25- Düğün

887 68 35
                                        

"Seungmin, beyaz bir kuğuya benzedin. Çok güzelsin." Jisung, Jeongin tarafından saçı, Felix tarafından ise makyajı yapılan Seungmin'e söylemişti. Sabahtan beri Hwang ve Bang krallığında bir heyecan vardı. Herkes Seungmin ve Chan için koşuşturuyordu.

Şu an Seungmin'in hazırlanması için ayırılan koca odada Jeongin, Felix, Jisung ve Seungmin'den başka kimse yoktu. Jisung, elinde kocaman bir kase çilekle hem hamile olduğu için çıkık karnını tutuyor hem de kaseden çilek yiyordu.

"Biraz aceleye geldi ama sorun değil, çok heyecanlıyım." Felix, kıkırdayarak Seunmin'in farını sürmeye devam etti. Onu çok iyi anlıyordu sonuçla evleneceğini öğrendiği adamla birkaç gün sonra evlenmek zorunda kalmıştı.

"Bir evli olmayan ben kaldım. Changbin ile 7 yıldır sevgiliyiz ama hâlâ evli olmayı geç, mühürlü bile değiliz!" Jisung, duyduklarıyla çileğini yemeği bırakıp kaşlarını çatarak Jeongin'e bakmıştı. "Ben Minho ile 14 yaşımda mühürlenmiştim."

Jeongin, büyüttüğü gözlerle Seungmin'in saçlarını yapmayı bırakıp arkasına, Jisung'a bakmıştı. "Dalga mı geçiyorsun?" Jisung, Jeongin'in bu tepkisine kıkırdamış ve başını hayır anlamında sallamıştı.

"Biz zaten ruh eşi olduğumuz için neden mühürlenmeyelim diye düşündük. Minho ile hikayemiz uzun. Bunu başka zaman anlatırım, bugün Seungmin'imin ve Chan hyungun günü."

Jeongin başını sallayarak yaptığı işe geri döndü. O sırada kapı çaldığında Minho'nun sesi geldi. "Gelebilir miyim?" Jisung, eşinin sesini duyar duymaz heyecanla oturduğu yerden zıplayarak kalktı ve hızlıca kapıyı açtı. Tabii hızlı davrandığı için başı dönmüştü. Minho, bunu fark edip elini hemen eşinin beline atmış ve kolunu Jisung'un beline dolamıştı. Ardından Jisung'a azarlar bakışlar atmış ve diğerlerine bakmıştı. "Chan yakında burada olacaktır. Dedikodu yapmak yerine hızlı olsanız iyi olur." Jisung'un dudaklarına hızlı bir öpücük bıraktı ve Jisung'u kucağına alıp onu yatağa bıraktı. Ardından odadan çıktı ve dörtlüyü yalnız bıraktı. 

Jisung çileklerini yemeğe devam ederken Jeongin ve Felix yaptıkları işi biraz daha hızlandırmışlardı. Felix, son olarak Seungmin'in dudaklarına bir ruj sürdü ve geri çekildi. Jeongin de saçları bitirip saç tokası ve duvağı Seungmin'in saçlarına tutturduğunda saç ve makyaj bitmişti, Seungmin hazırdı. Seungmin, heyecanla ayağa kalktı ve Felix'in ellerini tuttu. "Çok heyecanlıyım, bayılacağım sanırım." 

Felix, gururlu bir anne gibi Seungmin'i süzdüğünde gözleri dolmuştu. Bir elini Seungmin'in yanağına koymuş ve yanağını okşarken aynı zamanda yanağını öpmüştü. "Sakin olman lazım-" Felix, sözüne devam edemeden dışarıdan müzik sesleri gelmeye başladığında Chan'ın, Seungmin'i almaya geldiğini anlamışlardı. Hepsi aşağı indiklerinde bahçe kapısının önünde Chan duruyordu. Jisung, Chan tam kapıyı açacağı zamanda Minho'yu zorlayarak bahçe kapısını kapalı tutmasını sağlamıştı. Altın kaplanmış, demir parmaklıklı kapının ardından Chan'a sırıtıyordu.

"Madem benim bebeğimi alıp kendi sarayının kraliçesi yapacaksın, bu o kadar kolay olmayacak kral Bang Bey!" Jisung'un sözleriyle Bang kraliyet ailesi de Hwang sarayının bahçesindeki konuklarda şaşkınlıkla bakakalmıştı. Chan, gülerek cebinden bir kese altın çıkarıp parmaklıkların arasından Jisung'a uzatmıştı. Jisung kaşlarını çatıp keseyi almaya tenezzül bile etmeden kollarını kavuşturmuştu. "Ciddi misin? Sadece bir kese mi?" Chan iç çekip bir kese altın daha çıkardı ama Jisung hâlâ memnun görünmüyordu. 

En sonunda Chan sinirlenmeye başladığında üçüncü kese altını da çıkarıp uzattığında Jisung, Chan sinirlenmeye başladığı için üç kese altını kabul etmek zorunda kalmıştı. Somurturken sonunda kapının açılmasına izin vermişti. Kapı açılınca Chan'ın dudaklarına bir sırıtış yerleşmişiti ve Seungmin'i görünce bir an için nefes alamadığını hissetmişti.

Chan yavaşça yürüyerek Seungmin'in önüne kadar gelmişti ve gülümserken Seungmin'in ellerini tutmuştu. Duvağı kapalı olsa da Seungmin'in her şekilde çok güzel olduğunun farkındaydı. "İnanılmaz görünüyorsun." Seungmin gülerek hafifçe Chan'ın elini sıkmıştı. "Yalan söyleme yüzümü göremiyorsun." Chan dayanamayıp bir kolunu Seungmin'in beline atıp onu kendisine çekti ve güldü. "Yüzünü göremiyorsam ne olmuş? Sen her türlü inanılmaz görünüyorsun. Sesin, narin ellerin ve mükemmel vücudun... Benim için çok fazlasın, Bang Seungmin."

Seungmin kıkırdayarak bir elini Chan'ın omzuna koyarken diğer elini de göğsüne koymuştu. "Orada dur bakalım, ben hâlâ bir Bang değilim." Chan, Seungmin'in belini okşarken başını boynuna gömdü ve feromonlarını içine çekip başını kaldırdı ve ondan biraz uzaklaşıp elini tuttu ve parmaklarını birbirlerine kenetledi. Ardından onu gösterişli at arabasına yürütmeye başladı. "Hadi o zaman seni en önemli Bang yapalım."

 Seungmin, Chan'ın elini sıkıca tutarken Chan ile birlikte gösterişli ve Bang krallığına ait olduğu belli olan at arabasına bindi, Hwang krallığından Bang krallığına kadar olan yolculukta inat ederek Chan'ın duvağı açmasına izin vermemişti. Sonunda vardıklarında Chan, Seungmin'den önce at arabasından inmişti ve onun da inmesinde yardımcı olmuştu. Konuklar Bang sarayının bahçesinde ikilinin giriş yapmasını bekliyordu. Chan, Seungmin'in heyecanını dindirmesinde yardımcı olmuş ve Seungmin'i koluna takarak büyük bahçeye giriş yapmışlardı. Onlar girdiği gibi herkesten büyük bir alkış kopmuştu.

İkili bir süre yürüdükten sonra onları evlendirecek olan Bang krallığının eski kralının yanına gittiler. Yeminler edildi, dilekler dilendi ve imzalar atıldı. Sıra taç takma törenine gelmişti. Öncelikle hizmetlilerden birinin elinde tuttuğu kırmızı kadife yastığın üstünde duran ikili için özel yapılmış yüzükleri taktılar ardından Chan, Seungmin'in duvağını açtı ve alnını öpüp sağında duran beta hizmetlinin tuttuğu kırmızı kadife yastığın üstünden Seungmin için yapılan gösterişli ve şık, tam olarak bir kraliçeye layık tacı alıp Seungmin'in saçını bozmadan başına yerleştirmişti. 

Şu an resmen evli sayılıyorlardı. Chan uzanıp küçük omegasının dudaklarına minik bir öpücük bırakırken bir elini yanağına, diğer elini de beline yerleştirmişti. Seungmin de minik öpücüğe karşılık verirken ellerinden birini Chan'ın ensenine, diğerini ise Chan'ın göğsüne yaslamıştı. Büyük alkışlar koparken ikili geri çekilmişti.

Selam selam selam. Sınav haftası başlamadın önce bir bölüm atmak istedim. Taslakta sadece bir bölüm kaldı ve o da tam değil(😨)... Sınav haftası geçsin yazmayı planlıyorum. Şimdi yarınki fizik sınavına çalışmaya gidiyorum

Fizikten nefret ediyorum, NEFRET AAA

Au revoir💫

Hostile Kingdoms//HyunlixBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin