Eşsiz değil, eş yok, eş siz, kocasızlık.
Sınav haftam başlamadan ve 2024 bitmeden bir bölüm atmak istedim.
Balonun üzerinden 2 hafta geçmişti. Balonun ertesi sabahı hemen Hwang sarayına doğru yolu çıkmışlardı. Ardından geldikleri gibi Hyunjin bir toplantıya girmişti. 2 hafta boyunca bu toplantılara sık sık girmişti. İki haftanın sonunda dün Hyunjin sabah saatlerinde eşiyle vedalaşıp bir haftalığına krallığın sınırlarını kontrole gitmişti.
O sırada Jisung ise sarayda sıkılmış bir kağıt yığını ile uğraşan Minho'nun başının etini yiyordu. Ciddiyim Minho çalışırken ona arkadan yaklaşmış ve bir anda başını tuttuğu gibi ısırmıştı. "Sincabım, ne yaptığını sorabilir miyim?"
"Sıkıldım aşkım ya, ilgilen azıcık benimle." Jisung, Minho'nun başını rahat bırakmış, kucağına oturmuş kafasına boynuna gömmüştü. Jisung'un bu ilgi isteyen tavırlarına karşı Minho gülümseyerek bir yandan Jisung'un saçlarını okşarken diğer yandan ise elindeki kağıdı okumaya çalışıyordu. Jisung, Minho'nun hâlâ onunla ilgilenmediğini fark edince oflayarak yerinden kalkmıştı.
Anlık bir kararla Felix'in yanına gitmeye karar vermişti. Felix gittiğinden beri baya yalnız kalmıştı. "Ben Felix'imin yanına gideceğim, gelecek misin?" Minho kardeşinin ismini duymasıyla arkasını dönüp eşine bakmıştı. "Tek başına gidemezsin, tabii ki de geliyorum."
"Yoğunsun sen oturup çalışsana."
Jisung tripli bir şekilde arkasını dönmüş çalışma odasından çıkacağı sıraca Minho onun arkasından sarılarak durdurmuştu onu. Boynuna öpücük bıraktı ve gözlerine baktı. "Ne yani vitamı aç kurtlara mı yem edeyim?"
"Bilemiyorum artık." Jisung, Minho'dan kurtuldu ve kapıya yürüyüp odadan çıktı. Minho alnına vurup tripli sincabının peşine düşmüştü. Jisung ve Minho hazırlanıp Hwang krallığına doğru yola çıkmıştı.
Felix, o sırada Minho ve Jisung'un yolda olduğundan habersiz bir şekilde bahçede Jeongin ve Seungmin ile oturuyordu. Felix'in de Jeongin'in de eşleri bir süreliğine burada değildi ve ikili çay içerek dertleşiyorlardı. Jeongin, sevgilisinin sürekli ondan uzakta olduğu için söyleniyordu fakat aynı zamanda gurur duyuyordu. Felix ise Hyunjin'in olur olmadık yerde olan flörtöz tavırlarına söyleniyordu. Seungmin ise garibim boynu bükük ikilinin olan eşleri hakkında söylenmesini dinliyordu.
Felix ve Jeongin, Seungmin'in konuşamadığını görünce susmuşlardı. "Jeongin, kral Bang yakın zamanda gelecek miydi?" Seungmin, kral Bang'ın adının geçtiğini duyduğu gibi başını yerden kaldırıp ikiliye meraklı gözlerle bakmaya başlamıştı. Jeongin, Felix'in ne yapmaya çalıştığını anlamış ve devam ettirmişti. "Evet, abimle dönecekler."
"Öyle mi?" Seungmin hayretle kaşlarını çatarak sormuştu. "Neden bundan benim haberim yok?" Kendi kendine söylendi Seungmin. Felix de Jeongin de çok rahat bir şekilde duymuşlardı Seungmin'i. "Bir sorun mu var Seungmin?" Felix, Seungmin'i konuşturmak için her şeyi yapıyordu.
"Tabii ki de bir sorun var! Chan bana geleceğini haber vermedi!" Felix'in de Jeongin'in de ağızları yarım metre açılmıştı. Seungmin mevki olarak ondan büyüklere her zaman oldukça saygılı olmuştur. Felix, kendini bildi bileli Seungmin'i tanıyordu ve ilk defa böyle bir şey oluyordu. "Seungmin, sen iyi misin?" Seungmin, Felix'in ani sorusu sorusunda şaşırmıştı. Onlara anlatmadığı şeyi hatırladığında kendini kötü hissetti.
"Ben size birkaç şey anlatmamış olabillirim." Seungmin suçlulukla ensesini kaşıdı. Jeongin ve Felix merakla birbirlerine baktılar ve devam etmesi için Seungmin'e baktılar. "Chan ile, yani kral Bang ile çıkıyoruz." Felix oldukça şaşırmıştı. Bu zamana kadar sadece birkaç muhafızla flört ederken görmüştü Seungmin'i. Jeongin, nasıl olduğunu sorduğunda Seungmin'in yüzünde bir gülümseme oluştu.
"İlk tanıştığımız günün akşamı gelip benimle konuştu. Geldiğinde şok olmuştum, sonuçta ben bir hizmetliyim o ise koskoca bir kral. Neyse işte biraz sohbet ettik ben orada hoşlanmaya başladım zaten. Çünkü tam bir beyefendi. Neyse baloya krallar ve kraliçeler genelde gitmiyor ya, Chan da baloya gitmek yerine buraya geldi. Tekrardan oturup sohbet ettiğimizde beni aklından çıkaramadığını söyledi. İlk başta inanmadım sonuçta daha önce sadece bir kere konuşmuştuk. Neyse işte biz baya konuştuk kaynaştık. Prens Hyunjin toplantılara girerken Chan da buradaydı ya o sırada çıkmaya başladık."
Felix sevinçle Seungmin'e sarıldı. Uzun zamandır Seungmin için iyi bir ilişki diliyordu ve sonunda gerçekleşmişti sanırsa. Jeongin gülerek Seungmin'in önünde eğildi. "Kraliçem~ Ay, pardon. Kraliçelerim~" Seungmin de Felix de kahkaha atmaya başlamışlardı.
"Nedir bu kadar komik olan? Ben burada olmadan bu kadar eğlenmenizi yasaklıyorum." Jisung yanlarına dalgasına kızarak geldiğinde üçlü şoklara girdi. Felix şoktan çıktı ve oturduğu yerden kalkıp koşarak Jisung'a sarıldı. Felix kıkırdayarak Jisung'un önünde eğildi ve eteğini öptü. "Bağışlayın kraliçem." Jisung'un tahta çıkmasına oldukça az kaldığı için kraliçe denmeyi en çok o hak ediyordu.
"Bir düşünmem gerekiyor." Elini çenesine atıp düşünmüş gibi yaptıktan sonra kıkırdayarak Felix'in kalkmasına yardım etti. Ardından birlikte çardağa doğru yürüdüler. Felix, Jeongin'in; Jisung ise Seungmin'in yanına oturdu. Jisung merakla neye güldüklerini sordu. "Seungmin kral Bang'i ayartmış." Jeongin'in kısa ve öz cevabıyla Jisung şaşırırken Seungmin, masanın üstünden Jeongin'e atlamaya çalıştı. Jisung, Seungmin'e nasıl olduğunu sordu. Seungmin ona anlattığında Jisung, Seungmin'in omzuna hafifçe vurdu. "Zilli seni."
Bir süre gülüştüklerinde Felix etrafa bakınıp alt dudağını büzdü. "Abim gelmedi mi?" Jisung da Felix gibi etrafına bakındı. "Onu, kral ve kraliçe Hwang kaptı." Felix anlamaz bir şekilde baktığında Jisung, Felix'e açıklamak zorunda kalmıştı.
"Yakında tahta çıkacağımızı biliyorsunuz, bu konuda biraz nasihat vermek istediler, derken geldi erkeğim." Jisung ruh eşi bağı ve mühür sayesinde Minho, kapının diğer tarafından gelmeden hissetmiş ve o yöne dönmüştü. Minho gelince Seungmin ayağa kalkmış, Minho'yu selamlayıp eşinin yanında rahatça oturabilmesi için Jeongin ve Felix'in yanına geçmişti.
Biraz boş muhabbet dönmüş ardından ilişkiler hakkında konuşulmaya geri dönülmüştü. "Ne yani hepimizin ilişkisi aşkla, sizinkisi nefretle mi Felix hyung? Ben anlamadım." Jeongin kafası karışmış bir şekilde sormuştu. Jeongin'in sorusunun cevabını Felix de bilmiyordu.
"Bilmiyorum açıkcası. Bazen çok tartışıyoruz bazense birbirimize dalıp gidiyoruz. Ne hissettiğimi bilmiyorum. Yani biliyorum ama omegamın duyguları mı hissettiğim duygular yoksa benim şahsi duygularım mı emin değilim." Jisung, Felix'e kıkırdamıştı.
"Nasıl yani? Mesela öpüştüğünüz zaman hiç mi bir şey hissetmiyorsun?" Felix, bir süre düşündükten sonra onun dudaklarına baktığında bile kalbinin ağzından çıkacağını düşünüyordu. Fark etmeden gülümseyip dudaklarını ısırmıştı.
"Hyunjin ile birlikte vakit geçirdiğimizde hiçbir zaman nabzımın normal attığını hissetmedim diyeyim." Jisung kaşlarını çatıp minik bebeğinin büyüdüğünü ve kendisinden tavsiye aldığını görünce kendini tutamamış ve gözleri dolmuştu.
"Çok işimiz var seninle..."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hostile Kingdoms//Hyunlix
Fan-FictionLee krallığı ve Hwang krallığı yüzyıllardır düşman iki krallık. Lee krallığının küçük prensi, dünyanın en güçlü omegası olarak da bilinen Lee Felix ve Hwang krallığının veliahtı, dünya üzerindeki iki deltadan biri Hwang Hyunjin. Hiç ummadıkları bir...
