirdim.Dudaklarımı yalayıp elimi yıkadım.
Tamamen suyun altına girip temizlenmeye başladım.İlk defa yaşadığım bu şeyin neden ona karşı olduğunu anlamaya çalıştım.
1 gün sonra
Çoğunluk sorularla bakışırken bir kısmı kağıdını dolduruyordu.Yeonjun da bunlardan biriydi.Sınav başladığından beri kafasını kağıttan başka yere çevirmemişti.
Saatime baktığımda birkaç dakika kaldığını görmemle amfide yürümeye başladım.Soruların zor olacağını söylememe rağmen beni ciddiye almadıklarını anladım.
Masama yürüyüp arkasına geçerek ellerimi iki kere birbirine vurdum.
"Süre doldu."
Herkes sıkkın nefes verdiğinde Yeonjun kağıdını alıp yanıma adımladı.Masama koyup selam verdi.Geri döndüğünde diğerleri de kağıtlarını getirdi.
Hepsini toplayıp çantama koydum.Çantamı alıp amfiden çıktım.Katta yürürken bu işi nasıl yapacağını merak etmeye başladım.
Asansörün düğmesine basıp bekledim.Geldiğinde kenara çekildim.Kalabalık çıktığında içine adımladım.Birkaç kişi daha bindiğinde aynaya yaklaştım.
Saçlarım çıksa da ten rengim tam olarak düzelmiyordu.Bunun zaman alacağını bilsem de soluk görünmek pek hoşuma gitmiyordu.
Asansör odamın olduğu katta durduğunda diğerlerinin arasından çıkıp indim.Kendi odamı geçerek onun odasına ilerledim.Kapısına geldiğimde açıp içeri girdim.
Düzenlediği kağıtları bırakıp kafasını kaldırdı.Göz göze geldiğimizde koltuklardan birine oturup çantamı yanıma bıraktım.Arkasına yaslandığında ona baktım.
"Planın var mı?"
"Changbin için mi?"
"Evet."
"Plana gerek yok."
"Kendine fazla güveniyorsun."
"Ona gittiğimde beni geri çevirmeyeceğini biliyorum."
Tekrar masasındaki kağıtlara baktığında elimi sıktım.Onu hala bu kadar iyi tanıması beni öfkelendiriyordu.Gözlüğünü düzeltip işine devam ettiğinde ayağa kalktım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Copycat | Sope
FanfictionAynı yöntemleri kullanan iki katil. Biri taklitçi,diğeri cinayetlerin sahibi.
