22- Omegalar

1.1K 92 26
                                        

"Bebeğim bunu yapmak istediğinden emin misin?" Hyunjin, endişe ile sordu hazırlanmakta olan eşine. Felix, açelyalarını kapatmayı bitirdi ve Hyunjin'e döndü. "Omegaların başıyım ben Hyunjin. Onları korumayacaksam ne diye geldim ben bu dünyaya?" 

Savaş bitmişti ama hâlâ omega sorunu çözülememişti. Felix de bizzat kendisi oraya sızmaya karar vermişti. Hazır olduğunda eşine veda etti ve sınır ormanına doğru tek başına yola koyuldu. Üstünde sadece beyaz ve gösterişsiz bir elbise vardı. Halktan görünmek için bir sürü çaba göstermişti.

Sonunda ormana vardığında duyduğu birkaç sesle küçük bıçağıyla kendinde birkaç yara açmış ve bıçağı saklamıştı. Bayılmış gibi yatıyordu yerde. Felix, sesler yaklaştıkça gerildiğini hissediyordu. Bir alfa yanında durdu ve onu kontrol etti. "İşe yarar. Alın bunu da." 

Birkaç alfa daha gelip Felix'i bir at arabasına taşımış ve orada diğer omegaların yanına atmışlardı. Omegalar korku içinde alfaya bakarken alfa, at arabasının kapısını kapatıp kilitlemişti. Omegalardan birisi Felix'in yaralarıyla ilgilenmişti. Ardından Felix, uyanıyormuş gibi yapmıştı. 

"İyi misin tatlım?" Kadın bir omega Felix'e endişe ile bakıyordu. Felix başını salladı ve neler olduğunu sordu. "Bir çeşit haydut çetesine denk geldin. Satılmak için sınır krallığına gidiyoruz." Felix, kadının bu kadar rahat bunu söylemesine şaşırmıştı. Kadın, bunu fark edip çetenin eşini ve çoçuklarını öldürdüğü ve hayatının anlamının kalmadığını söyledi. Diğer omegaların da benzer hikayeleri vardı.

"Bana bakın halkım! Ben yakında Hwang krallığının başına geçecek omegayım."

"Harika! Bir deli daha katılmış aramıza." Kumral bir omega bıkmış bir şekilde söylendiğinde Felix, kıkırdamıştı. "Hadi ama, herkes veliaht deltamızın eşinin Lee krallığının prensi olan mavi gözlü omegayla mühürlü olduğunu bilir." Başka bir omega söylendiğinde Felix, gözlerinin mavi olmasına izin verince herkes şaşırmış ve hemen Felix'in önünde diz çökmüştü.

"Şimdi beni dinleyin. Sizi kurtarmak ve buna bir son vermek için buradayım. Sizden biriymiş gibi yapacağım ve bana yardım edeceksiniz. Anladınız mı?" 

Omegalar, hep bir ağızdan 'emrederseniz majestlereri' deyip ayağa kalkmışlardı. Ardından içinde bulundukları at arabası durdu. Kilitli kapı açıldı ve içeri bir alfa girdi. "Yeni güzellik uyanmış bakıyorum. Seni kendime mi saklasam?" Alfa yaklaşıp Felix'in çenesini tutup yukarı kaldırmıştı. Ardından sağa ve sola çevirmiş, gözlerini Felix'in nefretle bakan bakışlarına çevirmişti. Ardından ona dik dik bakmasına sinirlenmiş ve ona bir tokat atmıştı. 

Normalde olsa bu tokat Felix'in başını bile savurmazdı fakat Felix, güçsüz bir omega taklidi yaptığı için kendini yere atmıştı yanağını tutarak. "Bana nasıl bakman gerektiğini öğreteceğim sana!" Felix'i yerden kaldırmış ve at arabasından atmıştı. Arkasından da kendisi de atlayıp Felix'in saçını sıkıca tutu ve parmaklarını gözlerine yakınlaştırdı. 

Bir anda parmakları durdu ve saçını sertçe bıraktı. Böylece başı yere sertçe çarpmıştı. "Gözlerin güzel. Onları oyarsam seni almak istemezler." Adam sırıtıp Felix'in kafasına bir tekme attığında Felix'in omegası kuduruyordu. Felix, zar zor pençelerinin çıkmasını engellemişti. Başka alfalar Felix'i yerden kaldırıp at arabasına tekrar koyarken elleri Felix'in vücudunda fazladan gezinmişti. 

Tekrar kapı kapandı ve kitlendi. Felix başından ve burnundan akan kanlara elini sürmüştü. Yumruğunu sıkıp derin derin nefes alıp sakinleşmeyi beklemişti. Fakat çabaları işe yaramamıştı. Farkında olmadan sinirle oradaki bir oturağa yumruk atmıştı ve oturak kırılmıştı. Omegalar korkuyla Felix'in maviye dönen gözlerine baktı. 

Kapının kilidinin tekrar açıldığına dair bir ses geldiğinde Felix, gözlerine hakim olmaya çalışmıştı. Felix'e tekme atan alfa sinirle kırık oturağa ve başındaki Felix'e baktı. Felix'in bileğini tutuğu gibi o at arabasından çıkarttı ve alfalarla dolu bir at arabasına attı onu. "Sizindir. Çok eskitmeyin." Alfa kıkırdayarak kapıyı kapattığında diğer tüm alfalar aç bir şekilde Felix'e bakıyordu.

"Aklınızdan bile geçirmeyin!" Aralarından birisi çıkıp Felix'in çenesinden tutup önceki alfayla aynı şeyi yaptı. 'Çene fetişleri var sanırım.' Diye içinden geçirmeden geçirmeden edemedi Felix. Ardından alfa, Felix'in çenesini bırakıp yanağından makas aldı. "Sevimli bir şeysin, eski omegama benziyorsun." 

"Ne oldu ona?" Felix, merakla biraz da korkarak sormuştu. "Öldü." Felix alayla güldü.

"Ve sen de başka omegaların da ölmesini sağlamak için bir çeteye katıldın, öyle mi?" Adam da Felix'in varsayımlarına kıkırdadı ve Felix'e göz kırptı. "Hayır, yeni omega arıyorum. Eski omegama benzemeseydin seni omegam yapardım ama aynı tipi bir daha tercih etmiyorum." Felix, kaşlarını çatıp adamdan uzaklaştı.

"Çorap mıyız biz amına koyayım?" Alfa, Felix'in küfür etmesi ile kaşlarını kaldırıp kıkırdamıştı Felix'in benzetmesine. "Yani, öyle de denebilir..." Alfa bir elini sertçe Felix'in kalçasına attı ve utanmadan avuçlayıp sıktıktan sonra sözlerine devam etti. "Minicik delikleriniz penislerimizin çorabı sayılır." Felix, alfanın iğrenç benzetmesiyle onu kendinden uzaklaştırmaya çalıştı.

"Pislik." Alfa duyduğu kelimeyle Felix'in yüzüne yumruk attı ve savrulan çenesini tutup ona bakmasını sağlamıştı. Felix'İn dudağı patlamıştı ve yanağı dişlerine sıkıştığı için kanamıştı. Ağzındaki kanı alfanın yüzüne tükürdüğünde alfa sinirle çakısını çıkartıp Felix'in yanağına bir çizik atmıştı. Ardından Felix'i tutup diğer alfaların içine attı. Alfalar sırıtarak Felix'e yaklaştı ve biri bileklerini birleştirmiş tutarken iki kişi de bacaklarını açtırıp tuttu. 

Felix'in yüzüne çizik atan alfa Felix'in bacakları arasına girdi ve iç çamaşırını çıkarttı. "Sen kaşındın." Felix'in kollarının tutulduğundan dolayı Felix, travmasını hatırlayıp donup kalmıştı. Gözlerinden yaşlar akarken kollarını bırakmasını söyledi başındaki alfaya. 

O sırada Felix'in yüzüne çizik atan alfa ise Felix'in elbisesini sıyırmış gördüğü pembe delikle memnun olmuştu. Felix'i genişletmeden penisini içine sokmaya çalışsa da çabaları boşa çıkmıştı. Penisinin Felix'in deliğine girmediğini fark ettiğinde kaşlarını çattı ve Felix'in yüzüne bir daha yumruk attığında alfalar Felix'i bıraktı. "Hangi pezevenkle mühürlüsün orospu omega?" Omegalar mühürlendiğinde eşi hariç kimseyi kabul etmezlerdi ve bunu da feromon kokularından ayırt ederdi.  

O sırada stres içinde muhafızlarla hazırda bekleyen Hyunjin, eşinin zorlandığını hissettiğinde deliye döndüğünü hissetti. Komut vereceği zaman deltası onu durdurdu. Omegasının şu an idare ettiğini anladığında sıkıntıyla nefesini verdi. "Onun gitmesine izin vermemeliydim..."

Hostile Kingdoms//HyunlixBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin