Sonunda Lee sarayına vardıklarında heyecanla bahçeden içeri girdiklerinde herkesin bir telaş ve koşuşturmaca içinde olduğunu görmüşlerdi. Felix, Hyunjin'in elinden tutmuş heyecanla oradan oraya koşuşturuyordu. Sonunda Minsung çiftinin hazırlanmakta olduğu yatak odasının kapısına geldiklerinde Felix, hemen kendine özgü bir ritimle kapıyı tıklatmıştı.
O sırada odadaki hizmetlilerden biri kapıyı açmış ve hyunlix çiftini görünce hemen önelerinde saygıyla eğilerek içeri girmelerine izin vermişlerdi. Felix neşeyle içeri girdi ve beyaz, altın detaylar içerisindeki ikiliye bakmıştı.
"Tanrım!!! Harika görünüyorsunuz..." Felix hızlıca hareket ederken mecburen ona uyan Hyunjin ise eşinin tatlı davranışlarına hafifçe kıkırdıyordu. Jisung, hizmetlilerin arasından sıyrıldı ve saçındaki bigudilerle hızlıca Felix'e sarıldı. "Heyecanlıyım ve stresliyim... Ne yapacağım???"
Felix, gülerek arkadaşının sırtını pat patladı ve onun saçındaki bigudileri yavaşça çözüp saçlarına iyice şekil verdi. "Öncelikle sakin olmalısın. Bunu sadece tören için değil, bebeğin için de yapmalısın çünkü fazla duygular özellikle fazla stres bebek için iyi değil. Ayrıca korkmana gerek yok, her şey çok güzel olacak. Yıllardır beklediğiniz an gerçekleşiyor. Sadece her zamanki Hanji ol ve orada bütün ihtişamını sergile. İnsanlara nasıl kraliçe olunacağını sen öğreteceksin."
Felix sarılmadan geri çekildi ve Jisung'un elbisesinden belli olan hamile karnını okşadı. Daha erken dönemlerde olsa da Jisung'un zayıf vücudundan mı yoksa bebekle alakalı bir durum mu bilinmeyerek Jisung'un karnı biraz fazla büyümüştü. Ya da sadece kendini fazla kaptırıp çok yemişti. Felix ve Jisung'un arasındaki bağ eşlerinin gözüne çok tatlı gelirken Hyunjin ve Minho el sıkışmakla yetinmişlerdi.
Hazırlıkların bitmesine yakın Hyunlix çifti salona geçmiş konukları karşılıyor sohbet ediyorlardı. Gerçi bunu yapan tek kişi Hyunjin'di, Felix ise kenarda Seungmin ile oturup dedikodu yaparken Seungmin'in onun için yaptığı portakallı keki yiyordu. Felix, kolunda Robert ile içeri giren Hyejin'i gördüğünde lokmasında boğulacağını hissetti. Seungmin de Felix'in gördüğünü görüp gerginleşince Chan hemen bir terslik olduğunu anladı ve etrafa bakınırken yanındaki iki omegayı korumak için her an tetikte kaldı.
"Sorun ne?" Chan'ın sorusuyla Seungmin eşine iğrenç manzarayı gösterdi. Felix, hışımla ayağa kalkıp yanındaki muhafızlardan birinin mızrağını elinde aldı ve balo salonunda yürüyen yüzsüz ikilinin önüne elindeki uzun mızrak ile bir engel yaptı. İkisi Felix'e şaşkınlıkla baktığında Felix mızrağın sivri ucunu Robert'ın boynuna çevirmişti, açıkca bir tehditti.
"İkinizin, özellikle senin bu krallığa girmen yasak. Ne sikim yapıyorsun burada?" Felix'in bağırmasıyla tüm sesler sustu ve karşılarında gelişen olayı merakla izlemeye başladılar. Hyunjin hemen Felix'in yanına gidip kolunu eşinin beline doladı ve büyük elini Felix'in biraz belli olan hamile karnı üstüne koydu. Robert sırıtıp kollarını kavuşturdu.
"Gerçekten mi? Yıllarca seni izlediğimi gerçekten fark etmediğini bana söyleyemezsin, Felix." Felix anlamsızca bakarken kaşlarını çattı ve gözleri maviye dönerken mızrağı Robert'ın boğazına değdirdi. Robert'ın sırıtışı biraz solsa da yerini korumuştu.
"Gerçekten fark etmedin demek... Doğum günlerinde, balolarda, düğününde bile..." Felix ve Hyunjin bir anlığına bakıştı ve Hyunjin'in Felix'e olan tutuşu sıkılaştı. Hyunjin, konukları düşünürken gözünde canlanan siyahlı adamla gözleri büyümüştü.
"O sendin..." Hyunjin, çoktan sinirden titreyen eşinin elinden mızrağı kaptı ve muhafızlara işaret etti. Muhafızlar ikisini dışarı çıkarırken Robert hâlâ kahkaha atıyordu. İkili tamamen gözden kaybolduğunda Hyunjin, mızrağı yere attı ve eşine sarıldı. Sakinleştirmek için sırtını ovalarken omzuna minik öpücükler kondurdu.
"Sakinleş, bebeğimize veya sana zarar gelsin istemiyorum." Hyunjin, eşini kollarına alıp balo salonundan çıkardı ve sarayın içindeki herhangi bir odaya götürüp kapıyı arkasından kapattı. Kanepeye oturdu ve Felix'i kucağına bir bebek gibi oturtup sakinleşmesi için feromon salgılarken tenine yumuşak masajlar yapıyordu.
Felix, sakinleştiğini hissederken gülümsedi ve ayağa kalkıp Hyunjin'i kendine çekti. "Bugün olmaz. Moralimi hiçbir şey bozamaz. Abim ve Hanji'm tahta çıkıyor. Hadi gidelim." Hyunjin, eşinin ani ruh değişikliği ile göz devirken kıkırdadı ve eşinin onu sürüklemesine izin verdi. Onlar salona girdiklerinde Changbin ve Jeongin de gelmişlerdi. İkili kırmızı couple kıyafetler giyinmişlerdi.
Bir süre sonra Minsung çifti de orkestranın çaldığı müzikler eşliğinde yavaşça saona giriş yaptılar. Kol kola oldukça uyumlu ve şık görünüyorlardı. Salonun en başına geçmiş, Minho'nun babası ve annesinin önünde durmuşlardı. Konuşma yaptılar ve ant içtiler. Şimdiki taçları başlarından alındı ve onlar yerine daha gösterişli altın taçlar taktılar. Bundan sonrası eğlenceydi.
Partinin sonunda herkes gittiğinde Felix, sarhoş kocasının kucağında uyuyor, Seungmin ve Chan içmeye devam ediyorlar, Jeongin ve Changbin ortalıkta yokken Jisung içki isteyerek Minho'ya karşı sızlanıyordu ve Minho da onu çekmek zorunda kalmıştı...
Yaz tatilinde tyt çalışırken 2 yıldır bitiremediğim bu fici bitireceğime inanıyorum.(inanmıyorum [manifest])
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hostile Kingdoms//Hyunlix
FanfictionLee krallığı ve Hwang krallığı yüzyıllardır düşman iki krallık. Lee krallığının küçük prensi, dünyanın en güçlü omegası olarak da bilinen Lee Felix ve Hwang krallığının veliahtı, dünya üzerindeki iki deltadan biri Hwang Hyunjin. Hiç ummadıkları bir...
